Türkçe Sözlük Anlamları

cılız (I)
1. sıfat, sıfat sıska
"Hanın sahibi cılız bir adamdı." - Sait Faik Abasıyanık
2. sıfat Gelişememiş, ufak kalmış (bitki, ağaç)
"Taşkın kovuklarda bitmiş cılız sarı çiçekleri koparıp ayaklarımın altından geçen suya atıyor, dalgın dalgın düşünüyordum." - Reşat Nuri Güntekin
3. sıfat Parlaklığı az veya azalmış olan (ışık)
"Ambarda, tavana tutturulmuş cılız ışıklar, arada sönecekmiş gibi pırpırlanıyordu." - Burhan Günel
4. sıfat ince
"Bir zamanlar asma köprünün bulunduğu yerde şimdi cılız bir halat vardı." - Ayşe Kulin
5. sıfat Basit ve değersiz olan (şey)
"Mimaride cılız eserler vücuda geliyordu." - Burhan Felek
6. sıfat, zarf Belli belirsiz bir biçimde
"Sesi öylesine cılız çıktı ki dudaklarının arasından sadece saf efendi onun söylediklerini duydu." - Muammer Yüksel
debil (I)
Fransızca débile
1. sıfat, sıfat Bedensel ve zihinsel bakımdan güçsüz
eneze (I)
1. sıfat, sıfat sıska
kak (I)
1. sıfat, isim Elma, armut vb. meyvelerin kurutulmuşu
"İki sipahinin yancıklarında biraz peksimet, biraz da dut kakı olduğu hâlde daha bir lokma yemiş değillerdi." - Hüseyin Nihal Atsız
"İki sipahinin yancıklarında biraz peksimet, biraz da dut kakı olduğu hâlde daha bir lokma yemiş değillerdi." - Hüseyin Nihal Atsız
2. sıfat, sıfat Zayıf ve kuru (kimse)
lagar (I)
Farsça lāġar
1. sıfat, sıfat Zayıf, çelimsiz
"Arabayı çeken lagar mandaları bir nefer, kalın bir değnekle hayladı." - Ahmet Hikmet Müftüoğlu
"Arabayı çeken lagar mandaları bir nefer, kalın bir değnekle hayladı." - Ahmet Hikmet Müftüoğlu
tıfıl (I)
Arapça ṭifl
1. sıfat, isim Küçük çocuk
2. sıfat, sıfat Acemi, toy
3. sıfat, sıfat Zayıf, ufak tefek
zayıf (I)
Arapça żaʿīf
1. sıfat, sıfat Eti, yağı az olan, şişman olmayan (insan veya hayvan); arık (II), ince, kavruk, nahif
"Uzun boylu, zayıf, ellilik bir hanım." - Sermet Muhtar Alus
2. sıfat Görevini yapacak yeterli gücü olmayan
"Zayıf bir ordu. Gözleri zayıf."
3. zarf, mecaz Sağlamlığı, dayanıklılığı olmayan
"Zayıf bir yapı."
4. zarf, mecaz Önemli, güvenilir olmayan
"Zayıf bir bilgi."
5. zarf, mecaz Çok az
"Zayıf bir ihtimal."
6. zarf Enerjisi, etkisi, yoğunluğu az olan
"Radyoda uzak bir istasyonun zayıf sesini duydu. Zayıf ışık."
7. sıfat, isim Ortanın altında olan not
8. zarf, mecaz Bilgi yönünden yeterli olmayan, yeteneksiz
"Zayıf bir öğretmen."
9. zarf, mecaz İradesi gereği kadar güçlü olmayan
"Zayıf ve uydurma bir âşık bu cevaba karşı perişan olurdu." - Aka Gündüz
Atasözleri, Deyimler ve Kalıp Sözler (2)
zayıf düşmekzayıf yerinden (veya noktasından veya damarından) yakalamak
Birleşik Kelimeler (4)
zayıf nahifzayıf seslieli zayıfsinirleri zayıf
Zayıf ve cılız bulmacada nedir?

"Zayıf ve cılız" bulmacalarda sıklıkla karşılaşabileceğiniz bir bulmaca sorusudur. Kayıtlarımızda cevap olarak kullanabilecek7kayıt bulunmuştur. Yeni oluşturmaya başladığımız bulmaca arşivine göre "Zayıf ve cılız" terimi 0 defa bulmacalarda cevap olarak kullanılmıştır. Bu rakamlar sadece belli bir tarihten geçerli olarak tutulmaya başlanmıştır.

Bulmacalarda da karşılaşabileceğiniz "Zayıf ve cılız" sorusuna cevap olarak "CARAK", "DEBİL", "ENEZE", "HIRA", "KAK", "LAGAR", "TIFIL" yanıtları verilebilir.

Eğer aradığınız cevabı hala bulamadıysanız, yandaki alakalı soruları inceleyebilirsiniz.

IstatistikDeger
Cevap Sayısı7
Bulmacada Çıkma SıklığıBilinmiyor
Kelime Sayısı3
Harf Sayısı14
Zayıf ve cılız | Bulmaca Sözlüğü