Türkçe Sözlük Anlamları

alay (I)
Rumca
1. sıfat, isim Herhangi bir törende veya gösteride yer alan topluluk
"Bu küçük alay sallana süzüle önümüzden geçti." - Ömer Seyfettin
2. sıfat Bayram, cenaze vb. törenlerde sıralı olarak giden insan topluluğu; kortej
3. sıfat Hayvan topluluğu
"Bizim alayımız leylek alayı / Havada uçarız dolayı dolayı" - Halk türküsü
4. isim, askerlik Bir albayın komutası altında üç veya dört taburdan oluşan askerî birim
"Nerede, hangi alay, hangi tabur, ne bileyim Şebben?" - Halide Edip Adıvar
5. zarf, mecaz Herkes, hepsi birden
alay (II)
Rumca
6. sıfat, isim Ses tonu, söz veya mimiklerle bir kimsenin, bir şeyin, bir durumun, gülünç, kusurlu, eksik vb. yönlerini küçümseyerek eğlence konusu yapma, onu aşağılama veya gülünç duruma düşürme; gır gır
"Yanlış anladığı meydana çıkınca bu aramızda bir alay oldu." - Ömer Seyfettin
Atasözleri, Deyimler ve Kalıp Sözler (7)
alaya çıkmakalay etmekalay geçmekalay gibi gelmekalaya almakalaya bozmakalaya vurmak
Birleşik Kelimeler (23)
alay alayalay beyialaybozanalay çavuşualay eminialay malayalay yollubir alaymiralaybaşıbozuk alayıbayram alayıcenaze alayıçeyiz alayıdüğün alayıfener alayıgelin alayıgidiş alayıkılıç alayımevlit alayımuhafız alayısürre alayısüvari alayıalay yollu
arka (I)
1. sıfat, isim Bir şeyin temel tutulan yüzünün tam ters yanı; ense, ön karşıtı
"Evin arkasında dekorlar boyarlardı." - Adalet Ağaoğlu
2. sıfat Bir şeyin sırt durumunda olan yüzeyi
"Genç kadının arkası dönük olduğu için yüzünü görememektedir." - Orhan Kemal
3. sıfat Geri kalan bölüm
"Hikâyenin arkası daha acıklı, kocası da ağırca yaralanmış." - Oktay Akbal
4. sıfat Bir şeyin sonra gelen bölümü; art, geri (I), peş
"Adımlarımı açtığımı, neden sonra arkamdan gelen ıslık sesine dönünce anladım." - Erdal Öz
5. sıfat Otururken sırtın dayandığı yer
"Otomobile bindiğimiz zaman başını arkaya yaslamış, gözlerini yummuştu." - Tarık Buğra
6. sıfat İnsanın vücudu, bedeni
"Arkasında beli kemerli, dar, şık bir pardösü vardı." - Refik Halit Karay
7. sıfat, sıfat Ön kabul edilen yere göre geride bulunan
"Babamla Bandırma'ya giderken arka koltukta oturduğum, arka camdan geride kalan yolları, ağaçları, insanları seyrettiğim anları düşünüyordum." - Salim Nizam
8. sıfat, sıfat Kayıran, destekleyen
"Memur olmak için büyük bir arka gerek." - Hüseyin Rahmi Gürpınar
"Memur olmak için büyük bir arka gerek." - Hüseyin Rahmi Gürpınar
9. zarf, mecaz Geçmiş, geride kalmış zaman
"Bütün gözler arkaya, maziye çevrilmişti." - Yahya Kemal Beyatlı
Atasözleri, Deyimler ve Kalıp Sözler (40)
arka arkaya vermekarka bulmakarka kapıdan çıkmakarka olmakarka vermekarka çevirmekarka çıkmakarkada bırakmakarkada kalanlar (veya arkadakiler)arkada kalmakarkadan iş çevirmekarkadan konuşmak (veya söylemek)arkadan vurmakarkası alınmakarkası gelmekarkası kesilmekarkası olmamakarkası yere gelmemekarkasına (bile) bakmadan gitmek (veya kaçmak)arkasına almakarkasına düşmek (veya takılmak)arkasında dolaşmak (veya gezmek)arkasında yumurta küfesi yok ya! (veya olmamak)arkasından atlı kovalamakarkasından atmak (veya konuşmak)arkasından koşmakarkasından söylemekarkasından sürüklemekarkasından teneke çalmakarkasından zil takıp oynamakarkasını (bir şeye) vermekarkasını (birine) vermekarkasını almakarkasını bırakmakarkasını dayamakarkasını getirememekarkasını sağlama almakarkasını sıvamakarkaya bırakmak (veya koymak)arkaya kalmak
Birleşik Kelimeler (19)
arka arkaarka arkayaarka ayakarkabahçearka direkarka müziğiarka planarka sokakarka tekerarkaüstüarka yüzarkadan arkayaarkası kuvvetliarkası pekarkası sağlamarkası sıraarkası yarınarkası yufkaperde arkası
kortej (I)
Fransızca cortège
1. sıfat, isim Bir devlet büyüğünün yanında bulunan kimseler, maiyet
2. sıfat Alay (I)
saraka (I)
Yunanca
1. sıfat, isim Üstü kapalı alay etme, laf dokundurma
"Bu yaşlı başlı adamın evlatlarının başına yemin etmesi onun bütün ihtiyatkârlığını bir anda sildi süpürdü, şakayı, sarakayı bir tarafa bıraktı." - Refî Cevad Ulunay
"Bu yaşlı başlı adamın evlatlarının başına yemin etmesi onun bütün ihtiyatkârlığını bir anda sildi süpürdü, şakayı, sarakayı bir tarafa bıraktı." - Refî Cevad Ulunay
Atasözleri, Deyimler ve Kalıp Sözler (2)
saraka etmeksarakaya almak

Osmanlıca Sözlük Anlamları

alay
Arapça: آلَايْ
1. 1.1. (Ask.) 3-4 tabur piyade veya5 bölük süvari askerinden mürekkep kuvvet.
1.2. Debdebe ve gösterişle yapılan tören, geçit resmi.
1.3. Cemaat, topluluk, güruh, kalabalık, fevç.
1.4. Fazla miktar, muhtelif ve müteaddit kişiler veya şeyler.
2. Genel olarak üç taburdan oluşan askerî birlik.
3. Dört taburdan oluşan askerî birlik.
4. Beş bölük erden oluşan askerî topluluk.
arka
1. 1.1. Çadıra diktikleri direk.
1.2. Duvar içinde kerpiç ve taş arasına konulan ağaç.
ALAY bulmacada nedir?

"ALAY" bulmacalarda sıklıkla karşılaşabileceğiniz bir bulmaca sorusudur. Kayıtlarımızda cevap olarak kullanabilecek8kayıt bulunmuştur. Yeni oluşturmaya başladığımız bulmaca arşivine göre "ALAY" terimi 0 defa bulmacalarda cevap olarak kullanılmıştır. Bu rakamlar sadece belli bir tarihten geçerli olarak tutulmaya başlanmıştır.

Bulmacalarda da karşılaşabileceğiniz "ALAY" sorusuna cevap olarak "Arka", "Biriyle ya da bir şeyle eğlenme ve onu küçümseme", "Herhangi bir törende veya gösteride yer alan kalabalık", "İstanbul'da Topkapı Sarayı surlarının kapısının yanında yer alan köşk", "Saraka", "Kortej", "Askeri Bir Birlik", "Biriyle eğlenme" yanıtları verilebilir.

Eğer aradığınız cevabı hala bulamadıysanız, yandaki alakalı soruları inceleyebilirsiniz.

IstatistikDeger
Cevap Sayısı8
Bulmacada Çıkma SıklığıBilinmiyor
Kelime Sayısı1
Harf Sayısı4
ALAY | Bulmaca Sözlüğü