1. sıfat, nesnesiz Kendi ekseni üzerinde veya başka bir şeyin dolayında hareket etmek"İçeride anahtarın acı bir gıcırtıyla döndüğünü duydum." - Yusuf Ziya Ortaç
2. sıfat, -e Geri gelmek, geri gitmek"Ertesi gün aynı yoldan Bodrum'a döndük." - Halikarnas Balıkçısı
"Ertesi gün aynı yoldan Bodrum'a döndük." - Halikarnas Balıkçısı
3. sıfat, -e Yönünü belli bir tarafa doğru çevirmek"Babam birdenbire bana döndü." - Sait Faik Abasıyanık
4. sıfat, -i Bir tarafa sapmak"Gülümseyerek bir köşeyi döndü." - Peyami Safa
5. sıfat, -e Bir şeyi andıracak duruma girmek, benzemek"Dikmen yolları, mabede adak için gidenlerin yollarına dönmüştü." - Aka Gündüz
6. sıfat Sınıfta kalmak"Çocuk çalışmazsa bu yıl döner."
7. sıfat, -e Durumdan duruma geçmek, değişmek, olduğundan daha değişik bir durum almak"Erkekler tekaüt olunca çocuğa dönüyorlar." - Reşat Nuri Güntekin
8. sıfat, -de Belirli bir yerde dolaşmak
9. sıfat, -de Kendini bir yandan bir yana çevirmek"Yatağında sabaha kadar dönüp durdu."
10. sıfat Yönetilmek, düzene konulmak, çekip çevrilmek
11. sıfat, -e Söz konusu etmek, hatırlamak"Biz yine onun gençliğine, lise öğretmeni olduğu zamana dönelim." - Haldun Taner
12. sıfat, -e Bırakılan bir konu veya işe başlamak
13. zarf, mecaz Hileyle, gizlice yapılmak"Burada bir şeyler oluyor, bir şeyler dönüyor ama anlayamıyorum." - Refik Halit Karay
14. isim, din bilimi İnanç, din veya düşüncesini değiştirmek"Annesinin İtalyan Yahudisiyken döndüğünü söylemişti." - Ömer Seyfettin