Türkçe Sözlük Anlamları

altı (I)
1. sıfat, isim Beşten sonra gelen sayının adı; şeş
2. sıfat Bu sayıyı gösteren 6 ve VI rakamlarının adı
3. sıfat, sıfat Beşten bir artık
Atasözleri, Deyimler ve Kalıp Sözler (4)
altı karış beberuhialtı okka etmekaltı olur, yedi olur, hep Allah'ın dediği oluraltıdan yemek
Birleşik Kelimeler (8)
altıgenAltıeylülAltıkardeşaltı kesealtıparmakaltıpasaltıpatlaraltı yol
beş (I)
1. sıfat, isim Dörtten sonra gelen sayının adı; penç
2. sıfat Bu sayıyı gösteren 5 ve V rakamlarının adı
3. sıfat, sıfat Dörtten bir artık
4. zarf, eskimiş ilkokul
"Biz okumadık, beşi bitirdik." - Tarık Dursun K
Atasözleri, Deyimler ve Kalıp Sözler (3)
beş aşağı beş yukarıbeş parmağın beşi bir olmazbeş parmağın hangisini kessen acımaz
Birleşik Kelimeler (24)
beşbenzemezbeş beterbeşbıyıkbeş binlikbeşciharbeş çayıbeş duyubeşkardeşbeş milyonlukbeşonbeş parabeş parasızbeşparmakbeşpençebeştaşbeş vakitbeş yüzlübeş yüzlükbeşibiraradabeşibirlikbeşibiryerdedübeşşeşbeşüç beş
bir (I)
1. sıfat, isim Sayıların ilki; yek
2. sıfat Bu sayıyı gösteren 1 ve I rakamlarının adı
3. sıfat, sıfat Bu sayı kadar olan
"Bir kalem."
4. sıfat, zarf beraber
"Hep biriz, ayrılmayız."
5. sıfat, sıfat Herhangi bir varlığı belirsiz olarak gösteren (sayı)
"Aydınlık bir odada, iki duvarın kesiştiği köşede zayıf, yaşlı bir adam yatıyordu." - Ayla Kutlu
6. sıfat, sıfat Eşi bulunmayan
"Allah tektir ve birdir, amenna!" - Ahmet Kabaklı
7. sıfat, sıfat Değer, önem ve nitelik bakımlarından birbirinden farksız, birbirine eşit, birbirine benzer
"Bu kalemlerin ikisi birdir, hangisini isterseniz alınız."
8. sıfat, sıfat Ortaklaşa olan
"Bizim kesemiz birdir."
9. sıfat, zarf Bir kez
"Şunu bileniniz varsa bir anlatın, dedi." - Kemal Tahir
10. sıfat, zarf yalnızca
"İsterseniz ondan sonra bizi öldürün, yapmadığınız bir bu kaldı, onu da yapın!" - Sabahattin Ali
11. sıfat Sıfat, isim veya zarf olan bir kelimenin başına geldiğinde kelimenin anlamını güçlendirir
"Abdülsabir Nuh Efendi’nin küçük kızı Zarife eve öyle bir giriş girdi ki akşam namazını kılan annesi Adalet Hanım kızın çığlıklarından şaşırıp namazı bozdu." - Kerime Nadir
"Feyyaz bir sabah yataklı Ankara ekspresiyle öyle bir geldi ki… Gayet şık giyinmiş." - Yılmaz Çetiner
"Hele de sohbeti bir tatlı, bir tatlı... Nasıl anlatsam..." - Ali Balkız
Atasözleri, Deyimler ve Kalıp Sözler (143)
... bir hâl almak (hâle girmek)bir ... bir (veya bir de)bir Köroğlu, bir Ayvazbir abam (postum) var atarım, nerede olsam yatarımbir adama kırk gün ne dersen o olurbir anaya bir kız, bir kafaya bir gözbir arpa boyu (gitmek veya yol almak)bir ayak üstünde bin yalan söylemekbir ayak üstünde kırk yalanın belini bükmekbir ayak üzerinde (veya üstünde)bir ayağı çukurda olmakbir ağaçta gül de biter diken debir ağızdan çıkıp bin dile yayılırbir aşağı bir yukarıbir baba dokuz evladı besler, dokuz evlat bir babayı beslemezbir baltaya sap olamamakbir bardak suda fırtına koparmakbir başa bir göz yeterbir başka (olmak)bir baştan (veya uçtan) bir başa (veya uca)bir ben, bir de Allah bilirbir biçimine getirmekbir boka yaramamakbir bu eksiktibir dalda durmamakbir debir dediği bir dediğini tutmamakbir dediği iki olmamakbir dediğini iki etmemekbir deli kuyuya bir taş atar, kırk akıllı çıkaramazmışbir deri bir kemik (kalmak)bir dikili ağacı olmamakbir dikiş kaldıbir dokun bin ah işit (veya dinle) (kâseifağfurdan)bir don bir gömlekbir dostluk kaldı!bir dudağı yerde bir dudağı göktebir dönüm güzlük on dönüm yazlığa bedeldirbir düşüncedir (veya düşünce) almakbir el bir eli yıkar, iki el bir yüzü yıkarbir eli yağda bir eli balda (olmak)bir elin nesi var, iki elin sesi varbir elin sesi çıkmazbir elini bırakıp ötekini öpmekbir elinin verdiğini öbür elin görmesinbir elle verdiğini öbür elle almakbir elmanın yarısı o, yarısı bubir fende kazık kakmak (veya çakmak)bir fincan kahvenin kırk yıl hatırı vardırbir fit bin büyü yerine geçerbir gömlek aşağıbir gömlek fazla eskitmiş olmakbir görüş bir kör bilişbir göz ağlarken öbür göz gülmezbir göz gülmekbir gülmedir almak (veya tutmak)bir hizaya gelmekbir hiç uğrunabir hâl olmakbir ilke imza atmakbir inat, bir muratbir içim su (gibi olmak)bir iğne bir iplik olmakbir iş olmakbir işaretine bakmakbir işi başından kesmekbir iştir oldubir kafada olmakbir kapıya çıkmakbir karıyla bir koca, dırdır eder her gecebir kazanda kaynamakbir kaşık suda boğmakbir kenara atılmakbir kenarda durmakbir kol çengibir kolayını aramakbir kolayını bulmakbir koltuğa iki karpuz sığmazbir korkak bir orduyu bozarbir koyundan iki post çıkarmakbir kulağından girip öbür kulağından çıkmakbir kurşun atımıbir kötünün yedi mahalleye zararı vardır (veya dokunur)bir köşeye atmakbir köşeye atılmakbir köşeye koymakbir köşeye oturmakbir köşeye sinmekbir köşeye çekilmekbir kıza dünür düşmekbir kızı bin kişi ister, bir kişi alırbir mum al da derdine yanbir mıh bir nal kurtarır, bir nal bir at kurtarırbir noktaya kadarbir o kadarbir o yana, bir bu yanabir olmakbir papel (veya pul) etmemekbir pula satmakbir selam bin hatır yaparbir söyle on dinlebir söylemek pir söylemekbir sözünü (veya dediğini) iki etmemekbir sürçen atın başı kesilmezbir sıkımlık canı olmakbir sıçrarsın çekirge, iki sıçrarsın çekirge, sonunda yakalanırsın çekirge (veya üçüncüsünde avucuma düşersin çekirge)bir tanembir tarafa bırakmak (veya koymak)bir tarakta bezi olmamakbir tat, bin feryatbir taşla iki kuş vurmakbir tekbir tek atmakbir tepe yıkılır, bir dere dolarbir torba kemikbir tuhaflığı olmakbir tutmak (veya görmek)bir varmış bir yokmuşbir yakadan baş çıkarmakbir yastıkta kocamakbir yastığa baş koymakbir yaşına daha girmekbir yemem diyenden kork, bir oturmam diyendenbir yere kadarbir yiyip bin şükretmekbir yol tutturmakbir yolunu bulmakbir çatı altında (olmak veya bulunmak)bir çekirdek geri kalmamakbir çiçekle bahar (veya yaz) olmazbir çuval inciri berbat etmekbir çöplükte iki horoz ötmezbir şey (veya şeyler) olmakbir şey anlamamakbir şey sanmakbir şey söylemekbir şey yapmakbir şeye benzememekbir şeyler, bir şeylerbire ... vermekbire beş katmakbire bin katmakbiri bilmeyen bini hiç bilmez
Birleşik Kelimeler (121)
bir ağızdanbir alaybir âlembir anbir anlamdabir anlıkbir arabir aralıkbir arababir aradabir atımlıkbir avuçbir ayak evvelbir ayak öncebirazbir bakımabir başınabir başkasıbir birbir boybir çeneklilerbir çenetlibir çırpıdabir çiftbir çuval dolusubir dahabir damlabir defabir defacıkbir derecebir diğeribir dikiştebir dirhembir dizibir dolubir düzinebir düziyebir evciklibir gıdımbir gözelibir günbir güzelbir hamledebir haylibir hoşbir hücrelibir ikibirkaçbir kalembir kararbir karışbir kerebir koşubir kümebir lahzabir lokmabir milyonlukbir müddetbir nebzebir nefesbir nevibir nicebir numarabir ölçüdebir örnekbir paralıkbir parçabir parmakbir sırabir soluktabir sürebir sürübir taburbir tahtadabirtakımbir tanebir temizbir terimlibir tomarbir tuhafbir tutambir türlübir vakitbir yanabir yandabir yandanbir yığınbir yolbir yudumbir zahmetbir zamanbirdenbirebirdirbirbirebirbire birbire bir eşlemeağzı birarada birayda yılda birbinbirbinde birbire birdaha birelde birellibirhangi birhep bir ağızdanher birherhangi birhiçbirikide birkapı bir komşukırkyılda birnisan birnisan bir şakasıonbiraylıkşöyle biryirmibirikide birdebaşka birihiçbiri
elli (I)
1. sıfat, isim Kırk dokuzdan sonra gelen sayının adı
2. sıfat Bu sayıyı gösteren 50 ve L rakamlarının adı
3. sıfat, sıfat Beş kere on, kırk dokuzdan bir artık
elli (II)
4. sıfat, sıfat Eli olan
"Bu kocaman elli, muhteşem babadan bile korkmuyordu." - Sait Faik Abasıyanık
Birleşik Kelimeler (6)
ellibirelli binlikaçık elliağırelliit ellikadife elli
iki (I)
1. sıfat, isim Birden sonra gelen sayının adı; dü
2. sıfat Bu sayıyı gösteren 2 ve II rakamlarının adı
3. sıfat, sıfat Birden bir artık
"Ertesi gün iki kardeş erken çıkmışlardı yola." - Ayşe Kulin
Atasözleri, Deyimler ve Kalıp Sözler (56)
iki ahbap çavuşiki arada bir derede (kalmak)iki arada kalmakiki aslan bir posta sığmaziki at bir kazığa bağlanmaziki ateş arasında kalmakiki ayağını bir pabuca sokmak (veya koymak)iki baş bir kazanda kaynamaziki baştan olmakiki cambaz bir ipte oynamaziki cami arasında kalmış beynamaziki deliye bir uslu koymuşlariki dinle bir söyleiki dirhem bir çekirdekiki el bir baş içiniki eli (birinin) yakasında olmakiki eli (kızıl) kanda olsaiki eli böğründe kalmakiki eli yanına düşmekiki eli yanına gelmekiki eli şakaklarında düşünmekiki elim yanıma gelecekiki emini bir yemin aralariki gönül bir olunca samanlık seyran oluriki gözü iki çeşmeiki gözü iki çeşme ağlamakiki gözüm kör olsuniki gözüm önüme aksıniki günün başıiki hırtı bir pırtıiki kaptan bir gemiyi batırıriki kapılı haniki kardeş savaşmış, ebleh buna inanmışiki karpuzu bir koltuğa sığdırmakiki kat olmakiki kere iki dört ederiki kulak bir dil içiniki lafı (veya sözü) bir araya getirememekiki lakırtı etmekiki lakırtıyı bir araya getirmekiki rahmetten (veya iyilikten) biriiki satır laf etmek (veya konuşmak)iki seksen uzanmakiki söz bir pazariki takla bir baklaiki testi tokuşunca biri elbet kırılıriki tımar bir yem yerine geçeriki ucu boklu değnekiki ucunu bir araya getirememekiki yakası bir araya gelmemekiki yakasını bir araya getirememekiki çift laf (veya lakırtı veya söz) etmekiki çıplak bir hamama yakışıriki ölç, bir biçikisi bir kapıya çıkmakikisini bir kazana koysalar kaynamazlar
Birleşik Kelimeler (38)
iki anlamlıiki ayaklıiki başlıikibuçuklukiki büklümiki canlıiki cihaniki cinslikliiki çenekliiki çenetliikiçifteiki dilliiki düzlemliiki eşeyliiki evcikliiki fazlıiki geçeliiki gözümiki kanatlılariki katlıiki noktaiki paralıkiki parmaklıiki şekilliikitekiki tekikitelliiki terimliiki uçlu bozuklukiki yaşamlıiki yaşayışlıikiyüzlüiki yüzlüikide birikide birdebir ikionikitelliyetmiş iki millet
ön (I)
1. sıfat, isim Bir şeyin esas tutulan yüzü; uğur (III), arka karşıtı
"Arabam bir gece kulübünün önünde duruyor." - Ahmet Ümit
2. sıfat karşı
"Kahveye girdiği yahut da bir dükkânın önünde toplanan bir gruba sokulduğu zaman suratlar açıkça asılır, selamını alan bulunmazdı." - Tarık Buğra
3. sıfat Bir kimsenin ilerisi
"Bir aralık önümüzden şarkı sesleri geldi." - Sait Faik Abasıyanık
4. sıfat Yakın gelecek zaman
"Önümüz kış."
5. sıfat Giyeceklerin genellikle göğsü örten bölümü
"Uçuk siyah renkli çarşaf pelerinin önü açık." - Peyami Safa
6. sıfat, sıfat Önce olan
"Ön söz. Ön görüşme."
7. sıfat Bir kimse veya yerin yüzünün baktığı tarafta olan yer
"Kanlıca önlerine geldiler."
8. sıfat, sıfat Benzerler arasında ilk sırada olan
"Ben, Anafartalar'da Mustafa Kemal'in bulunduğu en ön siperlerde de kurşun attım." - Aka Gündüz
Atasözleri, Deyimler ve Kalıp Sözler (22)
ön almakönde gelmeköne almaköne düşmeköne sermeköne sürmeköne çıkmakönü alınmakönünde ardında gidilmezönüne arkasına bakmadanönüne bakmakönüne bir kemik atmakönüne dikilmekönüne düşmekönüne gelenönüne geleni kapar, ardına geleni teperönüne geçmekönüne katmakönüne çıkmakönünü almakönünü ardını düşünmemekönünü kesmek
Birleşik Kelimeler (63)
ön adön alımön buharlaşmaön büroön alımön avurtönayakön ayakön belirtiön bilgiön çalışmaön damakön denetimön deyiön deyişön direkön doğruön ekön elemeön göğüsöngörmeköngörüöngörülmekön gösterimön günön hekimön içkiön izlemeön kabulön kayıtön kesintiön kolön koşulön liberoön lisansön odaön oluşön ödemeön projeön raporön seçiciön seçimön sesön sevişmeönseziön soruşturmaön sözön sözleşmeön şartön tasarön tasımön tekerön uyumön ünlüön yargıön yaylakön yüzbaşıönden çekişliönü sıraönünde sonundagöz önübaşı önündegöz önünde
on (I)
1. sıfat, isim Dokuzdan sonra gelen sayının adı
2. sıfat Bu sayıyı gösteren 10 ve X rakamlarının adı
3. sıfat, sıfat Dokuzdan bir artık
Atasözleri, Deyimler ve Kalıp Sözler (4)
on defa (veya kere)on parmağı boğazında olmakon parmağında on hüner (veya marifet) olmakon parmağında on kara
Birleşik Kelimeler (16)
onaltılıkon ayaklılaronbaşıonbeşlion binlerceon binlikonbiraylıkon birliondörtlükonikiparmak bağırsağıonikitellion milyonlukon paraonsekizbeşonayın on dördü
sayı (I)
1. sıfat, isim Sayma, ölçme, tartma vb. işlerin sonucunda ortaya çıkan birimlerin kaç olduğunu bildiren sözlerden her biri; adet
"Bir, beş, yüz, birer sayıdır."
"Bir, beş, yüz, birer sayıdır."
2. sıfat Gazete, dergi vb. süreli yayınların bir bütün oluşturan, değişik tarih, numara taşıyan baskılarından her biri; nüsha
"Derginin son sayısında yer alan yazıların tamamını okudum."
3. isim, spor Bir spor karşılaşmasında taraflardan her birinin başarı derecesini gösteren nicelik; skor
Atasözleri, Deyimler ve Kalıp Sözler (3)
sayı hesabıylasayım suyum yoksayısını Allah bilir
Birleşik Kelimeler (46)
sayı boncuğusayı farkısayı göstergesisayı levhasısayı sıfatıabstre sayıartı sayıasal sayıbanko sayıçift sayıdoğal sayıeksi sayıgerçek sayıkarmaşık sayıkatsayıkesirli sayınegatif sayıondalık sayıözel sayıpozitif sayırasyonel sayısanal sayısınırlı sayısınırsız sayısoyut sayıtam sayıtek sayıtoparlak sayıtüm sayıyeter sayıyuvarlak sayıatom sayısıbaskı sayısıeleman sayısımaç sayısıpi sayısıservis sayısıset sayısıtaşıma sayısıtopluluk sayısıüye tam sayısıardışık sayılarasıl sayılarortak ölçülmez sayılartemel sayılarsayma sayıları
üç (I)
1. sıfat, isim İkiden sonra gelen sayının adı; se (II)
2. sıfat Bu sayıyı gösteren 3 ve III rakamlarının adı
3. sıfat, sıfat İkiden bir artık
Atasözleri, Deyimler ve Kalıp Sözler (5)
üç aşağı beş yukarıüç aşağı beş yukarı dolaşmaküç günlük ömür (veya dünya)üç maymunu oynamaküç nalla bir ata kaldı
Birleşik Kelimeler (31)
üç adımüçayaküç aylarüç aylıküç başlıüç beşüç beyazüç birlik kuralıüç boyutluüç buçuküçbudaküç buutluüççatalüççeyreküç ders imtihanıüç ders sınavıüç durum yasasıüç düzlemliüç eteküçgenüçgülüç hâl kanunuüçkâğıtüçkatüç noktaüç otuzundaüç parmaklıüçtaşüçtekerüçtelliüçten dokuza
cu (I)
1. sıfat, isim Genellikle uzun bir nesnenin incelerek biten son ve sivri noktası
"Bu resmin iki gözü bir makasın ucu ile oyulmuştu." - Aka Gündüz
2. sıfat Bir şeyin baş veya son noktası
3. sıfat Bir şeyin kenarı
"Kırk kişilik bir masanın bir ucunda, üç kişiyiz." - Refik Halit Karay
4. sıfat Dış kenar; periferi
5. sıfat Bir uzaklığın son noktası
"İstikbal, bu yolun ucundan bir güneş gibi doğuyor." - Falih Rıfkı Atay
6. sıfat Bir şeyin başı, tepesi
7. sıfat Kurşun kalemlerde yazmayı sağlayan kömürden yapılan madde
"Kalemin ucunu kâğıda değdiriyor, dikiş makinesi gibi, çizim bitinceye kadar kalemi kaldırmıyor." - Ali Çankırılı
8. sıfat sınır
9. sıfat, sıfat Bir şeye gereğinden çok fazla bağlanan, önem veren; ekstrem
10. isim, tarih Türk devletlerinde genellikle sınır boylarındaki eyalet ve sancak
11. isim, tarih sınır boyu
"Ancak, Selçuklunun Bizans’la barış zamanlarında bile uçlardaki çatışmalar bitmez." - Nevzat Kösoğlu
Atasözleri, Deyimler ve Kalıp Sözler (12)
ucu (herhangi birine) dokunmakucu bucağı olmamak (veya görünmemek veya bulunmamak)ucu bucağı yok (veya kayıp)ucu ortası belli olmamakucunda (bir şey) bulunmakucunda ölüm yok yaucundan tutmakucunu bulmakucunu göstermekucunu kaçırmakuç almauç vermek
Birleşik Kelimeler (15)
uç beyiuçkurutanuç ucauçtan ucaucu açıkucu kapalıucu ucunaartı uçaşırı uçeksi uçileri uçorta uçayakucuayak ucuipucu
yedi (I)
1. sıfat, isim Altıdan sonra gelen sayının adı
2. sıfat Bu sayıyı gösteren 7 ve VII rakamlarının adı
3. sıfat, sıfat Altıdan bir artık
"Yedi kalem."
Atasözleri, Deyimler ve Kalıp Sözler (3)
yedi iklim dört bucakyedi kat yerin dibine geçmekyedi kubbeli hamam kurmak
Birleşik Kelimeler (15)
yedialtmışbeşlikyedi belayedi canlıyedi cetyedi düvelyedi göbekyedi gömlek uzakYedikardeşyedi kat elYedikızkardeşyedi mahalleyeditaşYedi Uyurlaryediverenyediden yetmişe
Bir sayı bulmacada nedir?

"Bir sayı" bulmacalarda sıklıkla karşılaşabileceğiniz bir bulmaca sorusudur. Kayıtlarımızda cevap olarak kullanabilecek8kayıt bulunmuştur. Yeni oluşturmaya başladığımız bulmaca arşivine göre "Bir sayı" terimi 0 defa bulmacalarda cevap olarak kullanılmıştır. Bu rakamlar sadece belli bir tarihten geçerli olarak tutulmaya başlanmıştır.

Bulmacalarda da karşılaşabileceğiniz "Bir sayı" sorusuna cevap olarak "BES", "BİR", "ON", "UÇ", "İKİ", "ALTI", "ELLİ", "YEDİ" yanıtları verilebilir.

Eğer aradığınız cevabı hala bulamadıysanız, yandaki alakalı soruları inceleyebilirsiniz.

IstatistikDeger
Cevap Sayısı8
Bulmacada Çıkma SıklığıBilinmiyor
Kelime Sayısı2
Harf Sayısı8
Bir sayı | Bulmaca Sözlüğü