İç yüz, sır

BATIN

ZAMİR

Türkçe Sözlük Anlamları

bâtın (I)
Arapça bāṭin
1. sıfat, isim içyüz
2. sıfat, sıfat Gizli, görünmeyen
batıntnı (I)
Arapça baṭn
1. sıfat, isim karın
2. isim, toplum bilimi kuşak
"O, dördüncü batından dedesi oluyor."
(I)
1. sıfat, isim Herhangi bir durumun, cismin veya alanın sınırları arasında bulunan bir yer; dâhil, dış karşıtı
"Deniz gecenin içinde, gece denizin içindedir." - Çetin Altan
2. sıfat Oyuk şeylerin boşluğu
3. sıfat Cisimlerin yüzeyleri arasında kalan her nokta
"Tahtanın içi çürümüş."
4. sıfat Nesnelerin veya kimselerin arasında bulunan nesne veya kimse; ara
5. sıfat Ten ile dış giysiler arası
"Boynumda kalın yün atkı, içimde çift kat fanila, gene de titriyorum." - Erhan Bener
6. sıfat Kabuğu olan veya dışı kabuk durumunda bulunan yiyeceklerde kabuğun sardığı bölüm
"Ekmek içi. Ceviz içi."
7. sıfat Pirinç, soğan ve baharatla hazırlanan, dolmalarda kullanılan karışım
8. sıfat İnsan vücudunun mide, bağırsak, kalp, ciğer gibi organlarının bulunduğu kısım
9. sıfat Akıl, gönül, irade gibi insanın manevi varlığını oluşturan şeylerden herhangi biri; ciğer, derun, yürek
"İçimizdeki sevinçleri, kederleri paylaşacak insan nerede?" - Sait Faik Abasıyanık
10. sıfat, sıfat Bir ülke, şehir, topluluk vb.nde olan veya yapılan; domestik
"Yurt içi ulaşım. Şehir içi haberleşme. Aile içi ilişkiler."
11. sıfat Değişik yemeklerde kullanılmak üzere et ile sebzelerin ince kıyımının karıştırılması ve yoğrulmasıyla meydana getirilen karışım
12. sıfat, sıfat Somut kavramlarda iki veya ikiden çok şeyde merkeze daha yakın olan
"İç kapının perdesi yanlara doğru açıldı." - Peyami Safa
13. sıfat, sıfat İnsanın manevi varlığıyla ilgili olan
"İç dünyamız."
Atasözleri, Deyimler ve Kalıp Sözler (111)
iç (veya içini) dökmekiç açmakiç bağlamakiç etmekiç geçirmekiç gıcıklamakiç tutmakiç çekmekiçi alaylı, dışı kalaylıiçi almamakiçi açılmakiçi bayılmakiçi beni yakar, dışı eli (veya seni) yakariçi boşalmakiçi bulanmakiçi burkulmakiçi cız etmekiçi daralmakiçi dayanmamakiçi dışı bir (olmak)içi dışına çıkmakiçi erimekiçi ezilmekiçi ezim ezim ezilmekiçi geçmekiçi gitmekiçi götürmemekiçi hop etmekiçi içine geçmekiçi içine sığmamakiçi içini yemekiçi kabul etmemekiçi kalkmak (veya kabarmak)içi kan ağlamakiçi kapanmakiçi kararmakiçi kazınmak (veya kıyılmak)içi kağşamakiçi paralanmak (veya parçalanmak)içi pır pır etmekiçi rahat etmekiçi sürmekiçi sıkılmakiçi sızlamakiçi titremekiçi vık vık (veya fık fık veya pır pır) etmekiçi yanmakiçi yağ bağlamakiçi çekmekiçi ısınmakiçinde duymakiçinde kaybolmakiçinde yüzmekiçindeki ateş yalazlanmakiçinden bir şeyler kopmakiçinden gelmekiçinden geçirmekiçinden geçmekiçinden gülmekiçinden kan gitmekiçinden konuşmakiçinden okumakiçinden olmakiçinden yanmakiçinden çıkmakiçine almakiçine ateş atmakiçine ateş düşmekiçine atmakiçine baygınlıklar çökmekiçine daralma gelmekiçine dert olmakiçine dokunmakiçine doğmakiçine etmek (veya sıçmak)içine fenalık gelmek (veya basmak)içine hüzün çökmekiçine işlemekiçine konuşmakiçine kurt düşmekiçine kuşku çökmekiçine oturmakiçine sinmekiçine sokacağı gelmekiçine su serpilmekiçine tükürmekiçine çekilmek (veya kapanmak)içine çekmekiçini acıtmakiçini açmakiçini bayıltmak (veya kıymak)içini boşaltmakiçini burkmakiçini dondurmakiçini dökmekiçini ezmekiçini karartmakiçini kemirmekiçini kurt yemek (veya kemirmek)içini okumakiçini parçalamak (veya parça parça etmek)içini sarmakiçini sıkmakiçini sızlatmakiçini yakmakiçini yemekiçini çekmekiçini çürütmekiçini ısıtmakiçinin ateşi küllenmekiçinin yağı erimek
Birleşik Kelimeler (117)
iç acısıiç ağiç ağaiç asalakiç baklaiç barışiç başkalaşımiç bayıltıcıiç bellekiç borçiç borçlanmaiç bölgeiç bulantısıiç burukluğuiçbükeyiç cepiç cümleiç çamaşırıiç çokgeniç denetçiiç denetimiçdenetiriç dengeiç deniziç deriiç donuiç dünyaiç ekiç etekiç evlilikiç ezaniç gezegeniç göbekiç göçiçgöreçiçgörüiç görümiçgüdüiç güveyiiç güveyisiiç harpiç hastalıklarıiç hatiç ısıiç içeiç işleriiç itimiç itmekiç kafiyeiç kapakiç kavuziç kulakiç kuyuiç lastikiç merkeziç mimariç mimariiç oduniç oğlanıiç organlariçörgüiç pazariç pilaviç plazmaiç politikaiç sahaiç salgıiç savaşiç sesiç spikeriç suiç sürmeiçtepiiç ters açıiç turizmiç tümceiç tüzükiç uyakiç vuruşiçyağıiç yarıçapiç yıkamaiç yönetmelikiçyüziç yüziç zariçe bakışiçe dönükiçe kapanıkiçe yöneliklikiçi boşiçi çıfıt çarşısıiçi dariçi fesatiçi genişiçikızıliçi teziçin içiniçler acısısağ içsol içavuç içibadem içibakla içiceviz içiçevrim içiders içidil içi çevirifındık içifıstık içihafta içihizmet içi eğitimkavuniçimeslek içi eğitimmeyve içirahim içi araçyurt içi
sır (I)
1. sıfat, isim Bazı nesnelere parlaklık verme, dış etkilerden koruma, sızmalarını önleme vb. amaçlarla sürülen, saydam veya donuk vernik
"Küpün sırı dökülmüş."
2. sıfat Aynaların arkasına ve kaplama metal eşyanın yüzüne sürülen ince tabaka
sırrrı (II)
Arapça sirr
3. sıfat, isim Varlığı veya bazı yönleri açığa vurulmak istenmeyen, gizli kalan, gizli tutulan şey
4. sıfat Aklın erişemediği, açıklanamayan veya çözülemeyen şey; giz (I), gizem, raz
"Bu bahçede açılan her gonca / Sırlar açıyor yerden gökten" - Turan Oflazoğlu
5. sıfat Bir işin, bir şeyin dikkat, yetenek, deneyim ve sezgi yardımıyla kavranabilen en zor, en ince yanı
6. sıfat Bir amaca ulaşmak için kullanılan, başvurulan özel ve gizli yöntem
Atasözleri, Deyimler ve Kalıp Sözler (5)
sır tutmak (veya saklamak)sır vermek (veya sızdırmak)sırra ermeksırra kadem basmaksırrını açma dostuna, o da söyler dostuna
Birleşik Kelimeler (6)
sır kâtibisır küpüsırretmeksırrolmakBektaşi sırrıdevlet sırrı
yüz (I)
1. sıfat, isim Doksan dokuzdan sonra gelen sayının adı
2. sıfat Bu sayıyı gösteren 100 ve C rakamlarının adı
3. sıfat, sıfat On kere on, doksan dokuzdan bir artık
4. sıfat Kere, kat vb. kelimeler ile birlikte kullanılarak yapılan işin çokluğunu abartılı bir biçimde anlatan söz
"Hikmet Bey'in kurum ve edası, her zamankinden belki yüz kat üstündü." - Sermet Muhtar Alus
yüz (II)
5. sıfat, isim Başta, alın, göz, burun, ağız, yanak ve çenenin bulunduğu ön bölüm; beniz, duluk, didar, sima, çehre, surat, suret, vecih, faça, bet (I)
"Bir güzel çocuk yüzüyle gülümsüyor." - Sait Faik Abasıyanık
6. sıfat yüzey
"Suyun yüzünde."
7. sıfat Kesici araçlarda ağız
"Bıçağın keskin yüzü."
8. sıfat Bir kumaşın dikiş sırasında dışa getirilen gösterişli bölümü
9. sıfat Bir şeyin görünen bölümünde kullanılan kumaş
"Yorgan yüzü. Kanepenin yüzü."
10. sıfat Birinin görülegelen veya umulan hoşgörürlüğüne güvenilerek gösterilen cüret
"Ne yüzle? Yüzü olmamak."
11. sıfat taraf
12. sıfat Bir yapının dışa bakan düşey yüzeylerinin her biri
"Ön yüz. Yan yüz. Arka yüz."
13. zarf, mecaz utanma
"Adamda yüz yok ki!"
Atasözleri, Deyimler ve Kalıp Sözler (85)
yüz bulmakyüz bulunca astar istemekyüz etmekyüz geri etmekyüz göstermekyüz kızartmakyüz kızdırmakyüz surat davul derisi (veya mahkeme duvarı)yüz sürmekyüz takınmakyüz tutmakyüz verince astar istemekyüz vermemekyüz yapmakyüz yazmakyüz yüzden utanıryüz çevirmekyüze duramamakyüze gelmekyüze gülmekyüze vurmakyüze çıkmakyüzü asılmakyüzü açılmakyüzü düşmekyüzü görmemekyüzü gözü açılmakyüzü gülmekyüzü kalmamakyüzü karışmak (veya allak bullak olmak veya alabora olmak)yüzü kasap süngeriyle silinmişyüzü kireç gibi olmak (veya ağarmak)yüzü kireç kesilmekyüzü kâğıt gibi olmakyüzü kızarmakyüzü olmamakyüzü sararmakyüzü seçilmemekyüzü soğuk olmakyüzü suyu hürmetineyüzü suyunayüzü sıcak olmakyüzü tutmamakyüzü yazılı kalmakyüzü yere gelmek (veya geçmek)yüzünden akmakyüzünden düşen bin parça olmakyüzünden kan damlamakyüzünden okumakyüzünden okunmakyüzüne bakamaz olmakyüzüne bakmamakyüzüne bakmaya kıyamamakyüzüne bakılacak gibi olmakyüzüne bakılmaz olmakyüzüne bakılır olmakyüzüne bağırmakyüzüne bir daha bakmamakyüzüne duramamakyüzüne gözüne bulaştırmakyüzüne gülmekyüzüne hasret kalmakyüzüne kan gelmekyüzüne karşıyüzüne su çarpmakyüzüne tükürseler yağmur yağıyor sanıryüzüne vurmak (veya çarpmak)yüzüne yazmakyüzünü ağartmakyüzünü buruşturmak (veya ekşitmek)yüzünü duvara yapıştırmakyüzünü gören cennetlikyüzünü görmemekyüzünü gözünü açmakyüzünü güldürmekyüzünü kara çıkarmakyüzünü karartmakyüzünü kızartmakyüzünü kızartmak (veya kızdırmak)yüzünü unutmakyüzünü yere getirmek (veya geçirmek)yüzünü şeytan görsünyüzünün derisi kalınyüzünün derisi yere geçmekyüzünüze güller
Birleşik Kelimeler (58)
yüzbaşıyüzbeşlikyüz binlerceyüz binlikyüz kereyüznumarayüz parayüzyılyüzde yüzyüz akıyüzbeyüzyüz görümlüğüyüz gözyüz havlusuyüz kalıbıyüz kaplamayüz karasıyüz kızartıcı suçyüz kiriyüz ölçümüyüz sabunuyüz sineğiyüzsuyuyüzüstüyüz yazısıyüz yüzeyüze gülücüyüze soğurmayüzü akyüzü asıkyüzü astarlıyüzü astarsızyüzü karayüzükoyunyüzü pekyüzü yerdeyüzü yumuşakarayüzarka yüzasık yüzçatık yüzdış yüzeğri yüzekşi yüzgüler yüziçyüziç yüzkara yüzparalel yüzters yüzo yüzdenşu yüzdengökyüzüters yüzüyeryüzüyorgan yüzüeli yüzü düzgüneli yüzü temiz
zamir (I)
Arapça żamīr
1. sıfat, isim Kişi, dönüşlülük, gösterme, soru ve belirsizlik anlamı vererek adların yerini tutan söz; adıl: ben, sen, o, biz, siz, onlar, kendim, kendin, kendi, kendimiz, kendiniz, bu, şu, o, kim, ne, biri
"Onu ya insana verilen özel adla ya da adın yerini tutan bir zamirle gösterir." - Azra Erhat
"Onu ya insana verilen özel adla ya da adın yerini tutan bir zamirle gösterir." - Azra Erhat
zamir (II)
Arapça żamīr
2. sıfat, isim içyüz
"Bu sözüyle zamirini dışa vurmuş oldu."
"Bu sözüyle zamirini dışa vurmuş oldu."
Birleşik Kelimeler (8)
belgisiz zamirbelirsizlik zamiridönüşlülük zamirigösterme zamiriişaret zamirikişi zamirisoru zamirişahıs zamiri
İç yüz, sır bulmacada nedir?

"İç yüz, sır" bulmacalarda sıklıkla karşılaşabileceğiniz bir bulmaca sorusudur. Kayıtlarımızda cevap olarak kullanabilecek2 kayıt bulunmuştur. Yeni oluşturmaya başladığımız bulmaca arşivine göre "İç yüz, sır" terimi 0 defa bulmacalarda cevap olarak kullanılmıştır. Bu rakamlar sadece belli bir tarihten geçerli olarak tutulmaya başlanmıştır.

Bulmacalarda da karşılaşabileceğiniz "İç yüz, sır" sorusuna cevap olarak "BATIN", "ZAMİR" yanıtları verilebilir.

Eğer aradığınız cevabı hala bulamadıysanız, yandaki alakalı soruları inceleyebilirsiniz.

IstatistikDeger
Cevap Sayısı2
Bulmacada Çıkma SıklığıBilinmiyor
Kelime Sayısı3
Harf Sayısı11
İç yüz, sır | Bulmaca Sözlüğü