1. sıfat, -i Bulunduğu yerden almak"Az sonra yatakları, yorganları kaldırıp duvar kenarına yığar." - Cengiz Dağcı
2. sıfat Yukarı doğru hareket ettirmek"Gözlerini yüzüme kaldırdı. İkimiz de mavi mavi baktık." - Sait Faik Abasıyanık
3. sıfat yükseltmek"Duvarı bir metre daha kaldırmalı."
4. sıfat Ürün toplamak, taşımak
5. sıfat Çekmek, taşımak"Bu araba bu yükü kaldırmaz."
6. sıfat Bir kuruluşun çalışmasına son vermek
7. sıfat, -e Hastayı hastaneye götürmek"Yarasının dikişleri koptu dün öğleden sonra, Fransız Hastanesine kaldırdılar." - Aka Gündüz
8. sıfat Tören yaparak ölüyü gömmek
9. sıfat toplamak"Anası, kardeşi ile hep beraber sofrayı kaldırdılar." - Necati Cumalı
10. sıfat Alıp başka yere götürmek"Kitapları kaldırmış, bulamıyorum."
11. sıfat uyandırmak"Bir gece yanında mihman olduğum / Sabah oldu deyi kaldırdın beni" - Halk türküsü
12. sıfat Piyasadan çekmek"İstifçilerin piyasadan kaldırdığı mallar."
13. sıfat Elin ulaşamayacağı yere koymak; saklamak"Vazoyu ortadan kaldıralım, çocuğun eline geçmesin."
14. sıfat kaçırmak
15. sıfat İyi etmek, birini iyileştirmek"Bu ilaç onu yataktan kaldırdı."
16. sıfat Bir şeyden çokça satın almak
17. sıfat Bir yere tayin etmek"Günün birinde bu müdürü başka, daha önemli bir yere kaldırdılar, buraya da bir başka müdür getirdiler." - Memduh Şevket Esendal
18. sıfat Yok etmek, ortadan silmek"Yeryüzünden hayali kaldırın, dünya bir taş ve toprak yığınından ibaret kalır." - Orhan Seyfi Orhon
19. sıfat Oturur veya yatar durumdan çıkararak ayakları üzerinde doğrultmak"Kızı ayağa kaldırdı." - Yaşar Kemal
20. sıfat Bulunduğu yerden almak, alıp başka yere götürmek"Az sonra yatakları, yorganları kaldı-rıp duvar kenarına yığar." - Cengiz Dağcı
21. sıfat Bir işi yapması için harekete geçirmek"Beni de Yahudi kızını da zorla çekip oyuna kaldırdı." - Aziz Nesin
22. sıfat, nesnesiz Uygun gelmek"Bu kumaş fazla süs kaldırmaz."
"Bu kumaş fazla süs kaldırmaz."
23. zarf, argo Bir şeyi çalmak, aşırmak