İki ya da üç çifte kürekli küçük balıkçı teknesi

ADAYAVRUSU

Türkçe Sözlük Anlamları

adayavrusu (I)
1. sıfat, isim İki veya üç çifte kürekli küçük balıkçı teknesi
"... Cemil Behçet, yine bir yaz günü Çamlimanı’ndan adayavrusu bir kayıkla İstanbul’a gelirken..." - Osman Cemal Kaygılı
iki (I)
1. sıfat, isim Birden sonra gelen sayının adı; dü
2. sıfat Bu sayıyı gösteren 2 ve II rakamlarının adı
3. sıfat, sıfat Birden bir artık
"Ertesi gün iki kardeş erken çıkmışlardı yola." - Ayşe Kulin
Atasözleri, Deyimler ve Kalıp Sözler (56)
iki ahbap çavuşiki arada bir derede (kalmak)iki arada kalmakiki aslan bir posta sığmaziki at bir kazığa bağlanmaziki ateş arasında kalmakiki ayağını bir pabuca sokmak (veya koymak)iki baş bir kazanda kaynamaziki baştan olmakiki cambaz bir ipte oynamaziki cami arasında kalmış beynamaziki deliye bir uslu koymuşlariki dinle bir söyleiki dirhem bir çekirdekiki el bir baş içiniki eli (birinin) yakasında olmakiki eli (kızıl) kanda olsaiki eli böğründe kalmakiki eli yanına düşmekiki eli yanına gelmekiki eli şakaklarında düşünmekiki elim yanıma gelecekiki emini bir yemin aralariki gönül bir olunca samanlık seyran oluriki gözü iki çeşmeiki gözü iki çeşme ağlamakiki gözüm kör olsuniki gözüm önüme aksıniki günün başıiki hırtı bir pırtıiki kaptan bir gemiyi batırıriki kapılı haniki kardeş savaşmış, ebleh buna inanmışiki karpuzu bir koltuğa sığdırmakiki kat olmakiki kere iki dört ederiki kulak bir dil içiniki lafı (veya sözü) bir araya getirememekiki lakırtı etmekiki lakırtıyı bir araya getirmekiki rahmetten (veya iyilikten) biriiki satır laf etmek (veya konuşmak)iki seksen uzanmakiki söz bir pazariki takla bir baklaiki testi tokuşunca biri elbet kırılıriki tımar bir yem yerine geçeriki ucu boklu değnekiki ucunu bir araya getirememekiki yakası bir araya gelmemekiki yakasını bir araya getirememekiki çift laf (veya lakırtı veya söz) etmekiki çıplak bir hamama yakışıriki ölç, bir biçikisi bir kapıya çıkmakikisini bir kazana koysalar kaynamazlar
Birleşik Kelimeler (38)
iki anlamlıiki ayaklıiki başlıikibuçuklukiki büklümiki canlıiki cihaniki cinslikliiki çenekliiki çenetliikiçifteiki dilliiki düzlemliiki eşeyliiki evcikliiki fazlıiki geçeliiki gözümiki kanatlılariki katlıiki noktaiki paralıkiki parmaklıiki şekilliikitekiki tekikitelliiki terimliiki uçlu bozuklukiki yaşamlıiki yaşayışlıikiyüzlüiki yüzlüikide birikide birdebir ikionikitelliyetmiş iki millet
üç (I)
1. sıfat, isim İkiden sonra gelen sayının adı; se (II)
2. sıfat Bu sayıyı gösteren 3 ve III rakamlarının adı
3. sıfat, sıfat İkiden bir artık
Atasözleri, Deyimler ve Kalıp Sözler (5)
üç aşağı beş yukarıüç aşağı beş yukarı dolaşmaküç günlük ömür (veya dünya)üç maymunu oynamaküç nalla bir ata kaldı
Birleşik Kelimeler (31)
üç adımüçayaküç aylarüç aylıküç başlıüç beşüç beyazüç birlik kuralıüç boyutluüç buçuküçbudaküç buutluüççatalüççeyreküç ders imtihanıüç ders sınavıüç durum yasasıüç düzlemliüç eteküçgenüçgülüç hâl kanunuüçkâğıtüçkatüç noktaüç otuzundaüç parmaklıüçtaşüçtekerüçtelliüçten dokuza
cu (I)
1. sıfat, isim Genellikle uzun bir nesnenin incelerek biten son ve sivri noktası
"Bu resmin iki gözü bir makasın ucu ile oyulmuştu." - Aka Gündüz
2. sıfat Bir şeyin baş veya son noktası
3. sıfat Bir şeyin kenarı
"Kırk kişilik bir masanın bir ucunda, üç kişiyiz." - Refik Halit Karay
4. sıfat Dış kenar; periferi
5. sıfat Bir uzaklığın son noktası
"İstikbal, bu yolun ucundan bir güneş gibi doğuyor." - Falih Rıfkı Atay
6. sıfat Bir şeyin başı, tepesi
7. sıfat Kurşun kalemlerde yazmayı sağlayan kömürden yapılan madde
"Kalemin ucunu kâğıda değdiriyor, dikiş makinesi gibi, çizim bitinceye kadar kalemi kaldırmıyor." - Ali Çankırılı
8. sıfat sınır
9. sıfat, sıfat Bir şeye gereğinden çok fazla bağlanan, önem veren; ekstrem
10. isim, tarih Türk devletlerinde genellikle sınır boylarındaki eyalet ve sancak
11. isim, tarih sınır boyu
"Ancak, Selçuklunun Bizans’la barış zamanlarında bile uçlardaki çatışmalar bitmez." - Nevzat Kösoğlu
Atasözleri, Deyimler ve Kalıp Sözler (12)
ucu (herhangi birine) dokunmakucu bucağı olmamak (veya görünmemek veya bulunmamak)ucu bucağı yok (veya kayıp)ucu ortası belli olmamakucunda (bir şey) bulunmakucunda ölüm yok yaucundan tutmakucunu bulmakucunu göstermekucunu kaçırmakuç almauç vermek
Birleşik Kelimeler (15)
uç beyiuçkurutanuç ucauçtan ucaucu açıkucu kapalıucu ucunaartı uçaşırı uçeksi uçileri uçorta uçayakucuayak ucuipucu
ya (I)
1. sıfat, ünlem Şaşma, şaşkınlık bildiren bir söz
"Of ya, yine mi ödev! "
ya (II)
Farsça
2. sıfat, bağlaç Şaşma, şaşkınlık bildiren bir söz
"Ya, bu adam kim?"
3. sıfat Bir düşüncenin karşıtı düşünülürken kullanılan bir söz
"Yetişirim diyorsun, ya yetişemezsen?"
4. sıfat Gereklik ve onay bildiren cümlelerde yargının onaylandığını bildiren bir söz
"Biz de gelelim mi? -Gelin ya."
5. sıfat Dilek ve geniş zaman kiplerinde yargıyı güçlendiren bir söz
"Bu, söylenecek söz mü? -Söylenir ya. Azıcık yardımcı olsa ya."
6. sıfat Bilinen, görülen, hatırlanıp anlatılan bir olay dolayısıyla da sorulan başka bir konu için kullanılan bir söz
"Sen geldin, ya Ahmet? Siz karnınızı doyurdunuz, ya ben ne yapayım?"
7. sıfat Bir düşüncede sıra ile yer alan ayrı cins ögelerden biri ötekilerden üstün görüldüğünde `hele, özellikle` anlamlarında kullanılan bir söz
"O çocuğun terbiyesine, zekâsına, çalışkanlığına diyecek yok, ya inceliği. Fırtına kırdı, döktü, yıktı, ya o ağaçlara verdiği zarar."
8. sıfat Cevap niteliğinde olan cümlenin sonuna getirildiğinde asıl yargının arkadan gelen cümle ile anlatılacağını belirten bir söz
"Fena oğlan değildir, değildir ya, yalnız bu sarhoşluğu var." - Memduh Şevket Esendal
9. sıfat Bazı çekimli zamanlardan sonra gelerek anlamı pekiştiren, kuvvetlendiren bir söz: Yediydin ya. Oturmuşum ya
ya (III)
10. sıfat, ünlem evet
"Seninle gelmemi ister misin? -Ya, ne kadar iyi olur."
11. sıfat Gereklik ve onay bildiren cümlelerde yargının onaylandığını bildiren bir söz
"Biz de gelelim mi? -Gelin ya."
12. sıfat Cevap niteliğinde olan cümlenin sonuna getirildiğinde asıl yargının arkadan gelen cümle ile anlatılacağını belirten bir söz
"Fena oğlan değildir, değildir ya, yalnız bu sarhoşluğu var." - Memduh Şevket Esendal
13. sıfat Bazı çekimli fiillerden sonra gelerek anlamı pekiştiren, kuvvetlendiren bir söz
"Yediydin ya. Oturmuşum ya. Bu, söylenecek söz mü? -Söylenir ya. Azıcık yardımcı olsa ya."
ya (IV)
Arapça
14. sıfat, ünlem “Ey, hey” anlamlarında bir seslenme sözü
"Yürü ya mübarek!"
ya (V)
Farsça
15. sıfat, bağlaç Bir düşüncenin karşıtı düşünülürken kullanılan bir söz
"Yetişirim diyorsun, ya yetişemezsen?"
16. sıfat Bilinen, görülen, hatırlanıp anlatılan bir olay dolayısıyla da sorulan başka bir konu için kullanılan bir söz
"Sen geldin, ya Ahmet? Siz karnınızı doyurdunuz, ya ben ne yapayım?"
17. sıfat Bir düşüncede sıra ile yer alan ayrı cins ögelerden biri ötekilerden üstün görüldüğünde “hele, özellikle” anlamlarında kullanılan bir söz
"O çocuğun terbiyesine, zekâsına, çalışkanlığına diyecek yok, ya inceliği. Fırtına kırdı, döktü, yıktı, ya o ağaçlara verdiği zarar."
Atasözleri, Deyimler ve Kalıp Sözler (6)
ya ya ya şa şa şaya Allahya Rabbi (veya Rab)ya nasipya sabırya sabır çekmek
Birleşik Kelimeler (7)
ya dayahutveyaya dayahutya ... ya...veya
İki ya da üç çifte kürekli küçük balıkçı teknesi bulmacada nedir?

"İki ya da üç çifte kürekli küçük balıkçı teknesi" bulmacalarda sıklıkla karşılaşabileceğiniz bir bulmaca sorusudur. Kayıtlarımızda cevap olarak kullanabilecek1 kayıt bulunmuştur. Yeni oluşturmaya başladığımız bulmaca arşivine göre "İki ya da üç çifte kürekli küçük balıkçı teknesi" terimi 0 defa bulmacalarda cevap olarak kullanılmıştır. Bu rakamlar sadece belli bir tarihten geçerli olarak tutulmaya başlanmıştır.

Bulmacalarda da karşılaşabileceğiniz "İki ya da üç çifte kürekli küçük balıkçı teknesi" sorusuna cevap olarak "ADAYAVRUSU" yanıtları verilebilir.

Eğer aradığınız cevabı hala bulamadıysanız, yandaki alakalı soruları inceleyebilirsiniz.

IstatistikDeger
Cevap Sayısı1
Bulmacada Çıkma SıklığıBilinmiyor
Kelime Sayısı9
Harf Sayısı48
İki ya da üç çifte kürekli küçük balıkçı teknesi | Bulmaca Sözlüğü