Türkçe Sözlük Anlamları

dikiş (I)
1. sıfat, isim Dikmek işi
"Dikişe, oyaya başladı, hanım hanımcık yaşıyordu, memnundu." - Refik Halit Karay
2. sıfat Dikilen yer
"Astarın dikişi sökülmüş."
3. sıfat Giysi üzerinde gözle görülen dikilmiş iplik yolu
"Ceketin yakasına dikiş yapılacak."
4. sıfat Dikilecek şey
"Yanında demir bir bahçe iskemlesi, üstünde bir dikiş." - Memduh Şevket Esendal
5. sıfat Giysi dikme tarzı
"Başkalarının dikişi görünüşte bizimkinden ayırt edilmez gibidir." - Reşat Nuri Güntekin
Atasözleri, Deyimler ve Kalıp Sözler (3)
dikiş atmakdikiş tutturamamakdikişini almak
Birleşik Kelimeler (12)
dikiş iğnesidikiş makinesidikiş okumasıdikiş payıçift dikişçifte dikiştel dikişbiçki dikiş kursubiçki dikiş yurduözel dikişzikzak dikişibir dikişte
el (I)
1. sıfat, isim Kolun bilekten parmak uçlarına kadar olan, tutmaya ve iş yapmaya yarayan bölümü; dest, pençe
"El var, titrer durur, el var yumuk yumuk / El var pençe olmuş, el var yumruk" - Ziya Osman Saba
"El var, titrer durur, el var yumuk yumuk / El var pençe olmuş, el var yumruk" - Ziya Osman Saba
2. sıfat sahiplik
"Elimdeki bütün parayı bu eve yatırdım."
3. sıfat kez
"İki el silah sesi duyuldu."
4. sıfat İskambil oyunlarında oynama sırası
5. sıfat İskambil oyunlarında her bir tur
"Kış geceleri arkadaşlar arasında bir el poker çevirmek de keyiftir." - Peyami Safa
6. sıfat Bazı nesne ve araçların tutmaya yarayan bölümü
"Kapı eli."
el (II)
7. sıfat, isim yurt
"Çöller, Yemen ellerinden beter imiş." - Aka Gündüz
8. sıfat ahali
9. sıfat oba
"Kalktı göç eyledi Afşar elleri / Ağır ağır giden eller bizimdir" - Dadaloğlu
el (III)
10. sıfat, isim yabancı
"Kâtip benim ben kâtibin, el ne karışır!" - Halk türküsü
Atasözleri, Deyimler ve Kalıp Sözler (209)
... elinden çıkmakel (veya elini) uzatmakel (veya elini) yakmakel almakel atmakel ayak (veya etek) çekmekel ayak çekilmekel açmakel basmakel bağlamakel bebek gül bebekel bende!el değiştirmekel değmemekel dokunulmamakel el ile, değirmen yel ileel el üstünde olur, ev ev üstünde olmazel el üstünde oturmakel elde baş baştael elden kalmaz, dil dilden kalmazel elden üstündür (ta arşa kadar)el eli yıkar, iki el yüzüel ermez, güç yetmezel etek tutmakel etek öpmekel etmekel kadarel kaldırmakel katmakel koymakel ovuşturmakel pençeel pençe divanel pençe divan durmakel sürmemekel sıkmakel sıkışmakel tazelemekel terazi, göz mizanel tutmakel vergisi, gönül sevgisiel vermekel vurmamakel yarası onulur, dil yarası onulmazel yıkamakel çekmekel çektirmekel çırpmakel öpenlerin çok olsun!el öpmekel öpmekle ağız aşınmazel üstünde tutmakelde (veya elinde) olmamakelde avuçta (bir şey) kalmamakelde avuçta (ne varsa)elde etmekelde kalmakelde tutmakeldeki yara, yarasıza duvar deliğielden ayaktan düşmek (veya kesilmek)elden ağza yaşamakelden bırakmamak (veya düşürmemek)elden gel!elden geldiği kadarelden gelmemekelden geçirmekelden gitmekelden kaçmakelden kaçırmakelden ne gelir?elden çıkarmakelden çıkmakele almakele alınmazele alınırele avuca sığmamakele bakmakele gelmekele geçirmekele geçmekele vermekeli (veya elleri) armut devşirmekeli altında olmakeli alışmakeli ayağı (olmak)eli ayağı (veya ayağına) dolaşmakeli ayağı buz kesilmek (veya tutmamak)eli ayağı titremek (veya çözülmek)eli ayağı tutmakeli aza varmamakeli boş dönmek (veya çevrilmek veya geri gelmek)eli boş gelmekeli boş çıkmakeli cebine (veya cüzdanına veya kesesine) gitmemek (veya varmamak)eli değmekeli dursa ayağı durmazeli ekmek tutmakeli eline değmemekeli ermekeli ermez gücü yetmezeli genişlemekeli gitmekeli harama uzanmakeli işe yatmakeli kalem tutmakeli kolu (eli ayağı) bağlı kalmak (veya olmak)eli kolu bağlı durmakeli kurusun!eli kırılmakeli kırılsın!eli olmakeli para görmekeli silah tutmakeli varmamak (veya gitmemek)eli yatmakelimi sallasam ellisi, başımı sallasam tellisielinde ... varelinde avucunda nesi varsaelinde bulunmak (veya olmak)elinde büyümekelinde kalmakelinde olmakelinde patlamakelinde tutmakelindenelinden (bir şey) düşmemekelinden (bir şeyi) düşürmemekelinden almakelinden bir iş (veya şey) gelmemekelinden bir kaza (veya sakatlık) çıkmakelinden geleni ardına (veya arkasına) koymamakelinden geleni yapmakelinden gelmekelinden hiçbir şey kurtulmamakelinden iyi iş gelmekelinden iş çıkmamakelinden kan çıkmakelinden kurtulmakelinden tutmakeline (veya elinize veya ellerinize) sağlıkeline almakeline ayağına kapanmak (veya sarılmak veya düşmek)eline ayağına üşenmemekeline bakmakeline doğmakeline düşmekeline erkek eli değmemiş olmakeline eteğine doğrueline eteğine sarılmakeline fırsat geçmekeline geçmekeline kalmakeline su dökemezeline tutuşturmakeline yüzüne bulaştırmakelini arı kovanına sokmakelini ayağını (veya eteğini) kesmek (veya çekmek)elini ayağını öpeyimelini belli etmek (veya göstermek)elini kana bulamak (veya bulaştırmak)elini kolunu bağlamakelini kolunu sallaya sallaya gelmekelini kolunu sallaya sallaya gezmekelini kulağına atmakelini oynatmakelini sallasa ellisi (başını sallasa tellisi)elini sürmemekelini sıcak sudan soğuk suya sokmamakelini taşın altına koymak (veya sokmak)elini veren kolunu alamazelini vicdanına koymakelini çabuk tutmakelinin altında (olmak)elinin hamuruyla erkek işine karışmakelinin tersiyle itmekelinin tersiyle çarpmakelinle ver, ayağınla araeliyle koymuş gibielle tutulacak tarafı (veya yanı) kalmamakelle tutulurelle tutulur gözle görülür (veya dille anlatılır)elle tutulur tarafı olmamakeller yukarı!ellerde gezmekelleri (veya ellerin) dert görmesinellerim yanıma gelsinel mi yaman bey mi yaman? el yaman!elde bulunan beyde bulunmazel arı düşman gayretiel ağzına bakan, karısını tez boşarel beğenmezse yer beğensinel elin aynasıdırel elin eşeğini türkü çağırarak ararel elin nesine, gülerek gider yasınael eliyle yılan tutulurel ile gelen düğün bayramel iyisi olmakel için ağlayan gözden olurel için kuyu kazan, evvela kendisi düşerel için yanma nâra, yak çubuğunu bak keyfineel kazanıyla aş kaynamazel kazanıyla aş kaynatmakel yumruğu yemeyen kendi yumruğunu değirmen taşı sanırelden gelen öğün olmaz, o da vaktinde bulunmazelden vefa, zehirden şifaele güne karşıele verir talkını (veya telkini), kendi yutar salkımıelin ağzı torba değil ki büzesin
Birleşik Kelimeler (111)
el ağırlığıel alışkanlığıel altındael altındanel arabasıel ayasıel aynasıel becerisiel beziel birliğiel bombasıel çabukluğuel çantasıel çıpıel değirmeniel duşuel eleel emeğielenseel erimiel erkielezerel falıel feneriel freniel hareketiel havlusuel ilanıel işçiliğiel işiel kantarıel keseriel kılavuzuel kiriel kitabıel kürküel notuel oltasıelöpenel sabunuel sanatlarıel sözlüğüel şakasıel tasıel telefonuel telsiziel topuel ulağıel uzluğuel yatkınlığıel yazısıel yazmasıel yordamıelde birelden eleeli açıkeli ağıreli ayağı düzgüneli bayraklıelibelindeeli belindeeli boleli boşeliböğründeeli böğründeeli çabukeli dareli genişeli hafifeli koynundaeli kulağındaeli mahkûmeli maşalıelimsendeeli nimetlieli selekeli sıkıeli sopalıeli şakağındaeli yatkıneli uzeli uzuneli yatkıneli yordamlıeli yüreğindeeli yüzü düzgüneli yüzü temizeli zayıfeline ağıreline ayağına çabukeline çabukelinin körüazelfatmaanaelihavvaanaelimercananaelimeryemanaeliElbasan tavasıel erkiyad elgurbet eliTürk eliyad ellerel adamıel âlemel kapısıelkızıeloğluelin adamıelin oğluyedi kat el
ince (I)
1. sıfat, sıfat Kendi cinsinden olanlara göre dar ve kalınlığı az olan; cılız, narin, kalın karşıtı
"İnce minare. İnce değnek. İnce kitap."
2. sıfat zayıf
"Sarışın, kuru, ince bir kadındı." - Yahya Kemal Beyatlı
3. sıfat Taneleri ufak, iri karşıtı
"İnce un. İnce kum."
4. sıfat Aşırı özen gerektiren, kaba karşıtı
"İnce nakış."
5. sıfat ayrıntılı
"Bugün temizlikçi geliyor. Şöyle ince bir temizliğe..." - Tomris Uyar
6. sıfat Akışkanlığı çok olan, yoğun ve koyu olmayan (sıvılar)
7. sıfat Tiz (ses), kalın karşıtı
"İnce bir çocuk sesinin hırçınlaştığı, ağladığı işitildi." - Reşat Nuri Güntekin
8. sıfat Hafif, gücü az
"Hiçbir hareket bu gülüş kadar belirsiz ve ince değildir." - Sait Faik Abasıyanık
9. zarf, mecaz İyiden iyiye, enikonu, ayrıntılı
"Aletler, uzun denemelerin, ince hesapların, birbirini tamamlayan bilgi ve diğer aletlerin mahsulüdür." - Mehmet Kaplan
10. zarf, mecaz Düşünce, duygu veya davranış bakımından insanın sevgi ve saygısını kazanan, zarif, kaba karşıtı
"Bu gülümseyişte, herkesin hemen seçemeyeceği bir ince alay gizli." - Adalet Ağaoğlu
Atasözleri, Deyimler ve Kalıp Sözler (2)
ince düşünmekince eleyip (veya eğirip) sık dokumak
Birleşik Kelimeler (20)
ince ağrıince ayrımince bağırsakince donanmaince düşünceliince gül yağıince hastalıkincekaraince işince karın ağrısıince kesimince sazince sesince sıvaince tutkalince ünlüince yağince yapılıince zarinceden inceye
SÜZMEZÜR bulmacada nedir?

"SÜZMEZÜR" bulmacalarda sıklıkla karşılaşabileceğiniz bir bulmaca sorusudur. Kayıtlarımızda cevap olarak kullanabilecek1kayıt bulunmuştur. Yeni oluşturmaya başladığımız bulmaca arşivine göre "SÜZMEZÜR" terimi 0 defa bulmacalarda cevap olarak kullanılmıştır. Bu rakamlar sadece belli bir tarihten geçerli olarak tutulmaya başlanmıştır.

Bulmacalarda da karşılaşabileceğiniz "SÜZMEZÜR" sorusuna cevap olarak "İnce Dikiş, El İşçiliği" yanıtları verilebilir.

Eğer aradığınız cevabı hala bulamadıysanız, yandaki alakalı soruları inceleyebilirsiniz.

IstatistikDeger
Cevap Sayısı1
Bulmacada Çıkma SıklığıBilinmiyor
Kelime Sayısı1
Harf Sayısı8
SÜZMEZÜR | Bulmaca Sözlüğü