1. sıfat, nesnesiz Kesme işi yapılmak; katolunmak
2. sıfat Bitkin duruma gelmek, gücü, takati kalmamak, çok yorulmak"Sonunda elleri, ayakları yorgunluktan kesilerek uzanıyorlardı yattıkları hasırlara." - Necati Cumalı
3. sıfat Gibi olmak, benzemek, dönmek"Senelerden beri hizmetçinin, sütninenin türlü çeşidi ile uğraşa uğraşa insan sarrafı kesilmiş." - Reşat Nuri Güntekin
4. sıfat Süt, ayran vb. bozulmak, ekşimek
5. sıfat Sona ermek"Tam umudumuz kesilecek gibi olup da epey üzüldükten sonra kapı tokmağı tak ederdi." - Hüseyin Rahmi Gürpınar
7. sıfat Akım gelmez olmak"Dışarıdan biri mi geldi de onları söndürdü yoksa şehir cereyanı mı kesilmiş?" - Reşat Nuri Güntekin
8. sıfat Kendinden önceki kelimeyi "olmak" anlamıyla pekiştiren bir fiil"Acele yürümeden nefesi tıkanmış ve heyecandan yüzü kıpkırmızı kesilmiş bir hâlde ihtiyarın yanına girdi." - Yakup Kadri Karaosmanoğlu
9. sıfat Son veya aralık verilmek"Okulda cumartesi günleri dersler saat kaçta kesiliyor?" - Ayla Kutlu
10. sıfat Kendini herhangi bir şey gibi göstermek"Üçüncü gün sabahı, o bir kuzu oldu, ben bir iradeli aslan kesildim." - Aka Gündüz
11. sıfat Tutulmak, kapatılmak
12. sıfat makaslanmak
13. sıfat durmak"Muazzez cevap vermedi ve münakaşa kesildi." - Peyami Safa
14. sıfat, -den Yoksun kalmak"Çocuk yiyip içmeden kesildi." - Reşat Nuri Güntekin
15. sıfat Sünnet olmak"Galip Baba, çeker gider diye çocuk kesilinceye dek böyle yapmayı uygun görmüştü." - Muzaffer İzgü
16. zarf, argo Çok beğenmek, çok hoşlanmak