Türkçe Sözlük Anlamları

akıllı (I)
1. sıfat, sıfat Doğruyu yanlıştan, iyiyi kötüden ayırt edebilecek durumda olan, edindiği deneyimlerden ders alarak, gerçeği iyi görerek olması gerektiği gibi doğru ve tedbirli hareket edebilen; akil
"İkisi de zeki adamdı, akıllı adamdı, yapıcı adamdı." - Yusuf Ziya Ortaç
2. sıfat, ünlem Karşısındakini küçümseme amacıyla söylenen bir söz
3. zarf, alay yollu Uyanık geçinen
"Akıllıya bak, bu işten kendisine bir pay çıkarmak istiyor."
Atasözleri, Deyimler ve Kalıp Sözler (5)
akıllı düşününceye kadar deli çocuğunu (veya oğlunu) everirakıllı geçinmekakıllı köprü arayıncaya dek deli suyu geçerakıllı olmakakıllım
Birleşik Kelimeler (9)
akıllı başlıakıllı telefonakıllı televizyonakıllı usluadamakıllıhoroz akıllısivri akıllıuslu akıllıyarım akıllı
bileşikği (I)
1. sıfat, sıfat Birleşerek oluşmuş, basit olmayan; mürekkep (I)
2. isim, kimya Kimyasal tepkimeler sonucu iki veya daha çok elementten oluşan ve bunlardan bağımsız fiziksel, kimyasal nitelikler gösteren (madde); mürekkep (I)
"Su, bileşik bir maddedir."
3. sıfat, isim Ses ve görüntünün birlikte yer aldığı film parçası
Birleşik Kelimeler (4)
bileşik faizbileşik kapbileşik kesirbileşik önerme
öge (I)
1. sıfat, isim Bir bütünü oluşturan, bütünden ayrıştırıldığında da kendi başına anlam taşıyan parça; unsur, uzuv, eleman
2. sıfat Başka şeylerin kendisinden türediği ilk madde; ilke, unsur
3. sıfat Gerekçe, araç
"O savaşı başarıya ulaştıran en kuvvetli öge, ne yabancıdan gördüğümüz yardım ne de bugünkü özel girişimcilerin gayretleridir." - Necati Cumalı
4. isim, kimya Birleşik bir şeyi oluşturan basit şeylerden her biri; unsur, eleman
5. isim, dil bilgisi Bir cümleyi oluşturan özne, yüklem, tümleç vb. birimlerden her biri
6. isim, toplum bilimi Bir sınıf veya bir topluluğun bireylerinden her biri
Birleşik Kelimeler (2)
inorganik ögeorganik öge
unsur (I)
Arapça ʿunṣur
1. sıfat, isim öge
"Hiçbir millet, milletimizden daha çok yabancı unsurların inanç ve âdetlerine riayet etmemiştir." - Atatürk
yaşlı (I)
1. sıfat, sıfat Yaşı ilerlemiş, kocamış (kimse); ak saçlı, ihtiyar (I), kart (I), koca (II)
2. sıfat Uzun yılları geride bırakmış
"Yaşlı ağaç"
yaşlı (II)
3. sıfat, sıfat Yaşla dolmuş (göz)
"Hıçkırarak yaşlı gözlerini kaldırdı." - Ömer Seyfettin
Birleşik Kelimeler (3)
yaşlı başlıyaşlılar yurduorta yaşlı
yaslı (I)
1. sıfat, sıfat Yas tutan (kimse); matemli
"Yaşlı ve yaslı kadını, bitik bir hâlde kulübenin köşesinde biraz kımıldanarak buyur etti." - Halikarnas Balıkçısı
ÖGE bulmacada nedir?

"ÖGE" bulmacalarda sıklıkla karşılaşabileceğiniz bir bulmaca sorusudur. Kayıtlarımızda cevap olarak kullanabilecek6 kayıt bulunmuştur. Yeni oluşturmaya başladığımız bulmaca arşivine göre "ÖGE" terimi 0 defa bulmacalarda cevap olarak kullanılmıştır. Bu rakamlar sadece belli bir tarihten geçerli olarak tutulmaya başlanmıştır.

Bulmacalarda da karşılaşabileceğiniz "ÖGE" sorusuna cevap olarak "Çok akıllı, yaşlı kimse", "Bileşik bir şeyi oluşturan yalınç şeylerden her biri", "Bileşik", "Çok ağrılı ölümcül bir hastalığın acılarına ağrısız bir biçimde son vermek", "Eleman, unsur", "Unsur" yanıtları verilebilir.

Eğer aradığınız cevabı hala bulamadıysanız, yandaki alakalı soruları inceleyebilirsiniz.

IstatistikDeger
Cevap Sayısı6
Bulmacada Çıkma SıklığıBilinmiyor
Kelime Sayısı1
Harf Sayısı3
ÖGE | Bulmaca Sözlüğü