Şehir ya da ev yıkıntısı, kalıntı

ÖREN

Türkçe Sözlük Anlamları

ev (I)
1. sıfat, isim Bir kimsenin veya ailenin içinde yaşadığı yer; bark, ev bark, beyit, dar (IV), hane, mekân
2. zarf, mecaz aile
"Evine bağlı bir adam."
3. zarf, eskimiş soy
Atasözleri, Deyimler ve Kalıp Sözler (12)
ev alma, komşu alev açmakev bozmakev ev dolaşmak (veya gezmek)ev işletmekev tutmakevde kalmakevdeki pazar (veya hesap) çarşıya uymazeve çıkmakevi ev eden avratevlerden ırak (veya uzak)evlere şenlik
Birleşik Kelimeler (102)
ev adamıev altıev barkev çizgileriev ekmeğiev ekonomisiev eşyasıev gezmesiev halkıev hanımıev işiev kadınıev sahibiev sineğiev yemeğievi sırtındadubleks evgenelevkonteyner evtaşınır evtripleks evyüzer evAllah'ın eviarıtımeviaşeviayevibabaevibağ evibakımevibasımevibıçkıevibuğuevicamevicanevicemevicenazeevicezaevicilteviçayeviçiçekevidağ evidağıtımevidamıtımevidernekevidikimevidoğumevidoyumevidökümevidüğünevidümenevidünyaevidüşkünlerevierkekeviezimevigiyimevigökevigözevigözlemevihâkimevihalkevihekimevihuzurevihücre eviıslaheviimamevikadınevikahveevikayakevikesimevikızevikimsesizlerevikitabevikonukevikuş evimerdivenevimodaevimüzikevioğlaneviordueviorman eviöğretmeneviölüevipoliseviprefabrik evradyoevirandevuevisağlıkevisanatevisayrılarevisazevisergievisığınmaevitaziyeevitecimevitutukeviüretimeviyapımeviyargıeviyarı açık cezaeviyaseviyayınevigökyüzü evleri
ören (I)
1. sıfat, isim Ait olduğu eski uygarlık hakkında fikir edinmemizi sağlayan kültür ve tabiat kalıntılarından oluşan alan
Birleşik Kelimeler (1)
ören yeri
şehirhri (I)
Farsça şehr
1. sıfat, isim Yirmi binden çok nüfusu olan, bu nüfusunun çoğu ticaret, sanayi, hizmet veya yönetimle ilgili işlerle uğraşan, genellikle tarımsal etkinliklerin olmadığı yerleşim alanı; kent, site
Birleşik Kelimeler (14)
şehir coğrafyasışehir efsanesişehir hatlarışehir kulübüşehir merkezişehir plancısışehir rehberişehir turuşehirler arasıaçık şehirana şehirbaşşehirbüyükşehirkardeş şehir
ya (I)
1. sıfat, ünlem Şaşma, şaşkınlık bildiren bir söz
"Of ya, yine mi ödev! "
ya (II)
Farsça
2. sıfat, bağlaç Şaşma, şaşkınlık bildiren bir söz
"Ya, bu adam kim?"
3. sıfat Bir düşüncenin karşıtı düşünülürken kullanılan bir söz
"Yetişirim diyorsun, ya yetişemezsen?"
4. sıfat Gereklik ve onay bildiren cümlelerde yargının onaylandığını bildiren bir söz
"Biz de gelelim mi? -Gelin ya."
5. sıfat Dilek ve geniş zaman kiplerinde yargıyı güçlendiren bir söz
"Bu, söylenecek söz mü? -Söylenir ya. Azıcık yardımcı olsa ya."
6. sıfat Bilinen, görülen, hatırlanıp anlatılan bir olay dolayısıyla da sorulan başka bir konu için kullanılan bir söz
"Sen geldin, ya Ahmet? Siz karnınızı doyurdunuz, ya ben ne yapayım?"
7. sıfat Bir düşüncede sıra ile yer alan ayrı cins ögelerden biri ötekilerden üstün görüldüğünde `hele, özellikle` anlamlarında kullanılan bir söz
"O çocuğun terbiyesine, zekâsına, çalışkanlığına diyecek yok, ya inceliği. Fırtına kırdı, döktü, yıktı, ya o ağaçlara verdiği zarar."
8. sıfat Cevap niteliğinde olan cümlenin sonuna getirildiğinde asıl yargının arkadan gelen cümle ile anlatılacağını belirten bir söz
"Fena oğlan değildir, değildir ya, yalnız bu sarhoşluğu var." - Memduh Şevket Esendal
9. sıfat Bazı çekimli zamanlardan sonra gelerek anlamı pekiştiren, kuvvetlendiren bir söz: Yediydin ya. Oturmuşum ya
ya (III)
10. sıfat, ünlem evet
"Seninle gelmemi ister misin? -Ya, ne kadar iyi olur."
11. sıfat Gereklik ve onay bildiren cümlelerde yargının onaylandığını bildiren bir söz
"Biz de gelelim mi? -Gelin ya."
12. sıfat Cevap niteliğinde olan cümlenin sonuna getirildiğinde asıl yargının arkadan gelen cümle ile anlatılacağını belirten bir söz
"Fena oğlan değildir, değildir ya, yalnız bu sarhoşluğu var." - Memduh Şevket Esendal
13. sıfat Bazı çekimli fiillerden sonra gelerek anlamı pekiştiren, kuvvetlendiren bir söz
"Yediydin ya. Oturmuşum ya. Bu, söylenecek söz mü? -Söylenir ya. Azıcık yardımcı olsa ya."
ya (IV)
Arapça
14. sıfat, ünlem “Ey, hey” anlamlarında bir seslenme sözü
"Yürü ya mübarek!"
ya (V)
Farsça
15. sıfat, bağlaç Bir düşüncenin karşıtı düşünülürken kullanılan bir söz
"Yetişirim diyorsun, ya yetişemezsen?"
16. sıfat Bilinen, görülen, hatırlanıp anlatılan bir olay dolayısıyla da sorulan başka bir konu için kullanılan bir söz
"Sen geldin, ya Ahmet? Siz karnınızı doyurdunuz, ya ben ne yapayım?"
17. sıfat Bir düşüncede sıra ile yer alan ayrı cins ögelerden biri ötekilerden üstün görüldüğünde “hele, özellikle” anlamlarında kullanılan bir söz
"O çocuğun terbiyesine, zekâsına, çalışkanlığına diyecek yok, ya inceliği. Fırtına kırdı, döktü, yıktı, ya o ağaçlara verdiği zarar."
Atasözleri, Deyimler ve Kalıp Sözler (6)
ya ya ya şa şa şaya Allahya Rabbi (veya Rab)ya nasipya sabırya sabır çekmek
Birleşik Kelimeler (7)
ya dayahutveyaya dayahutya ... ya...veya
Şehir ya da ev yıkıntısı, kalıntı bulmacada nedir?

"Şehir ya da ev yıkıntısı, kalıntı" bulmacalarda sıklıkla karşılaşabileceğiniz bir bulmaca sorusudur. Kayıtlarımızda cevap olarak kullanabilecek1kayıt bulunmuştur. Yeni oluşturmaya başladığımız bulmaca arşivine göre "Şehir ya da ev yıkıntısı, kalıntı" terimi 0 defa bulmacalarda cevap olarak kullanılmıştır. Bu rakamlar sadece belli bir tarihten geçerli olarak tutulmaya başlanmıştır.

Bulmacalarda da karşılaşabileceğiniz "Şehir ya da ev yıkıntısı, kalıntı" sorusuna cevap olarak "ÖREN" yanıtları verilebilir.

Eğer aradığınız cevabı hala bulamadıysanız, yandaki alakalı soruları inceleyebilirsiniz.

IstatistikDeger
Cevap Sayısı1
Bulmacada Çıkma SıklığıBilinmiyor
Kelime Sayısı6
Harf Sayısı33