Bir parça ya da, bir lokma yiyecek

DIKIM

Türkçe Sözlük Anlamları

lokma (I)
Arapça luḳme
1. sıfat, isim Ağza bir defada alınıp götürülen yiyecek parçası; sokum
"Öbür yemeklerden bile ağzına bir lokma koyamadı." - Ömer Seyfettin
2. sıfat lokma tatlısı
3. isim, teknik Türlü kalınlıktaki cıvataları, boşluğuna geçirip sökmeye veya sıkıştırmaya yarayan metalden alet
4. isim yemek (I)
"Bu akşam lokmayı beraber yeriz, tanışmış olursunuz." - Tarık Buğra
5. zarf, mecaz Genellikle haksız olarak ele geçirilen mal veya para
"Bu lokma sizin için çok büyüktür, boğazınızdan geçmez; yutamayacaksınız ve boğulacaksınız." - Peyami Safa
Atasözleri, Deyimler ve Kalıp Sözler (7)
lokma (veya lokması) ağzında büyümeklokma dökmeklokma etmeklokma karın doyurmaz, şefkat artırırlokma çiğnenmeden yutulmazlokmasını dökmeklokmasını saymak
Birleşik Kelimeler (10)
lokma anahtarlokma başlığılokma gözlokma lokmalokma tatlısıbir lokmaharam lokmaet lokmasıkibar lokmasısaray lokması
parça (I)
Farsça pārçe
1. sıfat, isim Bir bütünden ayrılan, ayrı sayılan veya artakalan şey; pare
"Yolun bu parçası bozuk."
2. sıfat Bir bütünden kopma, kırılma, yırtılma vb. yoluyla ayrılmış bölüm; lime, şerha
"Alınacakları bir gece önceden küçük bir karton parçasına yazmıştır." - Haldun Taner
3. sıfat Birkaçı bir araya geldiğinde bir bütünü oluşturan şeylerin her biri; uzuv, modül
"On parçadan yapılmış bir oda takımı."
4. sıfat tane
"Üç parça elbiselik kumaş."
5. sıfat pasaj
"Hayatımın en acı ve tatlı saatleri bunun başında geçti, eserimin en güzel parçalarını onun kenarında yazdım." - Reşat Nuri Güntekin
6. isim, müzik Müzik eseri
7. isim nesne
"Bu defaki gidişimizde, eşyamızın arasında taç gibi değerli bir parça da vardı." - Ayla Kutlu
8. zarf, mecaz Küçümseme ve değersiz sayma bildiren bir söz
"Bir çoban parçasısın, olmasa bile koyun / Daima eğeceksin başkalarına boyun" - Kemalettin Kamu
9. zarf, argo Güzel, alımlı kız veya kadın
Atasözleri, Deyimler ve Kalıp Sözler (1)
parça almak
Birleşik Kelimeler (13)
parça başınaparça bohçasıparça bölükparça parçaparça pürçükparça pinçikbir parçayedek parçaahu parçasıateş parçasıay parçasıdaire parçasıdoğru parçası
ya (I)
1. sıfat, ünlem Şaşma, şaşkınlık bildiren bir söz
"Of ya, yine mi ödev! "
ya (II)
Farsça
2. sıfat, bağlaç Şaşma, şaşkınlık bildiren bir söz
"Ya, bu adam kim?"
3. sıfat Bir düşüncenin karşıtı düşünülürken kullanılan bir söz
"Yetişirim diyorsun, ya yetişemezsen?"
4. sıfat Gereklik ve onay bildiren cümlelerde yargının onaylandığını bildiren bir söz
"Biz de gelelim mi? -Gelin ya."
5. sıfat Dilek ve geniş zaman kiplerinde yargıyı güçlendiren bir söz
"Bu, söylenecek söz mü? -Söylenir ya. Azıcık yardımcı olsa ya."
6. sıfat Bilinen, görülen, hatırlanıp anlatılan bir olay dolayısıyla da sorulan başka bir konu için kullanılan bir söz
"Sen geldin, ya Ahmet? Siz karnınızı doyurdunuz, ya ben ne yapayım?"
7. sıfat Bir düşüncede sıra ile yer alan ayrı cins ögelerden biri ötekilerden üstün görüldüğünde `hele, özellikle` anlamlarında kullanılan bir söz
"O çocuğun terbiyesine, zekâsına, çalışkanlığına diyecek yok, ya inceliği. Fırtına kırdı, döktü, yıktı, ya o ağaçlara verdiği zarar."
8. sıfat Cevap niteliğinde olan cümlenin sonuna getirildiğinde asıl yargının arkadan gelen cümle ile anlatılacağını belirten bir söz
"Fena oğlan değildir, değildir ya, yalnız bu sarhoşluğu var." - Memduh Şevket Esendal
9. sıfat Bazı çekimli zamanlardan sonra gelerek anlamı pekiştiren, kuvvetlendiren bir söz: Yediydin ya. Oturmuşum ya
ya (III)
10. sıfat, ünlem evet
"Seninle gelmemi ister misin? -Ya, ne kadar iyi olur."
11. sıfat Gereklik ve onay bildiren cümlelerde yargının onaylandığını bildiren bir söz
"Biz de gelelim mi? -Gelin ya."
12. sıfat Cevap niteliğinde olan cümlenin sonuna getirildiğinde asıl yargının arkadan gelen cümle ile anlatılacağını belirten bir söz
"Fena oğlan değildir, değildir ya, yalnız bu sarhoşluğu var." - Memduh Şevket Esendal
13. sıfat Bazı çekimli fiillerden sonra gelerek anlamı pekiştiren, kuvvetlendiren bir söz
"Yediydin ya. Oturmuşum ya. Bu, söylenecek söz mü? -Söylenir ya. Azıcık yardımcı olsa ya."
ya (IV)
Arapça
14. sıfat, ünlem “Ey, hey” anlamlarında bir seslenme sözü
"Yürü ya mübarek!"
ya (V)
Farsça
15. sıfat, bağlaç Bir düşüncenin karşıtı düşünülürken kullanılan bir söz
"Yetişirim diyorsun, ya yetişemezsen?"
16. sıfat Bilinen, görülen, hatırlanıp anlatılan bir olay dolayısıyla da sorulan başka bir konu için kullanılan bir söz
"Sen geldin, ya Ahmet? Siz karnınızı doyurdunuz, ya ben ne yapayım?"
17. sıfat Bir düşüncede sıra ile yer alan ayrı cins ögelerden biri ötekilerden üstün görüldüğünde “hele, özellikle” anlamlarında kullanılan bir söz
"O çocuğun terbiyesine, zekâsına, çalışkanlığına diyecek yok, ya inceliği. Fırtına kırdı, döktü, yıktı, ya o ağaçlara verdiği zarar."
Atasözleri, Deyimler ve Kalıp Sözler (6)
ya ya ya şa şa şaya Allahya Rabbi (veya Rab)ya nasipya sabırya sabır çekmek
Birleşik Kelimeler (7)
ya dayahutveyaya dayahutya ... ya...veya
Bir parça ya da, bir lokma yiyecek bulmacada nedir?

"Bir parça ya da, bir lokma yiyecek" bulmacalarda sıklıkla karşılaşabileceğiniz bir bulmaca sorusudur. Kayıtlarımızda cevap olarak kullanabilecek1 kayıt bulunmuştur. Yeni oluşturmaya başladığımız bulmaca arşivine göre "Bir parça ya da, bir lokma yiyecek" terimi 0 defa bulmacalarda cevap olarak kullanılmıştır. Bu rakamlar sadece belli bir tarihten geçerli olarak tutulmaya başlanmıştır.

Bulmacalarda da karşılaşabileceğiniz "Bir parça ya da, bir lokma yiyecek" sorusuna cevap olarak "DIKIM" yanıtları verilebilir.

Eğer aradığınız cevabı hala bulamadıysanız, yandaki alakalı soruları inceleyebilirsiniz.

IstatistikDeger
Cevap Sayısı1
Bulmacada Çıkma SıklığıBilinmiyor
Kelime Sayısı7
Harf Sayısı34
Bir parça ya da, bir lokma yiyecek | Bulmaca Sözlüğü