Haber Vermek

İHBAR

Türkçe Sözlük Anlamları

haber (I)
Arapça ḫaber
1. sıfat, isim Bir olay, bir olgu üzerine edinilen bilgi; çav (I), selen
"Bir zabit nefes nefese şu haberi getirdi." - Orhan Seyfi Orhon
2. sıfat İletişim veya yayın organlarıyla verilen bilgi
"Herkes sofraya oturmuş, bir yandan çorbalarını kaşıklayıp bir yandan da haberleri seyrediyordu." - Elif Şafak
3. sıfat bilgi
"... bir şeyden haberi yok? Bu işleri kendi gönlüyle yapmıyor. Boş sözlere de kandığı yok." - Yaşar Kemal
4. zarf, eskimiş yüklem
Atasözleri, Deyimler ve Kalıp Sözler (16)
haber (veya haberi) patlatmakhaber almakhaber atlamakhaber etmekhaber geçmekhaber göndermekhaber olmakhaber salmak (veya yollamak)haber uçurmakhaber vermekhaber yapmakhaber çıkmamakhaberden haber vermekhaberi olmakhaberin olsun!haberlere çıkmak
Birleşik Kelimeler (23)
haber ajansıhaber bültenihaber bürosuhaber kaynağıhaber kipihaber merkezihaber portalihaber stüdyosuacı haberana haber sunucusuatlatma haberflaş haberhayır haberilmühaberkara haberkötü habersıcak haberşişirme haberyalan habertekmil haberidoğum ilmühaberiikametgâh ilmühaberivefat ilmühaberi
haber vermek (I)
1. bildirmek, haber ulaştırmak
"O evlerin ısıtılacağını, akşama sıcak yemek yapılacağını, evlerin ıssız olmadığını haber verirdi." - Ayla Kutlu
2. bir durumun, bir olayın belirtisi olmak
"Günlerden beri artan iştahsızlık ve derin yorgunluk fena günlerin yaklaştığını haber vermiş olabilirdi." - Peyami Safa
Atasözleri, Deyimler ve Kalıp Sözler (15)
haber (veya haberi) patlatmakhaber almakhaber atlamakhaber etmekhaber geçmekhaber göndermekhaber olmakhaber salmak (veya yollamak)haber uçurmakhaber yapmakhaber çıkmamakhaberden haber vermekhaberi olmakhaberin olsun!haberlere çıkmak
ihbar (I)
Arapça iḫbār
1. sıfat, isim Bildirme, bildirim, haber verme
2. sıfat Suçlu saydığı birini veya suç saydığı bir olayı yetkili makama gizlice bildirme, ele verme
"Karakollara da ihbarlar artmaya başlamıştı." - Çetin Altan
Atasözleri, Deyimler ve Kalıp Sözler (1)
ihbar etmek
Birleşik Kelimeler (2)
ihbarnameihbar tazminatı
vermekir (I)
1. sıfat, -e Üzerinde, elinde veya yakınında olan bir şeyi birisine eriştirmek, iletmek; lütfetmek, lütfeylemek
"Okumadığım zaman tavukların bahçesindeyim, yemlerini ben veririm." - Ömer Seyfettin
"Okumadığım zaman tavukların bahçesindeyim, yemlerini ben veririm." - Ömer Seyfettin
2. sıfat Bırakmak veya bağışlamak
3. sıfat Ondan bilmek, atfetmek
"Bilgin'in bu çekingen tavırlarını kusurlu ve zayıf oluşuna verdi." - Falih Rıfkı Atay
4. sıfat Düşünce veya bilgi anlatan şeyleri başkalarına bildirmek
"Geçenlerde bir derginin, 'Eski ünlüler ne yapıyor?' adlı bir röportajına verdiği cevapları okudum." - Haldun Taner
5. sıfat Döndürmek, çevirmek, yöneltmek
"Arabanın burnunu en tenha kahvelerden birinin önünde rıhtıma verdiler." - Attilâ İlhan
6. sıfat Bir şeyi satmak
"Ucuz pahalı deme de ver gitsin; ver de kurtul."
7. sıfat Kızı, kadını biriyle evlendirmek
"Uzun Osman, Zeynep'le Süleyman'a, ikisini birbirine vereceğini söylediği zaman şaşmadılar." - Halide Edip Adıvar
8. sıfat yaymak (I)
"Ses vermek. Işık vermek."
9. sıfat Bitki ortaya çıkarmak
"Ağaç bu sene filiz verdi."
10. sıfat Herhangi bir şey ortaya çıkarmak, oluşturmak
"Kendisi de muhakkak artistlerden, güzel eser veren, güzel konuşan, hayalleri işlek adamlardan hoşlanıyor." - Refik Halit Karay
11. sıfat Bir hâli bir kimse veya yerde hâkim kılmak
"Korku vermek. Ateşe vermek. Ortalığı heyecana vermek."
12. sıfat Sahip olmasını sağlamak
13. sıfat kazandırmak
"Hareket vermek. Biçim vermek."
14. sıfat katmak
"Tat, çeşni vermek."
15. sıfat Bir şey ayırmak
"Zaman vermek."
16. sıfat Bir şey harcamak
"Emek vermek."
17. sıfat Bir yere dayamak
"Duvara sırtını verip çömeldi. Gözünü hamamcının geleceği yola çiviledi." - Abbas Sayar
18. sıfat doğurmak
"Kezban, ona yedi evlat vermişti."
19. sıfat Bilgi edinmesi için göndermek
"Kursa vermek. Okula vermek."
20. sıfat belirlemek
"Derse girmeden sinema için saat ver, dedi."
21. zarf, argo Cinsel yönden kendisini kullandırmak
22. sıfat, yardımcı fiil Kök veya gövdeleri sonuna -ı (-i, -u, -ü) zarf-fiil eki almış fiillere gelerek tezlik bildiren birleşik fiiller oluşturur
"alıvermek, dizivermek, yapıvermek, görüvermek."
23. sıfat Elindeki parayı kaptırmak; uçlanmak
Atasözleri, Deyimler ve Kalıp Sözler (3)
ver elini ...verip veriştirmekvermeyince (veya vermemiş) mabut, neylesin Sultan Mahmut
Birleşik Kelimeler (6)
verkaçelvermekısıverenişverenözverenyediveren
Haber Vermek bulmacada nedir?

"Haber Vermek" bulmacalarda sıklıkla karşılaşabileceğiniz bir bulmaca sorusudur. Kayıtlarımızda cevap olarak kullanabilecek1 kayıt bulunmuştur. Yeni oluşturmaya başladığımız bulmaca arşivine göre "Haber Vermek" terimi 0 defa bulmacalarda cevap olarak kullanılmıştır. Bu rakamlar sadece belli bir tarihten geçerli olarak tutulmaya başlanmıştır.

Bulmacalarda da karşılaşabileceğiniz "Haber Vermek" sorusuna cevap olarak "İHBAR" yanıtları verilebilir.

Eğer aradığınız cevabı hala bulamadıysanız, yandaki alakalı soruları inceleyebilirsiniz.

IstatistikDeger
Cevap Sayısı1
Bulmacada Çıkma SıklığıBilinmiyor
Kelime Sayısı2
Harf Sayısı12
Haber Vermek | Bulmaca Sözlüğü