Dış kulak yolunu, zarını muayene etmeye yarayan araç

OTOSKOP

Türkçe Sözlük Anlamları

dış (I)
1. sıfat, isim Herhangi bir cisim veya alanın sınırları içinde bulunmayan yer; öte, hariç, iç karşıtı
"Hafta sonunda şehrin dışına çıkıyoruz." - Ahmet Haşim
2. sıfat Bir konunun kapsamına girmeyen şey
3. sıfat Görülen, içte bulunmayan yüzey
"Bardağın dışı kirli."
4. sıfat Bir kimsenin görünüşü, durum ve davranışları
5. sıfat Bireyin ötesinde bir varlığı olan
"Dış dünya."
6. sıfat, sıfat Somut kavramlarda iki veya ikiden çok şeyde merkeze daha uzak olan
"Bayram vali konağının dış kapısında, ellerini yine önünde kavuşturmuş taş gibi dimdik duruyordu." - Ayşe Kulin
7. sıfat, sıfat Yabancı ülkelerle ilgili
"Dış siyaset. Dış ilişkiler."
8. isim, sinema Açık havada geçen sahneleri içine alan çekim
Atasözleri, Deyimler ve Kalıp Sözler (7)
dışa vurmakdışı eli yakar, içi beni yakardışı kalaylı, içi alaylıdışına çıkmakdışındadışında bırakmakdışında kalmak
Birleşik Kelimeler (89)
dış açıdış ağdış âlemdış alımdış asalakdış başkalaşımdış bellekdışbeslenendış beslenmedış borçdış borçlanmadışbükeydış çevredış çizgiler durumudış çokgendış deridış dünyadış evlilikdış gebelikdış gezegendış gezidış güçlerdış hatdış işleridış kapıdış kavuzdış kredidış kulakdış kutsaldış lastikdış merkezlidış odundış pazardış pazarlamadış piyasadış plazmadış politikadış sahadış satımdış sesdış ters açıdış ticaretdış vurumdış yarıçapdış yıkamadış yüzdış zardışa dönükdışa vurumahlak dışıakıl dışıalfabe dışıamaç dışıbilim dışıbilinç dışıçağ dışıçevrim dışıders dışıdevre dışıdin dışıdoğa dışıevlilik dışıgerçek dışıgündem dışıhudut dışıinsanlık dışıirade dışıistem dışıistenç dışıkanun dışıkayıt dışıkişilik dışıkural dışıliste dışımantık dışımeyve dışıolağan dışıoran dışıöz dışısaf dışısınır dışısıra dışıtoplum dışıtöre dışıus dışıyasa dışıyurt dışızaman dışıiçli dışlı
kulakğı (I)
1. sıfat, isim Başın her iki yanında bulunan işitme organı
"Kulaklarımın uğultusu içinde, söylediği lakırtıların hiçbirini duymuyordum." - Hüseyin Cahit Yalçın
"Kulaklarımın uğultusu içinde, söylediği lakırtıların hiçbirini duymuyordum." - Hüseyin Cahit Yalçın
2. isim, anatomi Bu organın, sesleri toplayıp içeriye almaya yarayan dış bölümü
"Elleriyle kulaklarını tıkayıp yatağının yanında tortop oldu." - Halide Edip Adıvar
3. isim Balıklarda başın iki yanında bulunan ve ağızdan alıp solungaçlardan geçirdiği suyu dışarıya vermeye yarayan yarıklardan her biri
4. isim Saban kulağı
5. isim Duvar, baca, şömine vb. yerlerde kulağa benzer çıkıntı
6. isim, müzik Telli çalgılarda tel germeye yarayan burgu
7. isim, coğrafya Akarsuların ve özellikle göllerin karaya giren ve durgunlaşan yerleri
8. zarf, mecaz Seslerin uygunluğunu seçebilme ve değerlendirebilme yeteneği
kulakğı (II)
Rusça
9. sıfat, isim Varlıklı Rus köylüsü
kulakğı (III)
10. sıfat, isim Başın her iki yanında bulunan işitme organı
"Kulaklarımın uğultusu içinde, söylediği lakırtıların hiçbirini duymuyordum." - Hüseyin Cahit Yalçın
"Kulaklarımın uğultusu içinde, söylediği lakırtıların hiçbirini duymuyordum." - Hüseyin Cahit Yalçın
11. isim, anatomi Bu organın, sesleri toplayıp içeriye almaya yarayan dış bölümü
"Elleriyle kulaklarını tıkayıp yatağının yanında tortop oldu." - Halide Edip Adıvar
12. isim Balıklarda başın iki yanında bulunan ve ağızdan alıp solungaçlardan geçirdiği suyu dışarıya vermeye yarayan yarıklardan her biri
13. isim saban kulağı
14. isim Duvar, baca, şömine vb. yerlerde kulağa benzer çıkıntı
15. isim, müzik Telli çalgılarda tel germeye yarayan burgu
16. zarf, mecaz Seslerin uygunluğunu seçebilme ve değerlendirebilme yeteneği
Atasözleri, Deyimler ve Kalıp Sözler (89)
kulak (veya kulaklarını) tıkamakkulak (veya kulağını) tırmalamakkulak arkası (veya ardı) etmekkulak asmakkulak kabartmakkulak kesilmekkulak kıvırmakkulak tutmakkulak vermekkulakları dolmakkulakları paslanmakkulakları patlatmakkulakları uğuldamakkulaklarına kadar kızarmakkulaklarını dikmekkulaklarının pasını gidermekkulağı (bir şeyde) olmakkulağı (veya kulakları) çınlasınkulağı ağır işitmekkulağı dikilmekkulağı duvar olmakkulağı okşamakkulağı olmamakkulağı ters taraftan göstermekkulağına fısıldamakkulağına gelmekkulağına girmemekkulağına gitmekkulağına inanmamakkulağına kar suyu kaçmakkulağına kar suyu kaçırmakkulağına koymak (veya sokmak)kulağına küpe olmak (veya etmek)kulağına söylemekkulağına çalınmakkulağına çarpmakkulağını açmakkulağını bükmekkulağını doldurmakkulağını sağır etmekkulağını çekmekkulağını çınlatmakkulağının zarı patlamakkulağının üzerine yatmak(bir şeye) kulak vermek(birinin) kulağını bükmek(birinin) kulağını çekmek(birinin) kulağını çınlatmak(birinin) kulağının zarı patlamakkulak (veya kulaklarını) tıkamakkulak (veya kulağını) tırmalamakkulak arkası (veya ardı) etmekkulak asmakkulak kabartmakkulak kesilmekkulak kıvırmakkulak tutmakkulakları dolmakkulakları paslanmakkulakları patlatmakkulakları uğuldamakkulaklarına kadar kızarmakkulaklarını dikmekkulaklarının pasını gidermekkulağa kadar gelmekkulağı (bir şeyde) olmakkulağı (veya kulakları) çınlasınkulağı ağır işitmekkulağı dikilmekkulağı duvar olmakkulağı okşamakkulağı olmamakkulağı ters taraftan göstermekkulağına fısıldamakkulağına gelmekkulağına girmemekkulağına gitmekkulağına inanmamakkulağına kar suyu kaçmakkulağına kar suyu kaçırmakkulağına koymak (veya sokmak)kulağına küpe olmak (veya etmek)kulağına söylemekkulağına çalınmakkulağına çarpmakkulağını açmakkulağını doldurmakkulağını sağır etmekkulağının üzerine yatmak
Birleşik Kelimeler (91)
kulak altı bezikulak çivisikulakdavulukulak demirikulak dolgunluğukulak erimikulak kepçesikulak kulağakulak memesikulak misafirikulak sadakasıkulak tıkacıkulak tırmalayıcıkulaktozukulak zarıkulağı delikkulağı kesikkulağı kiriştekulağı tetiktekulağı tıkalıdış kulakekşikulakiç kulakkabakulakkamışkulakkarakulakkepçe kulakorta kulakyelken kulakaslankulağıayıkulağıbaca kulağıcankulağıdenizkulağıdeniz kulağıeşekkulağıfarekulağıfilkulağıkuzukulağımüzik kulağısaban kulağısıçankulağıtavşankulağıeli kulağındaağzı kulaklarındakulak altı bezikulak çivisikulakdavulukulak demirikulak dolgunluğukulak erimikulak kepçesikulak kulağakulak memesikulak misafirikulak sadakasıkulak tıkacıkulak tırmalayıcıkulaktozukulak zarıkulağı delikkulağı kesikkulağı kiriştekulağı tetiktekulağı tıkalıdış kulakekşikulakiç kulakkabakulakkamışkulakkarakulakkepçe kulakorta kulakyelken kulakaslankulağıayıkulağıbaca kulağıcankulağıdenizkulağıdeniz kulağıeşekkulağıfarekulağıfilkulağıkurtkulağıkuzukulağımüzik kulağısaban kulağısıçankulağıtavşankulağıeli kulağındaağzı kulaklarında
otoskopbu (I)
Fransızca otoscope
1. sıfat, isim Dış kulak yolunu ve kulak zarını muayeneye yarayan alet
Dış kulak yolunu, zarını muayene etmeye yarayan araç bulmacada nedir?

"Dış kulak yolunu, zarını muayene etmeye yarayan araç" bulmacalarda sıklıkla karşılaşabileceğiniz bir bulmaca sorusudur. Kayıtlarımızda cevap olarak kullanabilecek1 kayıt bulunmuştur. Yeni oluşturmaya başladığımız bulmaca arşivine göre "Dış kulak yolunu, zarını muayene etmeye yarayan araç" terimi 0 defa bulmacalarda cevap olarak kullanılmıştır. Bu rakamlar sadece belli bir tarihten geçerli olarak tutulmaya başlanmıştır.

Bulmacalarda da karşılaşabileceğiniz "Dış kulak yolunu, zarını muayene etmeye yarayan araç" sorusuna cevap olarak "OTOSKOP" yanıtları verilebilir.

Eğer aradığınız cevabı hala bulamadıysanız, yandaki alakalı soruları inceleyebilirsiniz.

IstatistikDeger
Cevap Sayısı1
Bulmacada Çıkma SıklığıBilinmiyor
Kelime Sayısı8
Harf Sayısı52
Dış kulak yolunu, zarını muayene etmeye yarayan araç | Bulmaca Sözlüğü