1. sıfat, -i Bir şeyin yönünü değiştirmek"Nefes nefese koşan anneme, başını çevirmeden cevap verdi." - Yusuf Ziya Ortaç
2. sıfat Öteki yüzünü görünür duruma getirmek"Sermet defterinin yapraklarını çeviriyordu." - Ömer Seyfettin
3. sıfat Döndürerek hareket ettirmek"Resimleri albüme yapıştırırken kocası da radyonun düğmesini çevirdi." - Sait Faik Abasıyanık
4. sıfat Yönetmek, idare etmek"Eteği belinde, bütün evi o çeviriyor." - Haldun Taner
5. sıfat, nesnesiz durdurmak"O hızla giderken bir taksi çevirdi ve tortop olup taksinin içine yuvarlandık." - Hikmet Temel Akarsu
6. sıfat Yolundan alıkoymak, yoldan döndürmek"Gündelik yaşamımızda, banka memurlarının sokaklarda bile bizi çevirip kredi kartı vermek için nasıl yırtındıklarını görüyoruz." - Sina Akşin
7. sıfat Geri göndermek"Olayı aydınlatacak her uğraşıyı geri çevirmiş, içine gömülüp tek gözyaşı dökmemişti." - Naile Turhan
8. sıfat Bir giyeceği söküp iç yüzünü dışa getirmek
9. sıfat Çevrilemek, tevil etmek"Sözü işine geldiği gibi çevirdi."
10. sıfat, -den Çeviri yapmak"Romanlar, hikâyeler yazar; yahut Fransızcadan çevirirmiş." - Memduh Şevket Esendal
11. sıfat, -i kuşatmak"Bağı duvarla çevirmek."
"Bağı duvarla çevirmek."
12. sıfat, -e Bir durumdan başka duruma getirmek, dönüştürmek"Babasıyla birlikte evimi otele çevirdiler." - Oğuz Atay
"Babasıyla birlikte evimi otele çevirdiler." - Oğuz Atay
13. sıfat, -e Bir durumdan başka duruma geçmek
14. sıfat, nesnesiz Kâğıt oyunu oynamak
15. sıfat, nesnesiz İşlemek, yapmak"Yine ne işler çeviriyorsun bakayım."