Varlıklı eski Rus köylülerine verilen ad

KULAK

Türkçe Sözlük Anlamları

eski (I)
1. sıfat, sıfat Çoktan beri var olan, üzerinden çok zaman geçmiş bulunan; ezelî, ihtiyar (I), yeni karşıtı
"Ey benim eski duygularım, eski düşüncelerim. Neden böyle uzaksınız benden?" - Nurullah Ataç
2. sıfat önceki
"Bu durumun eski sevgilinin onurunu kırması doğal." - Ayla Kutlu
3. sıfat Geçerli olmayan
4. sıfat Herhangi bir meslekte uzun süreden beri çalışmış olan
5. sıfat Mesleğinde uzmanlaşmış, deneyimi olan
"Eski öğretmen."
6. sıfat Yeni olmayan, kullanılmış olan; müstamel
7. sıfat, isim Çok kullanmaktan yıpranmış, harap olmuş şey
"Ben babamın eskilerinden uydurma şeylerle giyiniyordum." - Halit Ziya Uşaklıgil
8. sıfat, isim Herhangi bir görevden düştüğü veya durumunu yitirdiği için bir kimsenin eski saygınlığının kalmadığı durumlarda kullanılan bir söz
"Mebus eskisi. Müdür eskisi."
"Mebus eskisi. Müdür eskisi."
Atasözleri, Deyimler ve Kalıp Sözler (15)
eski ağza yeni taameski defterleri kapatmakeski defterleri yoklamak (veya karıştırmak)eski dost düşman olmaz, yenisinden vefa gelmezeski düşman dost olmazeski hamam eski taseski hayratı da berbat etmekeski kimliğine bürünmekeski kulağı kesiklerden olmakeski köye yeni âdet getirmekeski çamlar bardak oldueskisi kadar (veya gibi)eskisi olmayanın yenisi (veya acarı) olmazeskisini aratmamakeskiye rağbet (veya itibar) olsaydı bitpazarına nur yağardı
Birleşik Kelimeler (17)
Eski Anadolu TürkçesiEski ÇağEski Dünyaeski eserlereski göz ağrısıeski kafalıeski kasımeski kurtEski Oğuz Türkçesieski püsküeski toprakeski tüfekEski TürkçeEski Türkiye TürkçesiEski Uygur Türkçesieski yazıbaşeski
kulakğı (I)
1. sıfat, isim Başın her iki yanında bulunan işitme organı
"Kulaklarımın uğultusu içinde, söylediği lakırtıların hiçbirini duymuyordum." - Hüseyin Cahit Yalçın
"Kulaklarımın uğultusu içinde, söylediği lakırtıların hiçbirini duymuyordum." - Hüseyin Cahit Yalçın
2. isim, anatomi Bu organın, sesleri toplayıp içeriye almaya yarayan dış bölümü
"Elleriyle kulaklarını tıkayıp yatağının yanında tortop oldu." - Halide Edip Adıvar
3. isim Balıklarda başın iki yanında bulunan ve ağızdan alıp solungaçlardan geçirdiği suyu dışarıya vermeye yarayan yarıklardan her biri
4. isim Saban kulağı
5. isim Duvar, baca, şömine vb. yerlerde kulağa benzer çıkıntı
6. isim, müzik Telli çalgılarda tel germeye yarayan burgu
7. isim, coğrafya Akarsuların ve özellikle göllerin karaya giren ve durgunlaşan yerleri
8. zarf, mecaz Seslerin uygunluğunu seçebilme ve değerlendirebilme yeteneği
kulakğı (II)
Rusça
9. sıfat, isim Varlıklı Rus köylüsü
kulakğı (III)
10. sıfat, isim Başın her iki yanında bulunan işitme organı
"Kulaklarımın uğultusu içinde, söylediği lakırtıların hiçbirini duymuyordum." - Hüseyin Cahit Yalçın
"Kulaklarımın uğultusu içinde, söylediği lakırtıların hiçbirini duymuyordum." - Hüseyin Cahit Yalçın
11. isim, anatomi Bu organın, sesleri toplayıp içeriye almaya yarayan dış bölümü
"Elleriyle kulaklarını tıkayıp yatağının yanında tortop oldu." - Halide Edip Adıvar
12. isim Balıklarda başın iki yanında bulunan ve ağızdan alıp solungaçlardan geçirdiği suyu dışarıya vermeye yarayan yarıklardan her biri
13. isim saban kulağı
14. isim Duvar, baca, şömine vb. yerlerde kulağa benzer çıkıntı
15. isim, müzik Telli çalgılarda tel germeye yarayan burgu
16. zarf, mecaz Seslerin uygunluğunu seçebilme ve değerlendirebilme yeteneği
Atasözleri, Deyimler ve Kalıp Sözler (89)
kulak (veya kulaklarını) tıkamakkulak (veya kulağını) tırmalamakkulak arkası (veya ardı) etmekkulak asmakkulak kabartmakkulak kesilmekkulak kıvırmakkulak tutmakkulak vermekkulakları dolmakkulakları paslanmakkulakları patlatmakkulakları uğuldamakkulaklarına kadar kızarmakkulaklarını dikmekkulaklarının pasını gidermekkulağı (bir şeyde) olmakkulağı (veya kulakları) çınlasınkulağı ağır işitmekkulağı dikilmekkulağı duvar olmakkulağı okşamakkulağı olmamakkulağı ters taraftan göstermekkulağına fısıldamakkulağına gelmekkulağına girmemekkulağına gitmekkulağına inanmamakkulağına kar suyu kaçmakkulağına kar suyu kaçırmakkulağına koymak (veya sokmak)kulağına küpe olmak (veya etmek)kulağına söylemekkulağına çalınmakkulağına çarpmakkulağını açmakkulağını bükmekkulağını doldurmakkulağını sağır etmekkulağını çekmekkulağını çınlatmakkulağının zarı patlamakkulağının üzerine yatmak(bir şeye) kulak vermek(birinin) kulağını bükmek(birinin) kulağını çekmek(birinin) kulağını çınlatmak(birinin) kulağının zarı patlamakkulak (veya kulaklarını) tıkamakkulak (veya kulağını) tırmalamakkulak arkası (veya ardı) etmekkulak asmakkulak kabartmakkulak kesilmekkulak kıvırmakkulak tutmakkulakları dolmakkulakları paslanmakkulakları patlatmakkulakları uğuldamakkulaklarına kadar kızarmakkulaklarını dikmekkulaklarının pasını gidermekkulağa kadar gelmekkulağı (bir şeyde) olmakkulağı (veya kulakları) çınlasınkulağı ağır işitmekkulağı dikilmekkulağı duvar olmakkulağı okşamakkulağı olmamakkulağı ters taraftan göstermekkulağına fısıldamakkulağına gelmekkulağına girmemekkulağına gitmekkulağına inanmamakkulağına kar suyu kaçmakkulağına kar suyu kaçırmakkulağına koymak (veya sokmak)kulağına küpe olmak (veya etmek)kulağına söylemekkulağına çalınmakkulağına çarpmakkulağını açmakkulağını doldurmakkulağını sağır etmekkulağının üzerine yatmak
Birleşik Kelimeler (91)
kulak altı bezikulak çivisikulakdavulukulak demirikulak dolgunluğukulak erimikulak kepçesikulak kulağakulak memesikulak misafirikulak sadakasıkulak tıkacıkulak tırmalayıcıkulaktozukulak zarıkulağı delikkulağı kesikkulağı kiriştekulağı tetiktekulağı tıkalıdış kulakekşikulakiç kulakkabakulakkamışkulakkarakulakkepçe kulakorta kulakyelken kulakaslankulağıayıkulağıbaca kulağıcankulağıdenizkulağıdeniz kulağıeşekkulağıfarekulağıfilkulağıkuzukulağımüzik kulağısaban kulağısıçankulağıtavşankulağıeli kulağındaağzı kulaklarındakulak altı bezikulak çivisikulakdavulukulak demirikulak dolgunluğukulak erimikulak kepçesikulak kulağakulak memesikulak misafirikulak sadakasıkulak tıkacıkulak tırmalayıcıkulaktozukulak zarıkulağı delikkulağı kesikkulağı kiriştekulağı tetiktekulağı tıkalıdış kulakekşikulakiç kulakkabakulakkamışkulakkarakulakkepçe kulakorta kulakyelken kulakaslankulağıayıkulağıbaca kulağıcankulağıdenizkulağıdeniz kulağıeşekkulağıfarekulağıfilkulağıkurtkulağıkuzukulağımüzik kulağısaban kulağısıçankulağıtavşankulağıeli kulağındaağzı kulaklarında
rus (I)
1. sıfat, isim Rusya Federasyonu’nda yaşayan halk veya bu halkın soyundan olan kimse; Moskof
Birleşik Kelimeler (3)
Rus ruletiRus salatasıBeyaz Rus
varlıklı (I)
1. sıfat, sıfat zengin
"Sinan, varlıklı bir ailenin çocuğu." - Ahmet Ümit
Varlıklı eski Rus köylülerine verilen ad bulmacada nedir?

"Varlıklı eski Rus köylülerine verilen ad" bulmacalarda sıklıkla karşılaşabileceğiniz bir bulmaca sorusudur. Kayıtlarımızda cevap olarak kullanabilecek1kayıt bulunmuştur. Yeni oluşturmaya başladığımız bulmaca arşivine göre "Varlıklı eski Rus köylülerine verilen ad" terimi 0 defa bulmacalarda cevap olarak kullanılmıştır. Bu rakamlar sadece belli bir tarihten geçerli olarak tutulmaya başlanmıştır.

Bulmacalarda da karşılaşabileceğiniz "Varlıklı eski Rus köylülerine verilen ad" sorusuna cevap olarak "KULAK" yanıtları verilebilir.

Eğer aradığınız cevabı hala bulamadıysanız, yandaki alakalı soruları inceleyebilirsiniz.

IstatistikDeger
Cevap Sayısı1
Bulmacada Çıkma SıklığıBilinmiyor
Kelime Sayısı6
Harf Sayısı40