1. sıfat, -e Bakışı bir şey üzerine çevirmek"Zamanla nasıl değişiyor insan / Hangi resmime baksam ben değilim" - Cahit Sıtkı Tarancı
2. sıfat Bir şeyin yüzü bir yöne doğru olmak"Limana bakan penceresinden deniz görünürdü." - Orhan Veli Kanık
3. sıfat Bir şeyin gelişmesi veya iyi bir durumda kalması için emek vermek; esermek
4. sıfat geçindirmek"Üç çocuklu bir aileye bakıyor."
5. sıfat Bir iş birinden beklenmek"Evin bütün işleri bana bakıyor."
6. sıfat Hastayı muayene etmek"Tekrar yukarı çıktık, doktor baksın da bir şey desin diye beklemeye başladık."
7. sıfat Tedavi etmek için ilgilenmek
8. sıfat Görüp incelemek"Git bak bakalım, evdeler mi? Şu hesaba sen de bak."
9. sıfat Kontrol etmek"Yemeğin tadına bakar mısınız?"
10. sıfat Bir işi yapmak, bir işi yapmakla görevli olmak"Pasaport işine polis bakar."
11. sıfat, nesnesiz İtina göstermek; ilgilenmek"Baktılar, ettiler; ilaç, tedavi faydası olmadı." - Erhan Bener
12. sıfat Başka bir şeyle ilgilenmeyip elindeki veya önündeki işle uğraşır olmak"Çocuğum, sen derslerine bak."
13. sıfat Yapılabilmesi bir şeye bağlı bulunmak"Bu iş beş bin liraya bakar."
14. sıfat Bir şeyi gözetmek, korumak
15. sıfat -e benzemek"Bu kumaşın rengi yeşile bakıyor."
16. sıfat, nesnesiz Bir şeyin farkına varmak"Bazı akşamlar bakarım Halil savuşur, nereye gittiğini de kimseye söylemez." - Memduh Şevket Esendal
17. sıfat Özen göstermek"Vaktini boş geçirmemeye bak!"