Türkçe Sözlük Anlamları

aşağı (I)
1. sıfat, isim Bir şeyin alt bölümü; zir, yukarı karşıtı
2. sıfat Eğimli bir yerin daha alçak olan yeri
3. sıfat, sıfat Bir yere göre daha alçak yerde bulunan
"Aşağı katı, sakin ve daha sıcak olduğu için seçtik." - Aka Gündüz
4. sıfat, sıfat Niteliği düşük olan; adi
5. sıfat, sıfat Daha küçük, daha az
"On sekiz yaşından aşağı olanlar giremez."
"On sekiz yaşından aşağı olanlar giremez."
6. sıfat, sıfat Değeri daha az
7. sıfat, zarf Yere doğru
"Bir gün içinde yukarıdan aşağı inmiştik." - Ayla Kutlu
Atasözleri, Deyimler ve Kalıp Sözler (10)
aşağı (...) yukarıaşağı (veya aşağısı) kurtarmazaşağı almakaşağı düşmekaşağı görmekaşağı kalmamakaşağı kalır yeri (veya yanı) yokaşağı tükürsem sakal, yukarı tükürsem bıyıkaşağı çekmekaşağıdan almak
Birleşik Kelimeler (11)
aşağı bitkileraşağı mahalleaşağı yukarıbaş aşağıbaştan aşağıbayır aşağıen aşağıiniş aşağıpabuçtan aşağıtepe aşağıyokuş aşağı
aşırı (I)
1. sıfat, sıfat Alışılan veya dayanılabilen dereceden çok daha fazla; şiddetli, taşkın
"Ticaret az gelişmiş toplumlarda aşırı bir gelişme gösterir." - Oktay Rifat
2. sıfat Bir şeye gereğinden çok fazla bağlanan, önem veren; müfrit, ekstrem
3. sıfat Gereğinden fazla, çok
4. sıfat, zarf Ötede, ötesinde
"Uzar sınırlar, aşırı tepelerin kervanları / Biri mordur akşamları, biri şafaklarla pembe" - Arif Nihat Asya
5. sıfat, zarf Gereğinden fazla olarak
"Kadın aşırı boyanmıştı, adamın yüzü solgundu." - Yusuf Atılgan
Atasözleri, Deyimler ve Kalıp Sözler (3)
aşırı gitmekaşırı kaçmakaşırıya kaçmak
Birleşik Kelimeler (16)
aşırı akımaşırı bellemaşırı besiaşırı doymaaşırı duyarlıkaşırı duyuaşırı erimeaşırı etkinaşırı gerilimaşırı şiddetli fırtınaaşırı taşırıaşırı uçaşırı yükdenizaşırıgünaşırıyılaşırı
derece (I)
Arapça derece
1. sıfat, isim aşama
"Hukuk tahsilini Paris'te bitirmiş, birinci derece diploma almıştı." - Ömer Seyfettin
2. sıfat, edat kadar
"Beyoğlu'nda bu derece itibar görmemişti." - Ercüment Ekrem Talu
3. isim, fizik Ölçü aletlerinin ölçeğinde belirtilmiş bulunan başlıca bölümlerden her biri
"Sıcakölçerin dereceleri."
4. isim, fizik ateşölçer
"Hastaların ateşini ölçen aletle, dereceyle ancak asker ocağında karşılaşabilirdi." - Nâzım Hikmet
5. isim, kimya Bir çözeltinin yoğunluğunu ölçmede kullanılan birim
6. isim, matematik Bir çemberin üç yüz altmışta birine eşit olan açı birimi
"Dik açılar doksan derecedir."
7. isim, spor Başarı gösterme
Atasözleri, Deyimler ve Kalıp Sözler (2)
derece almakdereceye girmek
Birleşik Kelimeler (13)
derece derecebir dereceifrat derecedearz derecesidonma derecesien üstünlük derecesieşitlik derecesikarşılaştırma derecesipolimerleşme derecesitavlama derecesitul derecesiüstünlük derecesiyakınlık derecesi

Osmanlıca Sözlük Anlamı

derece
Arapça: درجه
1. 1.1. (Çoğulu: Derecât) Yukarıya çıkacak basamak.
1.2. Dairenin bölündüğü dilim. 360 kısmın beheri ki, açıları ölçmeye yarar.
1.3. Termometrenin bölündüğü kısımların beheri. Mertebe, paye.
1.4. Miktar, rütbe.
2. Gitgide yükselen durumların her biri, kerte.
3. 3.1. Derece.
3.2. Aşama.
3.3. Kat.
3.4. Miktar.
(Arapça)
EREKE bulmacada nedir?

"EREKE" bulmacalarda sıklıkla karşılaşabileceğiniz bir bulmaca sorusudur. Kayıtlarımızda cevap olarak kullanabilecek2kayıt bulunmuştur. Yeni oluşturmaya başladığımız bulmaca arşivine göre "EREKE" terimi 0 defa bulmacalarda cevap olarak kullanılmıştır. Bu rakamlar sadece belli bir tarihten geçerli olarak tutulmaya başlanmıştır.

Bulmacalarda da karşılaşabileceğiniz "EREKE" sorusuna cevap olarak "Aşağı derece", "Aşırı derece" yanıtları verilebilir.

Eğer aradığınız cevabı hala bulamadıysanız, yandaki alakalı soruları inceleyebilirsiniz.

IstatistikDeger
Cevap Sayısı2
Bulmacada Çıkma SıklığıBilinmiyor
Kelime Sayısı1
Harf Sayısı5
EREKE | Bulmaca Sözlüğü