Çok sıkıştırılmaktan ya da çok sıkı doldurulmaktan katılaşmış olan

KIRBA

TIKIZ

Türkçe Sözlük Anlamları

kırba (I)
Arapça ḳirba
1. sıfat, isim Sakaların içinde su taşıdıkları ağzı dar, altı geniş, deriden yapılmış kap
"Cesaretini toplamak için küçük kırbasına şarap doldurmayı unutmamıştı." - İhsan Oktay Anar
2. zarf, mecaz Çok su içen kimse
3. zarf, ağızlardan Çocuklarda karın şişmesiyle beliren bir hastalık
sıkı (I)
1. sıfat, sıfat dar (I)
"Sıkı bir kemer."
2. sıfat İyice sıkıştırılmış, doldurulmuş; tıkız, gevşek olmayan
"Sıkı bir denk."
3. sıfat Zorlu, güçlü ve etkili
"En sıkı ve katı bir merkeziyet sistemi, bugün diğer faaliyet merkezlerini bloke edebilir." - Burhan Felek
4. sıfat Dikkatli, titiz ve göz yummadan uygulanan
"Ankaralılarla münasebetlerinde her zaman sıkı bir ahlak ve seviye kontrolüne tabi tutuldu." - Yakup Kadri Karaosmanoğlu
5. sıfat katı (I)
6. sıfat yoğun
"Samsun'a geldiğimi ve kendisiyle daha sıkı temasta bulunmak istediğimi bildirdim." - Atatürk
7. sıfat, zarf Sıkıca, iyice
"Ağzını da sıkı tut demeye lüzum görmüyorum." - Samim Kocagöz
8. sıfat, isim Zorlayıcı durum
"Sıkıya gelmemek. Sıkıyı görünce kaçtı."
9. sıfat, isim Ağızdan dolma ateşli silahlarda, barut ve kurşunun üstünden namluya sokulup bastırılan bez ve kâğıt parçaları vb. şeylerin tümü
"İlk sıkıyı babam attı." - Samim Kocagöz
10. sıfat Güçlü ve çabuk, hızlı
"Karabalçıklı çiftliği, kasabadan sıkı yürüyüşle bir saat çeker." - Reşat Nuri Güntekin
Atasözleri, Deyimler ve Kalıp Sözler (8)
sıkı basmaksıkı durmaksıkı mı?sıkı tutmaksıkıdan geçirmeksıkıya almaksıkıya gelmeksıkıysa
Birleşik Kelimeler (10)
sıkı ağızlısıkı denetimsıkı dokusıkı düzensıkı fıkısıkı sıkısıkıyönetimağzı sıkıeli sıkıkurusıkı
tıkız (I)
1. sıfat, sıfat tıknaz
"İkisi de tıkız ve aynı boyda." - Haldun Taner
2. sıfat Çok sıkıştırılmaktan veya çok sıkı doldurulmaktan katılaşmış; sıkı
"Bu yastık pek tıkız olmuş."
3. sıfat Yoğunluğu çok ve katı olan
"Tıkız hamur."
ya (I)
1. sıfat, ünlem Şaşma, şaşkınlık bildiren bir söz
"Of ya, yine mi ödev! "
ya (II)
Farsça
2. sıfat, bağlaç Şaşma, şaşkınlık bildiren bir söz
"Ya, bu adam kim?"
3. sıfat Bir düşüncenin karşıtı düşünülürken kullanılan bir söz
"Yetişirim diyorsun, ya yetişemezsen?"
4. sıfat Gereklik ve onay bildiren cümlelerde yargının onaylandığını bildiren bir söz
"Biz de gelelim mi? -Gelin ya."
5. sıfat Dilek ve geniş zaman kiplerinde yargıyı güçlendiren bir söz
"Bu, söylenecek söz mü? -Söylenir ya. Azıcık yardımcı olsa ya."
6. sıfat Bilinen, görülen, hatırlanıp anlatılan bir olay dolayısıyla da sorulan başka bir konu için kullanılan bir söz
"Sen geldin, ya Ahmet? Siz karnınızı doyurdunuz, ya ben ne yapayım?"
7. sıfat Bir düşüncede sıra ile yer alan ayrı cins ögelerden biri ötekilerden üstün görüldüğünde `hele, özellikle` anlamlarında kullanılan bir söz
"O çocuğun terbiyesine, zekâsına, çalışkanlığına diyecek yok, ya inceliği. Fırtına kırdı, döktü, yıktı, ya o ağaçlara verdiği zarar."
8. sıfat Cevap niteliğinde olan cümlenin sonuna getirildiğinde asıl yargının arkadan gelen cümle ile anlatılacağını belirten bir söz
"Fena oğlan değildir, değildir ya, yalnız bu sarhoşluğu var." - Memduh Şevket Esendal
9. sıfat Bazı çekimli zamanlardan sonra gelerek anlamı pekiştiren, kuvvetlendiren bir söz: Yediydin ya. Oturmuşum ya
ya (III)
10. sıfat, ünlem evet
"Seninle gelmemi ister misin? -Ya, ne kadar iyi olur."
11. sıfat Gereklik ve onay bildiren cümlelerde yargının onaylandığını bildiren bir söz
"Biz de gelelim mi? -Gelin ya."
12. sıfat Cevap niteliğinde olan cümlenin sonuna getirildiğinde asıl yargının arkadan gelen cümle ile anlatılacağını belirten bir söz
"Fena oğlan değildir, değildir ya, yalnız bu sarhoşluğu var." - Memduh Şevket Esendal
13. sıfat Bazı çekimli fiillerden sonra gelerek anlamı pekiştiren, kuvvetlendiren bir söz
"Yediydin ya. Oturmuşum ya. Bu, söylenecek söz mü? -Söylenir ya. Azıcık yardımcı olsa ya."
ya (IV)
Arapça
14. sıfat, ünlem “Ey, hey” anlamlarında bir seslenme sözü
"Yürü ya mübarek!"
ya (V)
Farsça
15. sıfat, bağlaç Bir düşüncenin karşıtı düşünülürken kullanılan bir söz
"Yetişirim diyorsun, ya yetişemezsen?"
16. sıfat Bilinen, görülen, hatırlanıp anlatılan bir olay dolayısıyla da sorulan başka bir konu için kullanılan bir söz
"Sen geldin, ya Ahmet? Siz karnınızı doyurdunuz, ya ben ne yapayım?"
17. sıfat Bir düşüncede sıra ile yer alan ayrı cins ögelerden biri ötekilerden üstün görüldüğünde “hele, özellikle” anlamlarında kullanılan bir söz
"O çocuğun terbiyesine, zekâsına, çalışkanlığına diyecek yok, ya inceliği. Fırtına kırdı, döktü, yıktı, ya o ağaçlara verdiği zarar."
Atasözleri, Deyimler ve Kalıp Sözler (6)
ya ya ya şa şa şaya Allahya Rabbi (veya Rab)ya nasipya sabırya sabır çekmek
Birleşik Kelimeler (7)
ya dayahutveyaya dayahutya ... ya...veya
Çok sıkıştırılmaktan ya da çok sıkı doldurulmaktan katılaşmış olan bulmacada nedir?

"Çok sıkıştırılmaktan ya da çok sıkı doldurulmaktan katılaşmış olan" bulmacalarda sıklıkla karşılaşabileceğiniz bir bulmaca sorusudur. Kayıtlarımızda cevap olarak kullanabilecek2 kayıt bulunmuştur. Yeni oluşturmaya başladığımız bulmaca arşivine göre "Çok sıkıştırılmaktan ya da çok sıkı doldurulmaktan katılaşmış olan" terimi 0 defa bulmacalarda cevap olarak kullanılmıştır. Bu rakamlar sadece belli bir tarihten geçerli olarak tutulmaya başlanmıştır.

Bulmacalarda da karşılaşabileceğiniz "Çok sıkıştırılmaktan ya da çok sıkı doldurulmaktan katılaşmış olan" sorusuna cevap olarak "KIRBA", "TIKIZ" yanıtları verilebilir.

Eğer aradığınız cevabı hala bulamadıysanız, yandaki alakalı soruları inceleyebilirsiniz.

IstatistikDeger
Cevap Sayısı2
Bulmacada Çıkma SıklığıBilinmiyor
Kelime Sayısı9
Harf Sayısı66
Çok sıkıştırılmaktan ya da çok sıkı doldurulmaktan katılaşmış olan | Bulmaca Sözlüğü