Türkçe Sözlük Anlamları

adapte (I)
Fransızca adapté
1. sıfat, sıfat Uyarlanmış
"Ahmet Vefik Paşa'nın Zor Nikâh'ı Molière'den adaptedir."
Atasözleri, Deyimler ve Kalıp Sözler (3)
adapte etmekadapte olmakadapte olunmak
adapte etmek (I)
1. uyarlamak
Atasözleri, Deyimler ve Kalıp Sözler (2)
adapte olmakadapte olunmak
edebiyat (I)
Arapça edebiyyāt
1. sıfat, isim Olay, düşünce, duygu ve hayallerin dil aracılığıyla sözlü veya yazılı olarak biçimlendirilmesi sanatı; yazın (II), gökçe yazın
"Edebiyat hocasıyken talebeme bu nesir sanatından bir defa bahsetmiştim." - Falih Rıfkı Atay
2. sıfat Bir bilim kolunun türlü konuları üzerine yazılmış yazı ve eserlerin hepsi; literatür
"Hekimlik edebiyatı."
3. zarf, mecaz İçten olmayan, gereksiz, yapmacık, boş sözler
Atasözleri, Deyimler ve Kalıp Sözler (1)
edebiyat yapmak
Birleşik Kelimeler (13)
edebiyat bilimiedebiyatseveredebiyat tarihikarşılaştırmalı edebiyatmukayeseli edebiyatsözlü edebiyatşifahi edebiyatyazılı edebiyatburjuva edebiyatıçocuk edebiyatıdivan edebiyatıhalk edebiyatızümre edebiyatı
etmekder (I)
1. sıfat, nesnesiz Bir işi yapmak; eylemek
"Şemsi, sıra düştükçe emlak komisyonculuğu ediyordu." - Haldun Taner
2. sıfat "İyi, kötü" zarflarıyla birlikte davranmak
"İyi ettiniz de geldiniz."
3. sıfat, -i Bir zamana erişmek
"Hemşehrileri gelir, kemençe gibi bir çalgıyla sabahı ederlerdi." - Refik Halit Karay
4. sıfat, -i Birini bir şeyden yoksun bırakmak
5. sıfat Eşit değer kazanmak
"İki iki daha dört eder."
6. sıfat Herhangi bir değerde olmak
"Kira dâhil olduğu hâlde aylık masrafımız tam beş lira ediyordu." - Ömer Seyfettin
7. sıfat Kötülükte bulunmak
"Ah, iki bardak süt sen bana neler ettin?" - Sait Faik Abasıyanık
8. sıfat, -e Küçük veya büyük abdestini yapmak
"Çocuk altına etti."
Atasözleri, Deyimler ve Kalıp Sözler (11)
edememekeden bulur, inleyen ölüretme (veya etme yahu)etme eylemeetme, bulursunetmediğini bırakmamak (veya komamak)ettiği hayır, ürküttüğü kurbağaya değmemekettiği yanına (kâr) kalmakettiğini bulmak (veya çekmek)ettiğini yanına bırakmamakettiğiyle kalmak
uyarlamak (I)
1. sıfat, -e Birbirine herhangi bir bakımdan uyar duruma getirmek; intibak ettirmek
2. sıfat Edebî eserleri, sinema, tiyatro, radyo ve televizyonun teknik imkânlarına uygun duruma getirmek; adapte etmek
"Türkiye’de, ataları ilk tiyatrocuların eğilimine uyarak koyu bir melodram bulmuş nereden bulmuşsa onu sinemaya uyarlamış." - Lütfi Ömer Akad
3. sıfat Bir yabancı eseri, kişi ve yer adlarını değiştirerek yerli bir eser durumuna getirmek; adapte etmek
"Öyle ki, Ahmet Vefik Paşa, bunları sanki uyarlamamış, kendi yazmıştır." - Sevim Güray
UYARLAMAK bulmacada nedir?

"UYARLAMAK" bulmacalarda sıklıkla karşılaşabileceğiniz bir bulmaca sorusudur. Kayıtlarımızda cevap olarak kullanabilecek2 kayıt bulunmuştur. Yeni oluşturmaya başladığımız bulmaca arşivine göre "UYARLAMAK" terimi 0 defa bulmacalarda cevap olarak kullanılmıştır. Bu rakamlar sadece belli bir tarihten geçerli olarak tutulmaya başlanmıştır.

Bulmacalarda da karşılaşabileceğiniz "UYARLAMAK" sorusuna cevap olarak "Adapte etmek", "Edebiyat yapıtlarını sinema,televizyon ve radyonun teknik olanaklarına uygun duruma getirmek" yanıtları verilebilir.

Eğer aradığınız cevabı hala bulamadıysanız, yandaki alakalı soruları inceleyebilirsiniz.

IstatistikDeger
Cevap Sayısı2
Bulmacada Çıkma SıklığıBilinmiyor
Kelime Sayısı1
Harf Sayısı9
UYARLAMAK | Bulmaca Sözlüğü