Türkçe Sözlük Anlamları

kaide (I)
Arapça ḳāʿide
1. sıfat, isim kural
"Onları sıkmamak için bahçeyi terk etmek zarafetin en sade kaidelerindendi." - Halit Ziya Uşaklıgil
2. sıfat Bir şeyin yere dayanan bölümü veya bir şeyin üzerine oturtulduğu nesne; ayaklık, duraç, taban (I), tabanlık
"... güneşten yanmamış tarafı fildişi bir sütunun kaidesine benziyor." - Halide Edip Adıvar
3. zarf, argo kalça
Birleşik Kelimeler (2)
ahenk kaidesiparalel kaidesi
kural (I)
1. sıfat, isim Bir sanata, bir bilime, bir düşünce ve davranış sistemine temel olan, yön veren ilke; kaide, nizam, usul (II)
"Dil bilgisi kuralları."
2. sıfat Davranışlarımıza yön veren, uyulması gereken ilke; kaide
"O, yirmi beş yaşına kadar umumi kurallara, yargılara sığmayan bir hayat yaşamıştır." - Halide Edip Adıvar
Birleşik Kelimeler (6)
kural dışıkurala aykırıüç birlik kuralıangajman kurallarıgörgü kurallarıyazım kuralları
taban (I)
1. sıfat, isim Ayağın alt yüzü; aya
2. sıfat Üstü kapalı bir yerin gezinilen, ayakla basılan yüzü; zemin, tavan karşıtı
3. sıfat Ayakkabının alt bölümü
4. sıfat kaide
5. sıfat Bir şeyin en alt bölümü; dip
6. sıfat Değerlendirmede en alt derece
7. sıfat Bir toplumu, bir kuruluşu oluşturan, yönetime katılmadan etkili olan kitle
"Partinin tabanının istekleri doğrultusunda..."
8. sıfat temel
9. isim, coğrafya Denizin, gölün veya akarsuyun zemini
10. isim, denizcilik Dikey duran direk, çubuk, seren vb.nin alt bölümü
11. isim, matematik Bir cismin veya bir biçimin yüksekliğini ölçmek için aşağıdan yukarıya doğru başlama noktası olarak alınan yüzey veya çizgi
"Piramidin tabanı. Üçgenin tabanı."
12. isim, matematik Üslü sayılarda kuvveti alınan sayı: 53 anlatımında 3 rakamı üstür, 5 ise tabandır
13. isim, dil bilimi Çekim eki almamış kelime kök veya gövdesi: göz, al-mak; burun, gözlükçü, kavur-mak vb
14. zarf, ağızlardan Tarlanın düz ve verimli kesimi
15. zarf, eskimiş Kılıç vb. yapımında kullanılan iyi cins demir
taban (II)
Arapça ṭabʿan
16. sıfat, zarf Huy bakımından
17. sıfat yaradılıştan
"Halkımız taban devletçidir ki her türlü ihtiyacı devletten talep etmek için kendisinde bir hak görüyor." - Orhan Türkdoğan
Atasözleri, Deyimler ve Kalıp Sözler (10)
taban tabana zıt (olmak)taban tepmek (veya patlatmak)taban yapmaktaban çıkmak (veya girmek veya koymak)tabana kuvvettabana kuvvet kaçmaktabanları kaldırmaktabanları patlamaktabanları yağlamaktabanı yanmış it gibi
Birleşik Kelimeler (16)
taban basmataban düzeyitaban fiyatıtaban halısıtaban lağımıtabanvaytabanı yanıktabanı yarıkbaştabançalatabandaltabandüztabankaratabanayak tabanıdevetabanıveri tabanı

Osmanlıca Sözlük Anlamları

kaide(kâide)
Arapça: قاعده
1. 1.1. Esas. Temel. Düstur. Nizam. Yol. Ayaklık.
1.2. Dip taraf.
1.3. Bir şeyin meydana gelmesine şart ve düstur olan husus.
1.4. Bir ilim ve fennin düsturlarından her biri.
1.5. Fık: Hayızdan ve çocuktan kesilmiş kadın.
2. 2.1. Esas, temel.
2.2. Usul, nizam, kural.
2.3. Taban.
2.4. Ayaklık.
2.5. Yaprakların köke birleştiği yer.
3. Düstur, prensip, kural.
4. Esas.
5. 5.1. Kural.
5.2. Temel, esas.
(Arapça)
6. Kural.
taban(tabân, tâbân)
Arapça: تابان
1. 1.1. Işıklı. Parlak.
1.2. Parlayan güneş.
(Farsça)
2. Yaradılıştan, yaradılış bakımından.
3. Işıklı.
4. Parlak, aydınlık.(Farsça)
tab'an
Arapça: طبعا
5. Yaratılıştan. Doğuştan. Huy ve tabiat itibariyle.
6. Doğal olarak, tabiatıyla.(Arapça)
KAİDE bulmacada nedir?

"KAİDE" bulmacalarda sıklıkla karşılaşabileceğiniz bir bulmaca sorusudur. Kayıtlarımızda cevap olarak kullanabilecek4kayıt bulunmuştur. Yeni oluşturmaya başladığımız bulmaca arşivine göre "KAİDE" terimi 0 defa bulmacalarda cevap olarak kullanılmıştır. Bu rakamlar sadece belli bir tarihten geçerli olarak tutulmaya başlanmıştır.

Bulmacalarda da karşılaşabileceğiniz "KAİDE" sorusuna cevap olarak "Taban", "Kural", "Bir anıt veya heykelin üzerinde oturduğu yüksekçe taban", "Taban, ayaklık" yanıtları verilebilir.

Eğer aradığınız cevabı hala bulamadıysanız, yandaki alakalı soruları inceleyebilirsiniz.

IstatistikDeger
Cevap Sayısı4
Bulmacada Çıkma SıklığıBilinmiyor
Kelime Sayısı1
Harf Sayısı5