Sıcak, kuru ve sert esen bir tür rüzgâr

FON

Türkçe Sözlük Anlamları

fön (I)
Almanca Föhn
1. sıfat, isim Sıcak veya soğuk hava üfleyen bir aletle saçı kurutup biçim vererek tarama
2. sıfat Sıcak, kuru ve sert esen bir rüzgâr türü
Atasözleri, Deyimler ve Kalıp Sözler (1)
fön çekmek
fon (I)
Fransızca fond
1. sıfat, isim Belirli bir iş için gerektikçe harcanmak üzere ayrılıp işletilen para, kaynak
"Karşılıklı paralar fonundan beş yüz milyon lira millî savunma hizmetlerine tahsis edilmişti." - Attilâ İlhan
"Karşılıklı paralar fonundan beş yüz milyon lira millî savunma hizmetlerine tahsis edilmişti." - Attilâ İlhan
2. isim, ekonomi Bir kuruluşun mali kaynaklarının tümünün göstergesi
3. isim Sinemada, tiyatroda oyuncuların arkasındaki resim, fotoğraf veya çeşitli plastik ögelerden oluşan dekor, görüntü
4. isim Bir tabloda, üzerinde konunun işlendiği boya katı
5. isim İç mimaride üstüne başka şeyler eklenen bölüm
6. isim Bir kumaşın alt dokusu
Birleşik Kelimeler (6)
fon kâğıdıfon müziğilikit fonFak Fuk Fonukonut fonuyatırım fonu
kuru (I)
1. sıfat, sıfat Suyu, nemi olmayan, yaş ve nemli karşıtı
"Yanakları kuruydu fakat gözleri tamamıyla siyah yaştı." - Halide Edip Adıvar
2. sıfat Yağış almayan veya üzerinde bitki olmayan (yer)
"Kuru çöl. Kuru tepeler."
3. sıfat Daha sonra kullanılmak için kurutulmuş, taze ve yeşil karşıtı
"Evlerin önlerine kuru meşe dallarıyla örtülü çardaklar yapmışlar." - Refik Halit Karay
4. sıfat Canlılığını yitirmiş (bitki)
"Çiçek açmaz kuru bir ağaç, ötmeyi unutmuş bir kuş mu oldum?" - Halide Edip Adıvar
5. sıfat Salgısı olmayan
"Kuru öksürük. Kuru egzama."
6. sıfat Döşenmemiş, çıplak
"Salih Reis, dört kuru duvardan ibaret fukara kapısından gördüğü mavi denize baka baka ölmek istiyordu." - Halikarnas Balıkçısı
7. sıfat Katıksız, yanında başka şey olmayan (yiyecek)
"Kuru çayla karın doyar mı?"
8. zarf, mecaz Etkisi ve sonucu olmayan
"Şahsına topluluğun isteğini emanet edenler boş bir riya, kuru bir şeref olsun diye laf etmediler." - Ruşen Eşref Ünaydın
9. zarf, mecaz sıska
10. zarf, mecaz Heyecanı, tadı olmayan, tekdüze
"Kuru, zevksiz bir hayat."
11. zarf, mecaz Akıcı olmayan, duygudan yoksun
"Kuru bir anlatım."
12. sıfat, isim kuru fasulye
Atasözleri, Deyimler ve Kalıp Sözler (8)
kuru başına kalmakkuru gayret çarık eskitirkuru hasır (veya kilim) üstünde kalmakkuru laf karın doyurmazkuru tahtada kalmakkuru çeşmeden abdest almakkuruda kalmakkurunun yanında yaş da yanar
Birleşik Kelimeler (53)
kuru boyakuru çaykuru çayırkuru çeşmekuru derekuru duvarkuru ekmekkuru erikkuru fasulyekuru filtrekuru gürültükuru havakuru iftirakuru incirkurukafakuru kafakuru kahvekuru kalabalıkkuru kayısıkuru kemikkuru köftekuru kuruyakuru kuyukuru lafkuru meyvekuru öksürükkuru pastakuru pilkuru sebzekuru selekurusıkıkuru selekuru soğankuru soğukkuru sözkuru tarımkuru temizlemekuru üzümkuru yemişkuru yemişçikuru yükkuru ziraatkara kurutuzu kurukaraca kurucaBeypazarı kurusudut kurusugülkurusugül kurusuinsan kurusukız kurusupiç kurusuyaprakkurusu
sert (I)
Farsça serd
1. sıfat, sıfat Çizilmesi, kırılması, buruşması, kesilmesi veya çiğnenmesi güç olan; bek (I), berk, pek, katı (I), yumuşak karşıtı
"Sert tahta."
2. sıfat Esnekliği az olan, kolayca eğilip bükülmeyen
"Tabakanın sert yaylı kapağını tak diye kapatıyor." - Tarık Buğra
3. sıfat Kolay dayanılmayan, zor katlanılan, etkili, yumuşak karşıtı
"Sert iklim. Sert hava."
4. sıfat Güçlü kuvvetli
"Kapıyı kapadı, döndü, sert adımlarla ilerledi." - Memduh Şevket Esendal
5. sıfat Etkisi şiddetli ve keskin olan, hafif karşıtı
"Sert içki."
6. sıfat Bağışlaması, hoşgörüsü olmayan
"Birçokları beni dik ve sert olduğum için belki sevmiyorlardı." - Memduh Şevket Esendal
7. sıfat Gönül kırıcı, katı, ters olan
8. sıfat, zarf Gönül kırıcı, katı, ters bir biçimde
"Ben de ona bile bile sert çıkıştım." - Ahmet Kabaklı
9. zarf, mecaz Hırçın, öfkeli, hiddetli olan
"Zaten Atatürk'ün ne vakit öfkesine kapılarak herhangi bir kimseye karşı herhangi bir sert harekette bulunduğunu kim hatırlar?" - Yakup Kadri Karaosmanoğlu
10. zarf, mecaz Titizlikle uygulanan; sıkı
"Sert bir yönetim."
11. isim, dil bilgisi tonsuz
Atasözleri, Deyimler ve Kalıp Sözler (1)
sert çıkmak
Birleşik Kelimeler (9)
sert buğdaysert damaksert dokusert sessizsert susert tabakasert ünsüzsert zartatlı sert
sıcakğı (I)
1. sıfat, sıfat Yakmayacak derecede ısısı olan, yakmayacak kadar ısı veren, soğuk karşıtı
"Yorganın altında sıcak gözyaşları dökerek gecelerce beklemişti." - Orhan Kemal
2. sıfat Isısı yüksek olan, çok ısınmış
"Kız kardeşim ikindiüzeri bana sıcak, limonlu bir çorba içirdi." - Aka Gündüz
3. sıfat, isim Havadaki yüksek ısı
"Bu sıcakta arada bir şeyler içip yemeden çalışılmıyor." - Necati Cumalı
4. sıfat, isim Sıcak yer
"Burası bir makine dairesi kadar sıcaktı." - Yakup Kadri Karaosmanoğlu
5. sıfat, isim hamam
6. zarf, mecaz Dostça olan, sevgi dolu
"Sıcak bir karşılama. Sıcak bir yuva."
7. zarf Aniden ve kendiliğinden ortaya çıkmış olan (haber, gelişme vb.)
Atasözleri, Deyimler ve Kalıp Sözler (4)
sıcak bakmaksıcak basmak (veya bastırmak)sıcak olmaksıcak yüz göstermek
Birleşik Kelimeler (19)
sıcak çekmesıcak dalgasısıcak habersıcak harpsıcak içeceksıcakkanlısıcak kuşaksıcak parasıcak renklersıcak savaşsıcak sıcaksıcak temassıcak yastıksıcağı sıcağınaara sıcakeş sıcakkanı sıcaksarı sıcakcehennem sıcağı
Sıcak, kuru ve sert esen bir tür rüzgâr bulmacada nedir?

"Sıcak, kuru ve sert esen bir tür rüzgâr" bulmacalarda sıklıkla karşılaşabileceğiniz bir bulmaca sorusudur. Kayıtlarımızda cevap olarak kullanabilecek1kayıt bulunmuştur. Yeni oluşturmaya başladığımız bulmaca arşivine göre "Sıcak, kuru ve sert esen bir tür rüzgâr" terimi 0 defa bulmacalarda cevap olarak kullanılmıştır. Bu rakamlar sadece belli bir tarihten geçerli olarak tutulmaya başlanmıştır.

Bulmacalarda da karşılaşabileceğiniz "Sıcak, kuru ve sert esen bir tür rüzgâr" sorusuna cevap olarak "FON" yanıtları verilebilir.

Eğer aradığınız cevabı hala bulamadıysanız, yandaki alakalı soruları inceleyebilirsiniz.

IstatistikDeger
Cevap Sayısı1
Bulmacada Çıkma SıklığıBilinmiyor
Kelime Sayısı8
Harf Sayısı39
Sıcak, kuru ve sert esen bir tür rüzgâr | Bulmaca Sözlüğü