Türkçe Sözlük Anlamları

adalet (I)
Arapça ʿadālet
1. sıfat, isim Hak ve hukuka uygunluk, hakkı gözetme
"Hiçbir kuvvet beni adaletin tecellisi için çalışmaktan menedemeyecektir." - Nâzım Hikmet
2. sıfat Yasalarla sahip olunan hakların herkes tarafından kullanılmasının sağlanması; türe
3. sıfat Bu işi uygulayan, yerine getiren devlet kuruluşları
"Suçlular adaletin pençesinden kurtulamazlar."
4. sıfat Herkese kendine uygun düşeni, kendi hakkı olanı verme
"Germiyan'da Süleyman Şah'ımız adaletle hüküm sürer." - Feridun Fazıl Tülbentçi
Atasözleri, Deyimler ve Kalıp Sözler (4)
adalet dağıtmakadalete teslim etmekadalete teslim olmakadaletine sığınmak
Birleşik Kelimeler (5)
adalet kapısıadalet mahkemesiadalet örgütüadalet sarayısosyal adalet
hakkkı (I)
Arapça ḥaḳḳ
1. sıfat, isim Doğru, gerçek
"Karacaoğlan der ki sözüm haktır." - Karacaoğlan
2. sıfat Adaletli davranma
"Grup üyelerine karşı değerlendirmelerinde, ödül ve cezalandırmalarında haktan ayrılmamalı…" - Suat Karaküçük
3. sıfat Adaletin, hukukun gerektirdiği veya birine ayırdığı şey, kazanç
"Üstelik adli tatil olduğu için hak sahipleri bekleşirler." - Burhan Felek
4. sıfat Dava veya iddiada gerçeğe uygunluk, doğruluk
"Bu davada hak görmüyorum."
5. sıfat Verilmiş emekten doğan manevi yetki
"… ama seni çocukluğundan beri tanıyan birisi olduğumdan bazı şeyleri doğrudan söylemeye hakkım olduğunu düşünüyorum." - Oğuz Şenses
6. sıfat pay
"Yoksul hakkı böylece dağıtılırken komşu hakkı da en az yedi komşu arasında pay edilir." - Hayrettin Tokdemir
7. sıfat Emek karşılığı ücret
"Çalışan hakkını alır, tembel tembel yatan hâline razı olurmuş." - Eren Sarı
hakkki (II)
Arapça ḥakk
8. sıfat, isim Maden, ağaç, taş üzerine elle yazı veya şekil oyma; kazı (I)
"Mühür hakki."
9. sıfat Kâğıttaki yazıyı kazıma; kazı (I)
"Resmî kâğıtlarda hak ve silinti yasaktır."
hakkk'ı (III)
Arapça ḥaḳḳ
10. sıfat, isim Allah
"Hakkıdır Hakk'a tapan milletimin istiklal." - Mehmet Akif Ersoy
"Hakkıdır Hakk'a tapan milletimin istiklal." - Mehmet Akif Ersoy
Atasözleri, Deyimler ve Kalıp Sözler (29)
hak (veya hakkını) yemekhak aramakhak deyince akan sular dururhak etmekhak iddia etmekhak kazanmakhak söylemekhak vermekhak yerini bulur (veya yerde kalmaz)hakkı geçmekhakkı içinhakkı olmakhakkı tanımakhakkı varhakkı çiğnenmekhakkı ödenmemekhakkına razı olmakhakkından gelmekhakkından vazgeçmekhakkını aramakhakkını helal etmekhakkını kaybetmekhakkını vermekhakkını çiğnemekHak getireHakk'a dayanmakHakk'a sığınmakHakk'a yönelmekHakk'ın rahmetine kavuşmak (veya Hakk'a kavuşmak veya Hakk'a yürümek)
Birleşik Kelimeler (62)
hak edişhak ihlalihakkıhıyarhakkıhuzurhakkımüktesephak kısıtlamasıhak kuşuhakkısükûthakseverhaktanırhak yoluayni hakemrihakihkakıhakkazanılmış hakmüktesep hakanalık hakkıbaltalık hakkıbarut hakkıbuluş hakkıcevap hakkıgeçiş hakkıgeçit hakkıgösterme hakkıgöz hakkıhuzur hakkıiltica hakkıimtiyaz hakkıintifa hakkıirtifak hakkıisim hakkıkabotaj hakkıkişilik hakkıkonuşmama hakkıkul hakkımakas hakkıoy hakkıölme hakkıön alım hakkıözlük hakkıpatent hakkırücu hakkırüçhan hakkısarraflık hakkıseçilme hakkıseçme hakkısığınma hakkısusma hakkısükût hakkışufa hakkıtakdir hakkıtelif hakkıtuz ekmek hakkıveto hakkıyanıt hakkıyasama hakkıyazar hakkıyumruk hakkıhasta haklarıhakketmekHak diniCenabıhak
hâkki (I)
Farsça ḫāk
1. sıfat, isim toprak
Atasözleri, Deyimler ve Kalıp Sözler (2)
hâk ile yeksan etmekhâk ile yeksan olmak (veya edilmek)

Osmanlıca Sözlük Anlamları

hak(hâk)
Arapça: حق, حَقْ, خاک
1. 1.1. Allahü teâlânın Esmâ-i hüsnâsından (güzel isimlerinden). Vâcib-ül-vücûd yâni varlığı lâzım olan, hiç yok olmayan, dâimâ var olan ve kendisinden başkası yaratmaya lâyık olmayan.
1.2. İslâmiyet.
1.3. Gerçek, doğru.
1.4. Alacak.
1.5. Pay, hisse.
1.6. Hâtır, hürmet.
2. Toprak. Turab. (Hâk ol ki, Hüdâ mertebeni eyleye âli.Tâc-ı ser-i âlemdir o kim hâkk-ı kademdir.)(Farsça)
3. Herşeyi hakkıyla yaratan, varlığı hak olan ve her hakkın sahibi olan Allah.
4. Doğru olup bâtıl olmayan (Allah).
5. Toprak.<ul><li><b>Hâk ile yeksân edilmek:</b> Yerle bir edilmek.</li></ul><ul><li><b>Hâk ile yeksân etmek:</b> Yerle bir etmek.</li></ul><ul><li><b>Hâk ile yeksân olmak:</b> Yerle bir olmak.</li></ul>(Farsça)
6. Adalet, pay, doğruluk, emek, ücret, doğru.
7. 7.1. Tanrı.
7.2. Doğru.
7.3. Pay.
7.4. <b>Hak etmek:</b> Kazanmak.
(Arapça)
8. Doğru, gerçek.
9. Vasat. Vasatî. Orta.
10. Doğru.
11. Toprak.
12. (Bak: Hakk)
adalet(adâlet)
Arapça: عدالت
1. Zulüm etmemek. Herkese hakkını vermek ve lâyık olduğu muâmeleyi yapmak. Mahkeme. Hak kanunlarına uygunluk. Haksızları terbiye etmek. İnsaf. Mâdelet. Dâd. Cenab-ı Hakk'ın emrini emrettiği şekilde tatbik etmek. Suçluya Allah'ın emrini icra etmek.
2. Her işte hakkı gözetme ve orta yolu tutma. Haklıya hakkını verme. Haksızlıktan sakınma. Zulmün zıddı, kânun önünde eşitlik.
3. Hak sahibine hakkını verme, haksızı terbiye etme ve cezalandırma.
4. Hak sahibine hakkını vermek, doğruluk.
5. Adalet.(Arapça)
6.
ADALET bulmacada nedir?

"ADALET" bulmacalarda sıklıkla karşılaşabileceğiniz bir bulmaca sorusudur. Kayıtlarımızda cevap olarak kullanabilecek6kayıt bulunmuştur. Yeni oluşturmaya başladığımız bulmaca arşivine göre "ADALET" terimi 0 defa bulmacalarda cevap olarak kullanılmıştır. Bu rakamlar sadece belli bir tarihten geçerli olarak tutulmaya başlanmıştır.

Bulmacalarda da karşılaşabileceğiniz "ADALET" sorusuna cevap olarak "Kanun Hükmü, Hak", "Halk ve hukuka uygunluk", "Hak ve hukuka uygunluk", "Hak ve hukuka uygunluk, türe", "“... Ağaoğlu” (‘Dert Dinleme Uzmanı’ adlı romanın ünlü yazarı)", "Hak" yanıtları verilebilir.

Eğer aradığınız cevabı hala bulamadıysanız, yandaki alakalı soruları inceleyebilirsiniz.

IstatistikDeger
Cevap Sayısı6
Bulmacada Çıkma SıklığıBilinmiyor
Kelime Sayısı1
Harf Sayısı6
ADALET | Bulmaca Sözlüğü