Türkçe Sözlük Anlamları

acı (I)
1. sıfat, isim Bazı maddelerin dilde bıraktığı yakıcı duyu, tatlı karşıtı
"Acıyı sever."
2. sıfat, sıfat Tadı bu nitelikte olan; biberli
"Acı kahvesini yudumluyordu." - Tarık Buğra
3. sıfat Bir dış etkenin vücudun herhangi bir yerinde meydana getirdiği ezilme, yırtılma, sıkıştırılma vb. sebeplerle meydana gelen rahatsızlık hissi
"Omuzlarına kadar vücudun derisini haşlayan bayıltıcı yanma acısı ve dehşeti çok sürmedi." - Peyami Safa
4. zarf, mecaz Ölüm, yangın, deprem vb. olayların yarattığı üzüntü; yara
"İnsan, ölümün acısını en çok günün iki uzak saatinde hissetmektedir." - Yusuf Ziya Ortaç
5. sıfat, sıfat Çarpıcı, göz alıcı (renk)
6. sıfat, sıfat Keskin, şiddetli olan
"Acı poyraz kuvvetle esiyordu." - Orhan Kemal
"Acı poyraz kuvvetle esiyordu." - Orhan Kemal
7. sıfat, sıfat Kırıcı, üzücü, incitici, dokunaklı, kötü olan
"Yirmi yaşına girdiğim bugün feci hakikati duymak ne acı!" - Ömer Seyfettin
"Yirmi yaşına girdiğim bugün feci hakikati duymak ne acı!" - Ömer Seyfettin
Atasözleri, Deyimler ve Kalıp Sözler (17)
acı (veya acılar) görmekacı acıyı keser, su sancıyıacı gelmekacı kılmakacı patlıcanı kırağı çalmazacı söylemekacı vermekacı çekmek (veya duymak)acısı içine (veya yüreğine) çökmek (veya işlemek)acısı ortaya çıkmakacısı çıkmakacısına dayanamamakacısını almakacısını bağrına (veya içine) basmak (veya gömmek)acısını görmekacısını çekmekacısını çıkarmak
Birleşik Kelimeler (41)
acı acıacı ağaçacı bademacı baklaacı balacı balıkacı cevizacı çiğdemacı çürüklükacı dülekacı elmaacı frenacı gerçekacı haberacı hıyaracıkaraacı karpuzacı kavakacı kavunacı kökacı kuvvetacı marulacı meyanacı otacı pelinacı sakızacı sözacı suacı tatlıacı yavşanacı yeşilacı yoncacan acısıciğer acısıevlat acısıiç acısıiçler acısıkalp acısıkuyruk acısıyürek acısıyürekler acısı
açı (I)
1. sıfat, isim Birbirini kesen iki yüzey veya aynı noktadan çıkan iki yarım doğrunun oluşturduğu geometrik biçim; zaviye
"Valla hocam, matematik beni sarmıyor ama açı problemleri ile havuz problemleri benden kaçmaz!" - Mehmet Hakan Alşan
"Valla hocam, matematik beni sarmıyor ama açı problemleri ile havuz problemleri benden kaçmaz!" - Mehmet Hakan Alşan
2. zarf, mecaz Görüş, bakım, yön, anlayış biçimi
"Her oyunda, ele aldığım konu için yeni bir şekil, dramatik açıdan ve sahneleme açısından yeni bir üslup bulmaya çalışıyorum." - Nâzım Hikmet
Birleşik Kelimeler (31)
açı ayraçaçıortayaçıölçeraçı ölçümaçı parantezalt açıbütünler açıçevre açıdar açıdış açıdış ters açıdik açıdoğru açıgeniş açıiç ters açıkarşı açıkomşu açımerkez açıölü açısınır açıtam açıters açıtümler açıüst açıyöndeş açılarbakış açısıgol açısıgörme açısıgörüş açısısaat açısıtepe açısı
(I)
1. sıfat, isim Bir sonuç elde etmek, herhangi bir şey ortaya koymak için güç harcayarak yapılan etkinlik, çalışma
"Bu iş bittikten sonra hocanın çehresi ve sesi gene bir anda tatlılaştı, şoföre ‘çek evladım’ dedi." - Reşat Nuri Güntekin
2. sıfat Bir değer yaratan emek
3. sıfat Birinden istenen hizmet veya birine verilen görev
"Şimdi Mısır'a memuru olduğum bankanın bir işi için geldim." - Ömer Seyfettin
4. sıfat Sanayi, ticaret, tarım, maliye vb. alanlara ilişkin ekonomik etkinliklerin bütünü
"İşler durgun."
5. sıfat Kamu yararına yapılan işler
"Güvenlik işleri."
6. sıfat Herhangi bir yere düzen verici, günlük yaşayışı sağlayıcı her türlü çalışma
"Bu evin işi çok."
7. sıfat Geçim sağlamak için herhangi bir alanda yapılan çalışma, meslek
"Sonunda bir iş buldum." - Sait Faik Abasıyanık
8. sıfat Ticari anlaşma
9. sıfat Herhangi bir maksatla kurulan düzen
"İşlerini bırakmışlar, dükkânlarını kapamışlar, akın akın şehri terk edip gidiyorlardı." - Yakup Kadri Karaosmanoğlu
10. sıfat Bazı deyimlerde "yarar, çıkar" anlamında kullanılan bir söz
"O, işini bilir. Bu, benim işime gelmez."
11. sıfat Yapılan şey, davranış
"Yoksullara yardım etmekle çok iyi bir iş yaptım."
12. sıfat Nakış, örgü, makrome gibi elde yapılan şey
"Komşu kadın elindeki işini dizine bırakıp geline döndü." - Memduh Şevket Esendal
13. sıfat Emek, işçilik, ustalık
"Bu örtü, işi ağır bir örtüdür."
14. sıfat Bir kimsenin uğraştığı, yerine getirmeye çalıştığı şey
"İşimi görmediler."
15. sıfat Bir kimseye özgü olan görüş, anlayış
"Bu, bir zevk işidir."
16. sıfat Başarılı çalışma yapma yeteneği
"Demek bende daha iş varmış ki ilin öğretmeni seçtiler." - Muzaffer İzgü
17. sıfat Üzerinde çalışılan veya bir çalışma sonucunda ortaya çıkan şey
"Rafta Mardin işi bakır tencereler sıralanmıştı."
18. sıfat, sıfat -e bağlı olan, … ile ilgili olan
"Bu para işidir, paran varsa en iyisini yaparsın. "
19. zarf, mecaz Bir sonuca bağlanması, çözülmesi gerekli sorun
"Etrafın gülüşmeleri arasında iş anlaşıldı." - Hüseyin Cahit Yalçın
20. zarf, mecaz Gizli neden veya maksat
"Çoktandır köylünün şurada burada yayıp gezeceği ehemmiyetli bir iş, bir keramet gösterememişti." - Refik Halit Karay
21. isim, fizik Bir kuvvetin uygulanma noktasını hareket ettirirken harcadığı güç
"Erg, jul, kilogrammetre, vatsaat, kilovatsaat iş ve enerji birimleridir."
Atasözleri, Deyimler ve Kalıp Sözler (123)
iş (birinde) bitmekiş (birinden) bitmekiş (birine) kalmakiş (veya işler) becermekiş almakiş amana binince kavga uzamaziş anlatılıncaya kadar baş elden gideriş ayağa düşmekiş açmakiş başa düşmekiş bilenin, kılıç kuşananıniş bilmekiş bitirmekiş bırakmakiş dayıya düştüiş değiliş düşmemekiş edinmekiş etmekiş görmekiş göstermekiş inada binmekiş insanın aynasıdıriş işlemekiş işten geçmekiş karıştırmakiş kiiş mi?iş olaiş olacağına varıriş olsun diyeiş sarpa sarmakiş tutmakiş vermekiş yapmakiş yokiş çatallanmakiş çevirmekiş çıkarmakiş çığırından çıkmakiş şirazesinden çıkmakişe almakişe bak!işe girişmek (veya koyulmak)işe girmekişe karışmakişe koşmakişe sarılmakişe yaramakişi (bir şeye) vurmakişi ...-e dökmekişi ...-e vurmakişi Allah'a kalmakişi ahbaplığa dökmekişi aksi gitmekişi anlamakişi azıtmakişi başından aşmak (veya aşkın olmak)işi bitmekişi bozmakişi bozulmakişi ciddiye almakişi düşmekişi ileri götürmekişi iş olmakişi iş, kaşığı gümüşişi kotarmakişi ne?işi olmakişi pişirmekişi rast gitmekişi resmiyete dökmekişi savsaklamakişi sağlama almakişi tatlıya bağlamakişi temizlemekişi uzatmakişi yokuşa sürmek (veya koşmak)işi yoluna koymakişi yolunda (veya tıkırında) gitmek (veya olmak)işi çiş etmekişi çıkmakişi üç nalla bir ata kaldıişi şakaya dökmekişin alayında olmakişin başıişin doğrusuişin fenasıişin garibiişin içinde iş varişin içinden çıkamamakişin içinden çıkmak (veya sıyrılmak)işin içyüzünü bilmekişin kolayına kaçmakişin kurduişin kurdu olmakişin kötüsüişin mi yokişin ortasını bulmakişin rengi değişmekişin tuhafıişin ucu birine dokunmakişin yoksa şahit ol, paran çoksa kefil olişin üstesinden gelmekişinden olmakişine bak!işine gelmekişine göreişine hor bakan boynuna torba takarişine koyulmakişini bilmekişini bitirmekişini görmekişini kış tut da yaz çıkarsa bahtınaişini uydurmakişini yoluna koymakişinin adamıişler arapsaçına dönmekişler açılmakişler becermekişten (bile) değilişten el çektirmekişten güçten vakit bulamamak
Birleşik Kelimeler (70)
iş adamıiş akdiiş alanıişbaşıiş bırakımıiş bıraktırımıiş bilimiiş birliğiiş bölümüiş donuiş eriiş gezisiişgüderiş gücüiş güçiş güçlüğüiş günüiş hacmiiş hanıiş hayatıiş kadınıiş kazasıiş koluiş merkeziiş önlüğüiş saatiişseveriş seyahatiiş sözleşmesiişvereniş yeriişe uygunişi dumanişi tıkırındaağır işbeyaz işbulaşık işçürük işgötürü işince işkârlı işAcem işiAntep işiantika işiayak işiçocuk işiel işierkek işiev işihamur işihesap işikalem işikavaf işimancınık işiMaraş işiorak işiorta işipanç işisıra işişıpın işitarak işiusta işidış işleridiyanet işleriiç işleriöğrenci işleriözlük işlerisu altı işleriyazı işlerizat işleri
is (I)
1. sıfat, isim Dumanın değdiği yerde bıraktığı kara leke
"Uzandı, is çıkarmaya başlayan fitili kesti." - Memduh Şevket Esendal
2. sıfat Yakıtın tam yanmamasından oluşan, dumanla yükselen kömürleşmiş tanecikler
3. sıfat sürme (II)
Atasözleri, Deyimler ve Kalıp Sözler (2)
ise tutmakisin yanına varan is, misin yanına varan mis kokar
karınca (I)
1. sıfat, isim Zar kanatlılardan, toplu olarak yaşayan, yuvaları toprağın altında olan ve birçok türü bulunan böceklerin genel adı (Formica)
2. sıfat Madenlerde, döküm sırasında arada hava kalmasından veya pastan ileri gelen ufak boşluk
Atasözleri, Deyimler ve Kalıp Sözler (3)
karıncadan ibret al, yazdan kışı karşılarkarıncanın zevali gelince kanatlanırkarıncayı bile ezmemek (veya incitmemek)
Birleşik Kelimeler (13)
karınca asidikarınca bellikarınca duasıkarıncaezmezkarıncaincitmezkarınca sabrıkarıncaseverkarıncayiyenkarınca yuvasıakkarıncaatlı karıncaatom karıncabal karıncası
üzüntü (I)
1. sıfat, isim Olması istenilmeyen olaylardan doğan ruh tedirginliği; burkuntu, üzünç, dert, eza, meyusiyet, teessür
"Beni sevmiyor, yeniden zihnimi kurcalamak, sinirlerimi üzüntü içinde bırakmak istiyor." - Etem İzzet Benice
Atasözleri, Deyimler ve Kalıp Sözler (1)
üzüntü vermek
MUR bulmacada nedir?

"MUR" bulmacalarda sıklıkla karşılaşabileceğiniz bir bulmaca sorusudur. Kayıtlarımızda cevap olarak kullanabilecek6 kayıt bulunmuştur. Yeni oluşturmaya başladığımız bulmaca arşivine göre "MUR" terimi 0 defa bulmacalarda cevap olarak kullanılmıştır. Bu rakamlar sadece belli bir tarihten geçerli olarak tutulmaya başlanmıştır.

Bulmacalarda da karşılaşabileceğiniz "MUR" sorusuna cevap olarak "İs", "Acı, üzüntü", "Karınca", "Kömür isi", "Eski dilde karınca", "İlaç ve parfüm olarak kullanılan değerli ve hoş kokulu bir yağ" yanıtları verilebilir.

Eğer aradığınız cevabı hala bulamadıysanız, yandaki alakalı soruları inceleyebilirsiniz.

IstatistikDeger
Cevap Sayısı6
Bulmacada Çıkma SıklığıBilinmiyor
Kelime Sayısı1
Harf Sayısı3
MUR | Bulmaca Sözlüğü