Eski dilde soluk, nefes

DEM

Türkçe Sözlük Anlamları

dem (I)
Farsça dem
1. sıfat, isim Hazırlanan çayın renk ve koku bakımından istenilen durumu
2. sıfat Zaman, çağ
"Âdem'den bu deme neslim getirdi / Bana türlü türlü meyve yetirdi" - Âşık Veysel
3. zarf, ağızlardan Pişirilen yemeklerin yenecek kıvamda olması
4. zarf, eskimiş soluk (I)
5. zarf, eskimiş içki
dem (II)
Arapça dem
6. sıfat, isim kan
Atasözleri, Deyimler ve Kalıp Sözler (5)
dem tutmakdem vurmakdem çekmekdemini almakdem dökmek
Birleşik Kelimeler (3)
hemdemher demdeveranıdem
eski (I)
1. sıfat, sıfat Çoktan beri var olan, üzerinden çok zaman geçmiş bulunan; ezelî, ihtiyar (I), yeni karşıtı
"Ey benim eski duygularım, eski düşüncelerim. Neden böyle uzaksınız benden?" - Nurullah Ataç
2. sıfat önceki
"Bu durumun eski sevgilinin onurunu kırması doğal." - Ayla Kutlu
3. sıfat Geçerli olmayan
4. sıfat Herhangi bir meslekte uzun süreden beri çalışmış olan
5. sıfat Mesleğinde uzmanlaşmış, deneyimi olan
"Eski öğretmen."
6. sıfat Yeni olmayan, kullanılmış olan; müstamel
7. sıfat, isim Çok kullanmaktan yıpranmış, harap olmuş şey
"Ben babamın eskilerinden uydurma şeylerle giyiniyordum." - Halit Ziya Uşaklıgil
8. sıfat, isim Herhangi bir görevden düştüğü veya durumunu yitirdiği için bir kimsenin eski saygınlığının kalmadığı durumlarda kullanılan bir söz
"Mebus eskisi. Müdür eskisi."
"Mebus eskisi. Müdür eskisi."
Atasözleri, Deyimler ve Kalıp Sözler (15)
eski ağza yeni taameski defterleri kapatmakeski defterleri yoklamak (veya karıştırmak)eski dost düşman olmaz, yenisinden vefa gelmezeski düşman dost olmazeski hamam eski taseski hayratı da berbat etmekeski kimliğine bürünmekeski kulağı kesiklerden olmakeski köye yeni âdet getirmekeski çamlar bardak oldueskisi kadar (veya gibi)eskisi olmayanın yenisi (veya acarı) olmazeskisini aratmamakeskiye rağbet (veya itibar) olsaydı bitpazarına nur yağardı
Birleşik Kelimeler (17)
Eski Anadolu TürkçesiEski ÇağEski Dünyaeski eserlereski göz ağrısıeski kafalıeski kasımeski kurtEski Oğuz Türkçesieski püsküeski toprakeski tüfekEski TürkçeEski Türkiye TürkçesiEski Uygur Türkçesieski yazıbaşeski
solukğu (I)
1. sıfat, isim Akciğerlere çekilen, akciğerlerden atılan hava; dem (I), nefes (I)
"Kalp gitgide hafiflemekteydi ve soluklarda hafif bir hışıltı başlamıştı." - Reşat Nuri Güntekin
2. sıfat Ciğerlere hava alıp verme
3. zarf, mecaz bakış açısı
"Gençler dergimize yeni bir soluk getirdiler."
soluk (II)
4. sıfat, sıfat Rengi atmış olan, solmuş; uçuk (I)
"General, soluk dudaklarını parmaklarının arasına alarak acı acı gülüyor." - Esat Mahmut Karakurt
5. sıfat Parlaklığını, gücünü yitirmiş (ışık)
"Bahçeye, kafeslerden elenen soluk bir ışık vurmuş." - Yusuf Ziya Ortaç
6. sıfat Rengi kaybolmuş, matlaşmış (nesne)
Atasözleri, Deyimler ve Kalıp Sözler (5)
soluk aldırmamaksoluk almaksoluğu (bir yerde) almaksoluğu kesilmek (veya tutulmak)soluğunu kesmek
Birleşik Kelimeler (10)
soluk almadansoluk borususoluk darlığısoluk kesicisoluk soluğagürsolukses solukbir soluktasoluk benizsoluk benizli
Eski dilde soluk, nefes bulmacada nedir?

"Eski dilde soluk, nefes" bulmacalarda sıklıkla karşılaşabileceğiniz bir bulmaca sorusudur. Kayıtlarımızda cevap olarak kullanabilecek1kayıt bulunmuştur. Yeni oluşturmaya başladığımız bulmaca arşivine göre "Eski dilde soluk, nefes" terimi 0 defa bulmacalarda cevap olarak kullanılmıştır. Bu rakamlar sadece belli bir tarihten geçerli olarak tutulmaya başlanmıştır.

Bulmacalarda da karşılaşabileceğiniz "Eski dilde soluk, nefes" sorusuna cevap olarak "DEM" yanıtları verilebilir.

Eğer aradığınız cevabı hala bulamadıysanız, yandaki alakalı soruları inceleyebilirsiniz.

IstatistikDeger
Cevap Sayısı1
Bulmacada Çıkma SıklığıBilinmiyor
Kelime Sayısı4
Harf Sayısı23