Türkçe Sözlük Anlamları

hun (I)
Farsça ḫūn
1. sıfat, isim kan
"Artık şimdi öyle düşkün bir babayım ki / Yüreğim hun, sayhalarım boğuk boğuktur" - Enis Behiç Koryürek
"Artık şimdi öyle düşkün bir babayım ki / Yüreğim hun, sayhalarım boğuk boğuktur" - Enis Behiç Koryürek
Birleşik Kelimeler (1)
dilhun
kan (I)
1. sıfat, isim Atardamar ve toplardamarların içinde dolaşarak hücrelerde özümleme, yadımlama görevlerini sağlayan plazma ve yuvarlardan oluşmuş kırmızı renkli sıvı; dem (II), hun
"Cebinden çıkardığı mendille ellerine bulaşan kanları silerek haykırdı." - Ömer Seyfettin
2. zarf, mecaz soy
"O da benim kanımdan."
Atasözleri, Deyimler ve Kalıp Sözler (55)
kan (veya kanı) başına çıkmak (veya sıçramak veya toplanmak)kan akmakkan akıtmakkan alacak damarı bilmekkan almakkan ağlamakkan beynine sıçramak (veya çıkmak)kan boğmakkan boşanmak kan dere gibi akmakkan dökmekkan gelmekkan gitmekkan gövdeyi götürmekkan gütmekkan istemekkan kaybetmekkan kusturmakkan kusup kızılcık şerbeti içtim demekkan olmakkan oturmakkan revan içindekan revan içinde bırakmak kan revan içinde kalmakkan ter içindekan ter içinde kalmakkan tere batmakkan tutmakkan vermekkan yürümekkan çanağı gibikan çekmekkan çıkmakkana boyamak (veya bulamak veya bulatmak)kana susamakkanı donmak (veya çekilmek)kanı içine akmakkanı kanla yumazlar, kanı suyla yurlarkanı kaynamakkanı kurumakkanı sulanmakkanı temizlenmekkanı ısınmakkanına dokunmakkanına ekmek doğramakkanına girmekkanına işlemekkanına susamakkanına çılgınlık yürümek kanını emmekkanını içine akıtmakkanını kaynatmakkanını kurutmakkanını yerde koymakkanıyla ödemek
Birleşik Kelimeler (45)
kan akçesikan aktarımıkan bağıkan bankasıkan basıncıkan bilimikan çıbanıkandamlasıkan davasıkan dokukan dolaşımıkan gazıkan grubukan kanserikan kardeşikankırmızıkan kırmızıkan kırmızısıkankızılkankurutankan naklikan otukan pahasıkan parasıkan plazmasıkan portakalıkan pulcuğukan serumukan şekerikan taşıkan unukan uyuşmazlığıkan zehirlenmesikana kankanı ayaklıkanı bozukkanı sıcakak kankirli kansafkantazekantemiz kankardeş kanıkardeşkanıtavşankanı

Osmanlıca Sözlük Anlamları

hun(hûn)
Arapça: خون
1. 1.1. Kan, dem.
1.2. Öç, intikam, öldürme.
(Farsça)
2. Hor ve zelil olmak.
3. Kan.(Farsça)
4. 4.1. Kan, dem.
4.2. Öldürme, öc.
kan(kân)
Arapça: كان
1. 1.1. Bir şeyin menbaı.
1.2. Kuyu. Kaynak.
1.3. Mâden ocağı.
1.4. Bir keyfiyetin. (niteliğin) bol olarak bulunduğu kimse.
(Farsça)
2. Ahmak, ebleh. Câhil. İdraksiz, düşüncesiz.(Farsça)
3. 3.1. Maden ocağı.
3.2. Yurt, ocak.
(Farsça)
HUN bulmacada nedir?

"HUN" bulmacalarda sıklıkla karşılaşabileceğiniz bir bulmaca sorusudur. Kayıtlarımızda cevap olarak kullanabilecek3kayıt bulunmuştur. Yeni oluşturmaya başladığımız bulmaca arşivine göre "HUN" terimi 0 defa bulmacalarda cevap olarak kullanılmıştır. Bu rakamlar sadece belli bir tarihten geçerli olarak tutulmaya başlanmıştır.

Bulmacalarda da karşılaşabileceğiniz "HUN" sorusuna cevap olarak "Kan", "Kan (Eski dil)", "Eski bir Türk kavmi" yanıtları verilebilir.

Eğer aradığınız cevabı hala bulamadıysanız, yandaki alakalı soruları inceleyebilirsiniz.

IstatistikDeger
Cevap Sayısı3
Bulmacada Çıkma SıklığıBilinmiyor
Kelime Sayısı1
Harf Sayısı3