Türkçe Sözlük Anlamları

ivaz (I)
Arapça ʿivaż
1. sıfat, isim ödün
2. isim, hukuk edim
3. isim karşılık
"Bugün canım yolda koyam, yarın ivazın veresin." - Yunus Emre
karşı (I)
1. sıfat, isim Bir şeyin, bir yerin, bir kimsenin esas tutulan yüzünün ilerisi; ön
"Karşımdaki kitap rafında eserlerim sırayla duruyor." - Halide Edip Adıvar
2. sıfat Yol, deniz, ırmak vb.nin öbür kıyısı veya yanı; yamaç
"Karşıki kıyıda yün denkleri çıkaran gemiye haykırdık, işaretler ettik." - Refik Halit Karay
3. sıfat Bir şeyin esas tutulan yüzünün baktığı yer; ön
"İkisi birden müdürün karşısına çıkarlar." - Yusuf Ziya Ortaç
4. sıfat, sıfat Bulunan yere göre önde, ileride olan
"Karşı evin kızları. Karşı mahalle."
5. sıfat, sıfat Ayrı şeyleri temsil edenlerin her birine göre diğeri; alternatif
"İlkin bütün bunların bir emperyalizm numarası olduğunu söyleyerek kesin bir karşı tavır koydu." - Murathan Mungan
6. sıfat, edat ... için
"Şair Nabi’nin dünya görüşünde komşulara karşı iyi niyet beslemek, onlara kem gözle bakmamak… önemli yer tutar." - Nurullah Aydeniz
7. sıfat, edat … yaklaşırken, -e doğru
"Yaptığı, düşündüğü her şey sabaha karşı çalan telefonun, beyninde sürekli çınlayan tiz ve madenî sesinin üzerine düşüyor." - Oya Baydar
8. sıfat, edat Yüzünü bir şeye veya bir yere doğru çevirerek, yönelmiş olarak
"Bahçeye karşı oturmak."
9. sıfat, edat Karşılık olarak; mukabil
"İyiliğe karşı iyilik adalettir. İyiliğe karşı kötülük cinayettir." - Ali Fuat Başgil
10. sıfat, edat “Katında, yanında, nezdinde” anlamlarında eş görevli kelimelerden sonra kullanılan bir söz
"Ele, âleme ve eşe dosta karşı güçlü görünmek gerek." - Bekir Tünay
11. sıfat, zarf Tedbir olarak
"Zeytin ağaçlarını diğer meyveli ağaçlar gibi kurda kuşa, böceğe sineğe karşı ilaçlamak da gerekmez." - Tarık Uslu
12. sıfat, zarf Aykırı olarak, aykırı düşecek biçimde
"Su yavaş akarken akıntıya karşı yüzebildim, ancak yamaçtaki hızlı akıntıya karşı yüzmeye çalışmam boşa çabaydı." - Yılmaz Gürbüz
Atasözleri, Deyimler ve Kalıp Sözler (8)
karşı durmakkarşı gelmekkarşı koymakkarşı olmakkarşı çıkmakkarşısına almakkarşısına dikilmekkarşısına geçmek
Birleşik Kelimeler (16)
karşı açıkarşı akınkarşı atakkarşı çıkıcıkarşı devrimkarşı düşüncekarşı düşürümkarşı gelimkarşı görüşkarşı karşıyakarşı olumkarşı oykarşı savkapı karşı komşukarşıdan karşıyasabaha karşı
karşılıkğı (I)
1. sıfat, isim Bir davranışın karşı tarafta uyandırdığı, gerektirdiği başka davranış; mukabele, ivaz
"Haykırışlarına etraftan karşılık gelmiyordu." - Hüseyin Rahmi Gürpınar
2. sıfat Bir dildeki bir sözü başka bir dilde aynı anlamda karşılayan söz
"Sonra temaşa kelimesi doğrudan doğruya tiyatro kelimesinin karşılığı olarak kullanılmıştır." - Ahmet Kutsi Tecer
3. sıfat Verilen cevap
4. sıfat Bir şey alınırken karşı tarafa verilen başka şey
"Bir buçuk aylığının karşılığı olan üç yüz lira hatırı sayılır bir para idi." - Refik Halit Karay
5. sıfat Bir iş için ayrılmış para
6. sıfat, edat Karşılaştırma, oran ve benzetme bildiren bir söz
"Buna karşılık köy halkı, üyelerinden birinin davranışı hakkındaki görüşlerini ve yargılarını açıkça dile getirebilirdi." - Engin Geçtan
Atasözleri, Deyimler ve Kalıp Sözler (2)
karşılık vermekkarşılıkta bulunmak
ödün (I)
1. sıfat, isim Uzlaşmaya varabilmek için hak, istek veya savlarının bir bölümünden, karşı taraf yararına vazgeçme; ödünleme, ivaz, taviz
"Kalabalığa verilen her ödün, verenleri kendi benliğinden, kişiliğinden uzaklaştırıyor." - Necati Cumalı
Atasözleri, Deyimler ve Kalıp Sözler (1)
ödün vermek
odun (I)
1. sıfat, isim Yakılmak için kesilmiş, parçalanmış ağaç
"Sobada çıralar hemen alev almış, odunları da tutuşturmuştu." - Tarık Buğra
2. isim, bitki bilimi Bitkilerde besi suyunu ileten damarlarla bunlara eşlik eden özek doku ve liflerden oluşan, aynı zamanda bitkiye destek görevi yapan madde
3. sıfat, sıfat Söz ve davranışlarında incelikten yoksun olan (kimse)
Atasözleri, Deyimler ve Kalıp Sözler (2)
odun gibiodundan geçirmek
Birleşik Kelimeler (18)
odunağaodun bilimiodun bitiodun damarlarıodun kafalıodun kalbiodun kömürüodun kurduodun lifiodun özüodun ruhuodun sobasıdış oduniç odunolgun odunöz odungöbek odunumeşe odunu

Osmanlıca Sözlük Anlamı

ivaz
Arapça: عوض
1. Karşılık olarak verilen şey. Bedel.
2. Karşılık olarak verilen şey, bedel.
3. Hazırlanmış, düzülmüş.(Farsça)
4. Karşılık, bedel.(Arapça)
5. Karşılık.
İVAZ bulmacada nedir?

"İVAZ" bulmacalarda sıklıkla karşılaşabileceğiniz bir bulmaca sorusudur. Kayıtlarımızda cevap olarak kullanabilecek3kayıt bulunmuştur. Yeni oluşturmaya başladığımız bulmaca arşivine göre "İVAZ" terimi 0 defa bulmacalarda cevap olarak kullanılmıştır. Bu rakamlar sadece belli bir tarihten geçerli olarak tutulmaya başlanmıştır.

Bulmacalarda da karşılaşabileceğiniz "İVAZ" sorusuna cevap olarak "Karşılık", "Karşı", "Odun" yanıtları verilebilir.

Eğer aradığınız cevabı hala bulamadıysanız, yandaki alakalı soruları inceleyebilirsiniz.

IstatistikDeger
Cevap Sayısı3
Bulmacada Çıkma SıklığıBilinmiyor
Kelime Sayısı1
Harf Sayısı4