Türkçe Sözlük Anlamları

koyu (I)
1. sıfat, sıfat Yoğunluğundan dolayı güç akan, sulu karşıtı
"Koyu pekmez. Koyu süt."
2. sıfat Rengi açık olmayan, daha belirgin olan, açık karşıtı
"Oturduğu yerden Boğaziçi'nin koyu mavi gecesinde bir balıkçı kayığı kayıp gidiyordu." - Halide Edip Adıvar
3. isim, bilişim Yazı karakterinin daha kalın olarak yazılmış biçimi
4. zarf, mecaz Aşırı olan (davranış, düşünce vb.)
"Daha eski zamanda koyu bir Türkçe taraftarıymış." - Abdülhak Şinasi Hisar
5. zarf, mecaz Derin, çok hararetli; kıpkızıl
"Koyu bir sohbet."
Birleşik Kelimeler (12)
koyu grikoyu kahverengikoyu kestanekoyu kırkoyu kırmızıkoyu koyukoyu lacivertkoyu mavikoyu pembekoyu sarıkoyu turuncukoyu yeşil
küçükğü (I)
1. sıfat, sıfat Boyutları, benzerlerininkinden daha ufak olan, mikro; ufak tefek büyük karşıtı
"Duvar, çeşitli küçük kâğıtlara basılmış resimlerle kaplıydı." - Ayla Kutlu
2. sıfat Yaşı daha az olan
"Zaten galiba en küçük oğlun ölümcül bir hastalığı olduğuna hiçbirimiz inanmak istemiyorduk." - Adalet Ağaoğlu
3. sıfat Niceliği az olan
"Kimseden en küçük bir alaka görmüyordum." - Sait Faik Abasıyanık
4. sıfat Niteliği aşağı olan, bayağı
"Küçük adam."
5. sıfat Geri aşamada
"Küçük bir memur."
6. sıfat Değersiz, önemsiz
7. sıfat Kısık, parlak olmayan (ses)
"Küçük, tatlı bir sesle kovboy şarkıları söyledi." - Refik Halit Karay
8. sıfat, isim idrar
9. sıfat, isim Makam, rütbe, derece bakımından daha aşağı olan kimse
Atasözleri, Deyimler ve Kalıp Sözler (7)
küçük dağları ben yarattım demekküçük düşmekküçük düşürmekküçük görmekküçük köyün büyük ağasıküçük oynamakküçükle küçük, büyükle büyük olmak
Birleşik Kelimeler (35)
küçük abdestküçük adKüçük Asyaküçük ayKüçükayıküçükbaşküçük beyküçük boyküçük burjuvaküçük çaplıküçük çaptaküçük dalgaküçük dilküçük gezegenküçük hanımküçük harfküçük Hindistan ceviziküçük kan dolaşımıküçük kargaküçük köprüküçük kumruküçük martıküçük mevlit ayıküçük ortaküçük önermeküçük parmakküçük sakarcaküçük sesli uyumuküçük şalgamküçük tansiyonküçük terimküçük tövbe ayıküçük ünlü uyumusonsuz küçük dizibüyüklü küçüklü
şerbet (I)
Arapça şerbet
1. sıfat, isim Pişmiş baklava vb. hamurlu tatlılara konulmak üzere kaynatılarak hazırlanmış şekerli su; şurup, şire
2. sıfat Meyve suyu ile şekerli su karıştırılarak yapılan içecek
3. sıfat Bazı maddelerin suda eritilmişi
4. sıfat Taş, çini, tuğla vb.nin aralıklarına akıtılmak için yapılmış sulu harç veya çimento
5. sıfat Sözlenmek veya nişanlanmak üzere tarafların anlaşması durumunda tören yapılarak içilen içecek
"Gelin hanım, köşesine yerleştirildikten sonra şerbetler dağıtılmaya başladı." - Etem İzzet Benice
Atasözleri, Deyimler ve Kalıp Sözler (4)
şerbet ezmekşerbet gibişerbet içmekşerbet vermek
Birleşik Kelimeler (7)
şerbet şekeribaldıranşerbetidemirhindi şerbetiecel şerbetikoruk şerbetilohusa şerbetitutkal şerbeti

Osmanlıca Sözlük Anlamı

şerbet
Arapça: شربت
1. Şurup.(Arapça)
GIMGA bulmacada nedir?

"GIMGA" bulmacalarda sıklıkla karşılaşabileceğiniz bir bulmaca sorusudur. Kayıtlarımızda cevap olarak kullanabilecek2kayıt bulunmuştur. Yeni oluşturmaya başladığımız bulmaca arşivine göre "GIMGA" terimi 0 defa bulmacalarda cevap olarak kullanılmıştır. Bu rakamlar sadece belli bir tarihten geçerli olarak tutulmaya başlanmıştır.

Bulmacalarda da karşılaşabileceğiniz "GIMGA" sorusuna cevap olarak "Çok koyu şerbet", "Çok küçük ağaç kırıntısı" yanıtları verilebilir.

Eğer aradığınız cevabı hala bulamadıysanız, yandaki alakalı soruları inceleyebilirsiniz.

IstatistikDeger
Cevap Sayısı2
Bulmacada Çıkma SıklığıBilinmiyor
Kelime Sayısı1
Harf Sayısı5
GIMGA | Bulmaca Sözlüğü