Türkçe Sözlük Anlamları

ağaç (I)
1. sıfat, isim Meyve verebilen, gövdesi odun veya kereste olmaya elverişli bulunan ve uzun yıllar yaşayabilen bitki
"Pencerenin yakınındaki ağacın çiçekli dalları altında siyah bir kelebek uçuyordu." - Ömer Seyfettin
"Pencerenin yakınındaki ağacın çiçekli dalları altında siyah bir kelebek uçuyordu." - Ömer Seyfettin
2. sıfat, sıfat Bu gibi bitkilerin gövdesinden ve dallarından yapılan
"Ancak yakın yıllardan dahi ağaç kaşıklar günümüze kadar gelememiştir." - Naci Eren
3. sıfat kereste
"Rendelenmiş ağaç kokusu, hızar veya planya sesi, bir çivinin ağaca gömülmesi mest ediyordu beni." - Cemil Kavukçu
Atasözleri, Deyimler ve Kalıp Sözler (13)
ağaca balta vurmuşlar "sapı bedenimden" demişağaca dayanma kurur, adama (veya insana) dayanma ölürağaca çıkan keçinin dala bakan oğlağı olurağaca çıksa pabucu yerde kalmazağacı kurt, insanı dert yerağacın kurdu içinde olurağaç kökünden yıkılırağaç meyvesi olunca başını aşağı salarağaç ne kadar uzasa göğe ermezağaç olmakağaç yaprağıyla gürler (veya güzeldir)ağaç yaşken eğilirağaçtan maşa olmaz
Birleşik Kelimeler (101)
ağaç arısıağaçbalıağaç bilimiağaç bitiağaç çileğiağaçdelenağaç ebegümeciağaçkakanağaç kaplamaağaç kavunuağaçkesenağaç kurbağasıağaç kurduağaçküpesiağaç lalesiağaç minesiağaç mobilyaağaç nemiağaç oymaağaç parkıağaç sakızıağaç sansarıağaç serçesiağaç yılanıacı ağaçakağaçakçaağaçbaşağaçkaraağaçkızılağaçkokak ağaçkokar ağaçkörağaçtop ağaçağı ağacıamber ağacıaselbent ağacıavize ağacıbadem ağacıban ağacıbilader ağacıçayağacıçubuk ağacıdantel ağacıdarağacıdemir ağacıekmek ağacıgazozağacıgünlük ağacıhayatağacıHint yağı ağacıhurma ağacıİdris ağacıiğ ağacıipek ağacıkâfur ağacıkâğıt ağacıkamkat ağacıkandıra ağacıkarayemiş ağacıkardeşkanı ağacıkartal ağacıkatran ağacıkauçuk ağacıkene ağacıkına ağacıkısmet ağacılale ağacılastik ağacımabet ağacımantar ağacımaya ağacımercanağacımersin ağacımeyve ağacımum ağacıNoel ağacıoya ağacıöd ağacıözek ağacıpapaya ağacıpaşa ağacıpelesenk ağacıpeygamber ağacıpeynir ağacıporsuk ağacısabun ağacısakız ağacısalkım ağacısandal ağacısapot ağacıservi ağacısıtma ağacısoyağacısütağacışeker ağacıtespih ağacıtik ağacıyakı ağacıyalancı öd ağacızamk ağacı
çıkarmak (I)
1. sıfat, -den Birinin veya bir şeyin çıkmasını sağlamak, çıkmasına sebep olmak
2. sıfat, -i Sonunu getirmek
"Hacı Bey, ayazın tükürük dondurduğu bir gün, yakacak sıkıntısından konuşulurken, ‘Eee Ali Emmi, biz bu kışı zor çıkarırız' demişti de..." - Tarık Buğra
3. sıfat, -i Anlamak, ne olduğunu bilmek, sezmek
"Nereden geliyordu, akşam olunca hangi yöne gidiyordu, bir türlü çıkaramadım." - Yaşar Kemal
4. sıfat, -i Bulmak, ortaya koymak
"Sultanahmet Camisi'nde vaaz veren hocanın bile yanlışını çıkarmış..." - Aziz Nesin
5. sıfat, -i anımsamak
"Adamı nereden tanıdığımı tam olarak çıkarmaya çalıştım." - Necati Cumalı
6. sıfat, -i Öfke, hırs, acı vb.nin zararını çektirmek
"Şimdilik bana karşı çok efendice davranıyor, beni rahat bırakıyor ama yarın ve daha sonra bu sabrının acısını benden çıkarmak istemeyecek mi?" - Muazzez Tahsin Berkand
"Şimdilik bana karşı çok efendice davranıyor, beni rahat bırakıyor ama yarın ve daha sonra bu sabrının acısını benden çıkarmak istemeyecek mi?" - Muazzez Tahsin Berkand
7. sıfat, -i Sağlamak, elde etmek
"Allah adama kuvvet verirse rızkını taştan çıkarır." - Ahmet Kutsi Tecer
"Allah adama kuvvet verirse rızkını taştan çıkarır." - Ahmet Kutsi Tecer
8. sıfat, -i Gibi göstermek, bir davranış yüklemek
"İçine kapanık, uysal, karşılaştığı sevindirici olayları başkalarının iyiliğiyle açıklayıp ters giden her işte kendini suçlu çıkaran bir insandı." - Necati Cumalı
"İçine kapanık, uysal, karşılaştığı sevindirici olayları başkalarının iyiliğiyle açıklayıp ters giden her işte kendini suçlu çıkaran bir insandı." - Necati Cumalı
9. sıfat, -i kusmak
"Sonunda dayanamayıp o gece ne yediyse çıkardı." - İhsan Oktay Anar
10. sıfat İlgisini keserek uzaklaştırmak
11. sıfat, -i Giysi, ayakkabı vb.ni vücuttan ayırmak, soymak
"İhtiyar hatun, onun ayakkabılarını ve ceketini çıkarıp çekilip gitmişti." - Sait Faik Abasıyanık
12. sıfat, -i yayımlamak
"Gençlerin tenkitlerini gördü, yeni çıkardıkları edebiyat tarihlerini karıştırdı." - Orhan Seyfi Orhon
13. sıfat, -i Bir şeyi temizlemek
"Üstünde kahverengi bir sandık lekesi vardı. ‘Bu leke çıkar mı?’ diye sordum gömleği satan ihtiyar kadına." - Mina Urgan
14. sıfat, nesnesiz Ortaya koymak
"İşin aslı, bu hikâyenin çok daha ötesinde iyi bir iş çıkardım." - Adem Dönmez
15. sıfat, -e İkram etmek
"Konuklara çerez çıkardı."
"Konuklara çerez çıkardı."
16. sıfat, -e göstermek
"Sosyeteye bir ustabaşıyı kocam diye çıkaracaksın." - Memduh Şevket Esendal
"Sosyeteye bir ustabaşıyı kocam diye çıkaracaksın." - Memduh Şevket Esendal
17. sıfat, -i Bir müzik parçasını notalarıyla çalmak
"Yeni öğrendiği bir tangoyu piyanoda tek parmakla çıkarmaya çalışan İlhami..." - Haldun Taner
"Yeni öğrendiği bir tangoyu piyanoda tek parmakla çıkarmaya çalışan İlhami..." - Haldun Taner
18. sıfat, nesnesiz boşaltmak
"Karşıki kıyıda yün denkleri çıkaran gemiye haykırdık, işaretler ettik." - Refik Halit Karay
19. sıfat, nesnesiz Resim yapmak
20. sıfat, nesnesiz Fotoğraf çektirmek
21. sıfat, -i Bir şeyi açık etmek
"Bu dedikoduyu ortaya mutlak bizim arkadaş çıkarmıştır." - Osman Cemal Kaygılı
"Bu dedikoduyu ortaya mutlak bizim arkadaş çıkarmıştır." - Osman Cemal Kaygılı
22. sıfat, -i Bir sayıyı başka bir sayı kadar eksiltmek; tarh etmek
şeş (I)
Farsça şeş
1. sıfat, isim altı
Atasözleri, Deyimler ve Kalıp Sözler (1)
şeşi beş görmek
Birleşik Kelimeler (7)
şeşbeşşeşciharşeşperşeşüdüşeşüseşeşyekdüşeş
ses (I)
1. sıfat, isim Kulağın duyabildiği titreşim; ün, çav (I), avaz, avaze, seda
"Şafağa doğru otomobil sesi duyuldu." - Falih Rıfkı Atay
2. isim, dil bilimi Akciğerlerden gelen havanın gırtlakta oluşturduğu titreşim
3. zarf, mecaz Duygu ve düşünce
"Gençliğin sesini duyuran başka bir dergide ..." - Yusuf Ziya Ortaç
4. zarf, mecaz Herhangi bir davranış, tutum karşısında uyanan ruhsal tepki
"Vicdanın sesi. Aklın sesi."
5. isim, müzik Aralarında uyum bulunan titreşimler
Atasözleri, Deyimler ve Kalıp Sözler (13)
ses etmekses getirmekses kesilmekses vermekses çıkarmamak (veya etmemek)ses çıkmamaksesi ayyuka çıkmaksesi çıkmamak (veya kesilmek)sesini dikleştirmeksesini kesmeksesini kısmaksesini yükseltmeksesini çıkarmamak
Birleşik Kelimeler (45)
ses aletises aygıtıses bilgisises bilimises birimises dalgalarıses değişkesises değişmesises duvarıses düşmesises kakışmasıses kuşağıses laboratuvarıses organlarıses perdesises sedases solukses tellerises türemesises uyumsuzluğuses uyumusesyayarsesyazarses yitimises yoluses yönetmenialçak sesbenzeşen sesçatal sesçatlak sesdış sesiç sesince seskalın sesön sespes sesradyofonik sesson sestiz sesyanık sesyüksek sesçevir sesigöğüs sesikafa sesimağara sesi
GOLÇAK bulmacada nedir?

"GOLÇAK" bulmacalarda sıklıkla karşılaşabileceğiniz bir bulmaca sorusudur. Kayıtlarımızda cevap olarak kullanabilecek1 kayıt bulunmuştur. Yeni oluşturmaya başladığımız bulmaca arşivine göre "GOLÇAK" terimi 0 defa bulmacalarda cevap olarak kullanılmıştır. Bu rakamlar sadece belli bir tarihten geçerli olarak tutulmaya başlanmıştır.

Bulmacalarda da karşılaşabileceğiniz "GOLÇAK" sorusuna cevap olarak "Ses Çıkarmak İçin Ağaç Kabuğundan Yapılan Bir Tür Kırbaç" yanıtları verilebilir.

Eğer aradığınız cevabı hala bulamadıysanız, yandaki alakalı soruları inceleyebilirsiniz.

IstatistikDeger
Cevap Sayısı1
Bulmacada Çıkma SıklığıBilinmiyor
Kelime Sayısı1
Harf Sayısı6