Paye, taş ya da tuğladan örülmüş taşıyıcı mimari öğe

AYAK

Türkçe Sözlük Anlamları

ayakğı (I)
1. sıfat, isim Bacakların bilekten aşağıda bulunan ve yere basan bölümü
"Çimenlerin üzerindeki çiylerde güneşten düşmüş parlak elmas damlalarını inadına ayaklarıyla ezdi." - Ömer Seyfettin
"Çimenlerin üzerindeki çiylerde güneşten düşmüş parlak elmas damlalarını inadına ayaklarıyla ezdi." - Ömer Seyfettin
2. sıfat Birtakım şeylerin yerden yüksekçe durmasını sağlayan dayak, destek veya bunlardan her biri; bacak
"Köşede duran, ayağı kırık tahta sandalyeye oturdum." - Burhanettin Uysal
3. sıfat Vücudun belden aşağı bölümü; bacak
"Ayağına bir pantolon çekti."
4. sıfat Yürüyüşün ağırlık veya çabukluk derecesi
"Senin ayağınla köye akşama kadar varamayız."
5. sıfat basamak
6. sıfat Futun küpü alınarak hesaplanan değer
7. zarf, ağızlardan Mayalardan önce, makama uygun olarak çalınan veya söylenen beste
8. zarf Yarım arşın veya 30,5 santimetre uzunluğundaki ölçü birimi; kadem, fit (III), fut
9. isim, coğrafya göl ayağı
10. isim, edebiyat Halk edebiyatında koşuklarda kısa yedekli dizeler
11. isim, edebiyat Halk edebiyatında uyak
"Mânicilerin kafa yormadan buldukları ayaklar Cenap'ı şaşkınlıktan şaşkınlığa sürükler." - Salâh Birsel
12. isim, matematik Bir doğrunun başka bir doğruyu veya bir düzlemi kestiği nokta
"Dikme ayağı."
13. isim, spor Karakucak ve yağlı güreşte pehlivanların ayrıldıkları beş dereceden beşincisi
14. isim, spor Altılı ganyanda yer alan her bir koşu
15. isim, madencilik Kömür ocaklarında kömürün çıkarıldığı galeri
16. zarf, mecaz Bir düşüncenin, bir yapının olmazsa olmazı sayılan, temelini oluşturduğu düşünülen şeylerin her biri
Atasözleri, Deyimler ve Kalıp Sözler (83)
ayak almadık taş olmaz, başa gelmedik iş olmazayak almakayak atmakayak atmamakayak ayak üstüne atmakayak açmak (veya vermek)ayak basmakayak basmamakayak değiştirmekayak diremekayak sürümekayak tutmakayak uydurmakayak vermekayak yapmakayak çekmekayak üstünde olmakayaklar altına almakayaklar baş, başlar ayak olmakayakları geri geri gitmekayakları yerden kesilmekayakları yere değmemekayakları üstünde durmakayaklarına (veya ayağına) kara su (veya sular) inmekayaklarının (veya ayağının) ucuna basmakayağa düşmekayağa fırlamakayağa kaldırmakayağa kalkmakayağı (veya ayakları) dolaşmakayağı (veya ayakları) suya ermekayağı almakayağı alışmakayağı düze basmakayağı düşmekayağı gitmemekayağı ile gelmekayağı yerden kesilmekayağı yürüten baştırayağına (veya ayaklarına) dolanmak (veya dolaşmak)ayağına (veya ayaklarına) kapanmakayağına bağ olmakayağına bağ vurmakayağına düşmekayağına gelmekayağına getirmekayağına geçirmekayağına gitmekayağına ip takmakayağına kira istemekayağına sağlıkayağına sıcak su mu, soğuk su mu dökelim?ayağına sıkmakayağına çağırmakayağına çelme takmakayağına üşenmemekayağında donu yok, fesleğen ister (veya takar) başınaayağını (veya ayaklarını) altına almakayağını (veya ayaklarını) sürümekayağını (veya ayaklarını) öpeyimayağını alamamakayağını bağlamakayağını denk almakayağını denk basmakayağını giymekayağını kaydırmakayağını kesmekayağını sıcak tut, başını serin; gönlünü ferah tut, düşünme derinayağını tek almakayağını vurmakayağını yorganına göre uzatayağını çekmekayağının (veya ayaklar) altındaayağının (veya ayaklarının) altını öpeyimayağının altına almakayağının altına karpuz kabuğu koymakayağının bastığı yerde ot bitmezayağının bağını çözmekayağının pabucu olamamakayağının pabucunu başına giymekayağının tozu ileayağının tozunu silmedenayağının türabı olmak
Birleşik Kelimeler (75)
ayakaltıayak atışıayak ayasıayak bağıayak banyosuayakbastıayak bileğiayak divanıayak hatasıayak havlusuayak işiayak iziayakkabıayak keseriayak kirasıayak oyunuayak perdeayak satıcısıayak tabanıayaktakımıayak tarağıayak tenisiayak teriayak topuayakucuayak ucuayaküstüayaküzeriayakyoluayağı bağlıayağı karıncalıayağı uğurluayağı üzengideayağına çabukayaktan hastaağırayakaltıncı ayakarka ayakbeşinci ayakbir ayak evvelbirinci ayakçatal ayakdördüncü ayakdört ayakdüzayakgiderayakgömme ayakikinci ayakkırkayakönayakön ayaksacayaktakma ayaküçayaküçüncü ayakyalancı ayakyalın ayakyarım ayaktepeden ayağadanaayağıdomuzayağıduvar ayağıeli ayağı düzgüngöl ayağıhorozayağıitayağıkazayağıkediayağıkurtayağısacayağıtavşanayağıtavukayağıturnaayağıeline ayağına çabukkanı ayaklı
paye (I)
Farsça pāye
1. sıfat, isim rütbe
"Lalalık, kavaslık derecelerinden kalfalık payesine yükseldiği bir sırada İsmail'in oğlu yanımdan uzaklaştırıldı, gitti." - Yakup Kadri Karaosmanoğlu
"Lalalık, kavaslık derecelerinden kalfalık payesine yükseldiği bir sırada İsmail'in oğlu yanımdan uzaklaştırıldı, gitti." - Yakup Kadri Karaosmanoğlu
2. sıfat aşama
Atasözleri, Deyimler ve Kalıp Sözler (1)
paye vermek
taş (I)
1. sıfat, isim Kimyasal veya fiziksel durumu değişiklikler gösteren, rengini içindeki maden, tuz ve oksitlerden alan sert ve katı madde
"Kireç taşı. Oltu taşı."
2. sıfat, sıfat Bu maddeden yapılmış, bu maddeden oluşmuş
3. sıfat Bazı yerlerde ve işlerde kullanılmak için bu maddeden özel olarak hazırlanmış malzeme
4. sıfat Yapı işlerinde kullanılmak için bu maddeden hazırlanmış malzeme
"Tophane yukarılarında taştan bir binada oturuyordu." - Sait Faik Abasıyanık
5. sıfat Mücevherlerde kullanılan yüksek değerli cevher
"Bu küpenin taşları o kadar temiz değil."
6. sıfat Dama, domino vb. oyunlarda kullanılan metal, kemik, plastik veya tahta parçalardan her biri
7. isim, tıp Bazı organların içinde, özellikle idrar kesesi vb.nde oluşan, türlü biçim ve hacimdeki katı madde
8. isim, jeoloji Bazı kütlelerden kopan veya koparılan parça
9. zarf, mecaz Üstü kapalı bir biçimde söylenen iğneleyici söz
Atasözleri, Deyimler ve Kalıp Sözler (22)
taş atmaktaş attın da kolun mu yoruldu?taş atıp kolu yorulmamaktaş düşürmektaş gibitaş kesilmektaş koymaktaş kırdırmaktaş sürmektaş taş üstünde bırakmamaktaş yağar kıyamet koparkentaş yerinde ağırdırtaş çatlasataş çıkarmak (veya çıkartmak)taşa tutmaktaşa çekmektaşlar yerine oturmaktaşı gediğine koymaktaşı sıksa suyunu çıkarırtaşı toprağı altın olmaktaşı ölçeyimtaşın altına elini koymak
Birleşik Kelimeler (151)
taş arabasıtaş bademitaş balığıtaş baskıtaş basmacıtaş basmasıtaş bebektaş bilimitaş böceğiTaş ÇağıTaş Devritaş dolgutaş döşemetaş ekmektaş fırıntaş iliğitaş kafataş kalplitaş kömürütaş küretaş levreğitaş nanesitaş ocağıtaş pamuğutaş plaktaş pudrataşsarımsağıtaş tahtataş topraktaş uykusutaş yağıtaş yuvarıtaş yünütaş yürekliaktaşbaş taşbeştaşbuzul taşCilalı Taş Devridağ taşdamla taşdikili taşdokuztaşkayağan taşkesme taşlaciverttaşmoloz taşpamuk taşıpüskürük taşsesli taştektaşüçtaşyalancı taşyaprak taşyeditaşYontma Taş Devrialçı taşıalüminyum taşıanahtar taşıAnkara taşıaşı taşıatlama taşıayna taşıbakır taşıbalgam taşıbileği taşıbinek taşıböbrek taşıcehennem taşıçakıl taşıçakmak taşıdama taşıdamla taşıdeğirmen taşıdenek taşıdenge taşıdiş taşıdolan taşıEskişehir taşıetek taşıfal taşıgaz taşıgöbek taşıgök taşıgöz taşıHacıbektaş taşıhava taşıhece taşıinci taşıişitme taşıKadıköy taşıkaldırım taşıkan taşıkapak taşıkatran taşıkaymak taşıkaynaç taşıkazan taşıkenar taşıkilit taşıkilometre taşıkil taşıkireç taşıkitabe taşıkösele taşıköşe taşıkum taşılitografya taşıloğ taşılüle taşımalı taşıMalta taşımeteor taşımezar taşımihenk taşımola taşımusalla taşıNecef taşınişan taşıocak taşıoksidiyon taşıOltu taşıpaket taşıpamuk taşıpanzehir taşıparke taşıponza taşıraspa taşısabır taşısabun taşısadaka taşısatranç taşıSeylan taşısınır taşısünger taşısüt taşışap taşışimşek taşıtabla taşıtemel taşıteslim taşıustura taşıuzay taşıüzengi taşıyada taşıyağ taşıyağmur taşıyapı taşıyılan taşıyıldız taşızımpara taşı
tas (I)
Arapça ṭās
1. sıfat, isim Genellikle içine sulu şeyler konulan metal vb.nden yapılmış kap
2. sıfat, sıfat Bu kabın alacağı miktarda olan
"İki tas pirinç."
3. sıfat Başa giyilen metal koruyucu
"Tulumbacılar yangınlarda başlarına kalaylı taslar giyerler." - Salâh Birsel
Atasözleri, Deyimler ve Kalıp Sözler (1)
tas gibi
Birleşik Kelimeler (9)
tas kebabıtas tarakel tasıhamam tasıkafatasıkarıntasısefer tasısu tasıtıraş tası
ya (I)
1. sıfat, ünlem Şaşma, şaşkınlık bildiren bir söz
"Of ya, yine mi ödev! "
ya (II)
Farsça
2. sıfat, bağlaç Şaşma, şaşkınlık bildiren bir söz
"Ya, bu adam kim?"
3. sıfat Bir düşüncenin karşıtı düşünülürken kullanılan bir söz
"Yetişirim diyorsun, ya yetişemezsen?"
4. sıfat Gereklik ve onay bildiren cümlelerde yargının onaylandığını bildiren bir söz
"Biz de gelelim mi? -Gelin ya."
5. sıfat Dilek ve geniş zaman kiplerinde yargıyı güçlendiren bir söz
"Bu, söylenecek söz mü? -Söylenir ya. Azıcık yardımcı olsa ya."
6. sıfat Bilinen, görülen, hatırlanıp anlatılan bir olay dolayısıyla da sorulan başka bir konu için kullanılan bir söz
"Sen geldin, ya Ahmet? Siz karnınızı doyurdunuz, ya ben ne yapayım?"
7. sıfat Bir düşüncede sıra ile yer alan ayrı cins ögelerden biri ötekilerden üstün görüldüğünde `hele, özellikle` anlamlarında kullanılan bir söz
"O çocuğun terbiyesine, zekâsına, çalışkanlığına diyecek yok, ya inceliği. Fırtına kırdı, döktü, yıktı, ya o ağaçlara verdiği zarar."
8. sıfat Cevap niteliğinde olan cümlenin sonuna getirildiğinde asıl yargının arkadan gelen cümle ile anlatılacağını belirten bir söz
"Fena oğlan değildir, değildir ya, yalnız bu sarhoşluğu var." - Memduh Şevket Esendal
9. sıfat Bazı çekimli zamanlardan sonra gelerek anlamı pekiştiren, kuvvetlendiren bir söz: Yediydin ya. Oturmuşum ya
ya (III)
10. sıfat, ünlem evet
"Seninle gelmemi ister misin? -Ya, ne kadar iyi olur."
11. sıfat Gereklik ve onay bildiren cümlelerde yargının onaylandığını bildiren bir söz
"Biz de gelelim mi? -Gelin ya."
12. sıfat Cevap niteliğinde olan cümlenin sonuna getirildiğinde asıl yargının arkadan gelen cümle ile anlatılacağını belirten bir söz
"Fena oğlan değildir, değildir ya, yalnız bu sarhoşluğu var." - Memduh Şevket Esendal
13. sıfat Bazı çekimli fiillerden sonra gelerek anlamı pekiştiren, kuvvetlendiren bir söz
"Yediydin ya. Oturmuşum ya. Bu, söylenecek söz mü? -Söylenir ya. Azıcık yardımcı olsa ya."
ya (IV)
Arapça
14. sıfat, ünlem “Ey, hey” anlamlarında bir seslenme sözü
"Yürü ya mübarek!"
ya (V)
Farsça
15. sıfat, bağlaç Bir düşüncenin karşıtı düşünülürken kullanılan bir söz
"Yetişirim diyorsun, ya yetişemezsen?"
16. sıfat Bilinen, görülen, hatırlanıp anlatılan bir olay dolayısıyla da sorulan başka bir konu için kullanılan bir söz
"Sen geldin, ya Ahmet? Siz karnınızı doyurdunuz, ya ben ne yapayım?"
17. sıfat Bir düşüncede sıra ile yer alan ayrı cins ögelerden biri ötekilerden üstün görüldüğünde “hele, özellikle” anlamlarında kullanılan bir söz
"O çocuğun terbiyesine, zekâsına, çalışkanlığına diyecek yok, ya inceliği. Fırtına kırdı, döktü, yıktı, ya o ağaçlara verdiği zarar."
Atasözleri, Deyimler ve Kalıp Sözler (6)
ya ya ya şa şa şaya Allahya Rabbi (veya Rab)ya nasipya sabırya sabır çekmek
Birleşik Kelimeler (7)
ya dayahutveyaya dayahutya ... ya...veya
Paye, taş ya da tuğladan örülmüş taşıyıcı mimari öğe bulmacada nedir?

"Paye, taş ya da tuğladan örülmüş taşıyıcı mimari öğe" bulmacalarda sıklıkla karşılaşabileceğiniz bir bulmaca sorusudur. Kayıtlarımızda cevap olarak kullanabilecek1 kayıt bulunmuştur. Yeni oluşturmaya başladığımız bulmaca arşivine göre "Paye, taş ya da tuğladan örülmüş taşıyıcı mimari öğe" terimi 0 defa bulmacalarda cevap olarak kullanılmıştır. Bu rakamlar sadece belli bir tarihten geçerli olarak tutulmaya başlanmıştır.

Bulmacalarda da karşılaşabileceğiniz "Paye, taş ya da tuğladan örülmüş taşıyıcı mimari öğe" sorusuna cevap olarak "AYAK" yanıtları verilebilir.

Eğer aradığınız cevabı hala bulamadıysanız, yandaki alakalı soruları inceleyebilirsiniz.

IstatistikDeger
Cevap Sayısı1
Bulmacada Çıkma SıklığıBilinmiyor
Kelime Sayısı9
Harf Sayısı52
Paye, taş ya da tuğladan örülmüş taşıyıcı mimari öğe | Bulmaca Sözlüğü