Anüsten Su Vermek Yoluyla Kalın Bağırsağın İçini Temizlemelavman

TENKİYE

Türkçe Sözlük Anlamları

şu (I)
1. sıfat, sıfat Bu kelimesine göre yerde, zamanda veya söz zincirinde biraz uzak olanı niteleyen söz
"Bu parayı da şu adrese gönderiver." - Ayla Kutlu
2. sıfat, zamir Biraz uzakta olan bir varlığı veya biraz önce anılan bir şeyi işaret yolu ile belirtmek için kullanılan söz; şurası
"Bunu istemem, şunu isterim."
Atasözleri, Deyimler ve Kalıp Sözler (8)
şu denlişu günlerde (veya sırada)şu kadarşu kadar kişuna bak!şundanşunun şurasışusu busu
Birleşik Kelimeler (11)
şu açıdanşu bakımdanşu biçimdeşu buşu hâldeşu şekildeşu takdirdeşu yöndenşu yüzdenşundan dolayışusuyla busuyla
suyu (I)
1. sıfat, isim Hidrojenle oksijenden oluşan, sıvı durumunda bulunan, renksiz, kokusuz, tatsız madde; ab
2. sıfat Bu sıvıdan oluşan kitle, deniz, akarsu
"Koltuğuna oturdu, Haliç'in bulanık sularına daldı." - Falih Rıfkı Atay
3. sıfat Meyve, sebze vb.nin sıkılmasıyla elde edilen sıvı
"Portakal suyu. Domates suyu."
4. sıfat Bazı kokulu yaprak veya çiçeklerin imbikten çekilmesiyle elde edilen kokulu sıvı
"Çiçek suyu. Gül suyu."
5. sıfat Yemeğin sıvı bölümü
"Belki de iki bardak turşu suyu içecek." - Sait Faik Abasıyanık
6. zarf, ağızlardan ... kez
"Meyveleri iki su yıka."
7. zarf Demir araçları ateşte kızdırdıktan sonra, suya daldırılarak sağlanılan sertlik
"Bu bıçağın suyunu iyi vermemişler."
suyu (II)
8. sıfat, isim sutaş
Atasözleri, Deyimler ve Kalıp Sözler (61)
su almaksu basmaksu dökmeksu dökünmeksu etmeksu gelmeksu gibisu gibi akmaksu gibi aziz ol!su gibi bilmek (veya okumak)su gibi ezberlemeksu gibi gitmeksu gibi olmaksu gibi terlemeksu görmemişsu götürür yeri olmamaksu iktiza etmeksu içindesu içinde kalmaksu kapmaksu katılmamışsu kaçırmaksu kesmeksu koyuvermeksu küçüğün, söz (veya sofra veya yemek) büyüğünsu sabun görmemeksu uyur, düşman uyumazsu vermeksu yapmaksu yürümeksu yüzü görmemişsu yüzüne (veya üstüne) çıkmaksu yüzüne çıkmaksu çekmeksuda pişmişsudan geçirmeksudan çıkmış balığa dönmeksular kararmaksular seller gibisuya düşmeksuya göstermeksuya götürüp susuz getirmeksuya sabuna dokunmamaksuya salmaksuyu baştan (veya başından) kesmeksuyu getiren de bir, testiyi kıran dasuyu görünce teyemmüm bozulursuyu kesilmiş değirmene dönmeksuyu mu çıktı?suyu nereden geliyor?suyu seli kalmamaksuyu çıkmaksuyu ısınmak (veya kaynamak)suyun akıntısına gitmeksuyun başısuyuna gitmeksuyuna tiritsuyunca gitmeksuyunu almaksuyunu çekmeksuyunun suyu
Birleşik Kelimeler (164)
su akrebisu altısu askılarısu aygırısu baldıranısu bardağısubasarsu basıncısu baskınısu bazlısu bidonusu bilgisisu bilimisu bitisu bitkilerisu bombasısu borususu boyasısu böceğisu bölümü çizgisisu böreğisu burçlarısu cenderesisu çıkrığısuçiçeğisu çulluğusu damarısu değirmenisu deposusu dolabısu düzeyisugötürmezsu hattısu ısıtıcısısuibriğisu iticisu kabağısu kabısu kamışısu karanfilisu kayağısu kaybısu kaydırağısu kelerisu kemerisu kesesisu kesimisu ketenisu kızağısu kirecisu korkususu kurbağasısu küresu mantarlarısumaymunusu mercimeğisu mermerisu muhallebisisu nanesisuokusuölçersu örümceğisu parkısuperisisu piresisu rezenesisu saatisu samurususarımsağısu sarnıcısu sayacısu seviyesisu sığırısu sineğisuşeridisu tabakasısu tankerisu tasısu taşkınısu tavuğusu tedavisisu terazisisu teresisu testisisu topusu tulumbasısu türbinisu ürünlerisu yatağısu yelvesisu yılanısuyolusu yolusu yoncasısu yosunusu yuvarısudan ucuzacı suağır suakarsuaksuatık subağlı subasınçlı subengi suiç sukaba sukarasukara suküllü suoksijenli suöz supis suserbest susert sutatlı sutazyikli suyumuşak suhavadan sudanaltın suyuarpa suyubesi suyubulaşık suyucam suyucan suyuçamaşır suyuçiçek suyudeniz suyudirim suyudomates suyudümen suyuelma suyuer suyuet suyugül suyuham besi suyuhavuç suyuıslatma suyuiçme suyuimamsuyukatran suyukaya suyukaynak suyukenar suyukibrit suyukireç suyukoruk suyukuyu suyulimon suyumaden suyumemba suyumeyve suyunane suyuportakal suyusaf susafra suyuşalgam suyutavuk suyuTerkos suyuturşu suyuyüzsuyuzemzem suyukara sularıyer altı suları
tenkiye (I)
Arapça tenḳiye
1. sıfat, isim Anüsten su vererek kalın bağırsağın içini temizleme
2. sıfat Bu iş için kullanılan araç
vermekir (I)
1. sıfat, -e Üzerinde, elinde veya yakınında olan bir şeyi birisine eriştirmek, iletmek; lütfetmek, lütfeylemek
"Okumadığım zaman tavukların bahçesindeyim, yemlerini ben veririm." - Ömer Seyfettin
"Okumadığım zaman tavukların bahçesindeyim, yemlerini ben veririm." - Ömer Seyfettin
2. sıfat Bırakmak veya bağışlamak
3. sıfat Ondan bilmek, atfetmek
"Bilgin'in bu çekingen tavırlarını kusurlu ve zayıf oluşuna verdi." - Falih Rıfkı Atay
4. sıfat Düşünce veya bilgi anlatan şeyleri başkalarına bildirmek
"Geçenlerde bir derginin, 'Eski ünlüler ne yapıyor?' adlı bir röportajına verdiği cevapları okudum." - Haldun Taner
5. sıfat Döndürmek, çevirmek, yöneltmek
"Arabanın burnunu en tenha kahvelerden birinin önünde rıhtıma verdiler." - Attilâ İlhan
6. sıfat Bir şeyi satmak
"Ucuz pahalı deme de ver gitsin; ver de kurtul."
7. sıfat Kızı, kadını biriyle evlendirmek
"Uzun Osman, Zeynep'le Süleyman'a, ikisini birbirine vereceğini söylediği zaman şaşmadılar." - Halide Edip Adıvar
8. sıfat yaymak (I)
"Ses vermek. Işık vermek."
9. sıfat Bitki ortaya çıkarmak
"Ağaç bu sene filiz verdi."
10. sıfat Herhangi bir şey ortaya çıkarmak, oluşturmak
"Kendisi de muhakkak artistlerden, güzel eser veren, güzel konuşan, hayalleri işlek adamlardan hoşlanıyor." - Refik Halit Karay
11. sıfat Bir hâli bir kimse veya yerde hâkim kılmak
"Korku vermek. Ateşe vermek. Ortalığı heyecana vermek."
12. sıfat Sahip olmasını sağlamak
13. sıfat kazandırmak
"Hareket vermek. Biçim vermek."
14. sıfat katmak
"Tat, çeşni vermek."
15. sıfat Bir şey ayırmak
"Zaman vermek."
16. sıfat Bir şey harcamak
"Emek vermek."
17. sıfat Bir yere dayamak
"Duvara sırtını verip çömeldi. Gözünü hamamcının geleceği yola çiviledi." - Abbas Sayar
18. sıfat doğurmak
"Kezban, ona yedi evlat vermişti."
19. sıfat Bilgi edinmesi için göndermek
"Kursa vermek. Okula vermek."
20. sıfat belirlemek
"Derse girmeden sinema için saat ver, dedi."
21. zarf, argo Cinsel yönden kendisini kullandırmak
22. sıfat, yardımcı fiil Kök veya gövdeleri sonuna -ı (-i, -u, -ü) zarf-fiil eki almış fiillere gelerek tezlik bildiren birleşik fiiller oluşturur
"alıvermek, dizivermek, yapıvermek, görüvermek."
23. sıfat Elindeki parayı kaptırmak; uçlanmak
Atasözleri, Deyimler ve Kalıp Sözler (3)
ver elini ...verip veriştirmekvermeyince (veya vermemiş) mabut, neylesin Sultan Mahmut
Birleşik Kelimeler (6)
verkaçelvermekısıverenişverenözverenyediveren
Anüsten Su Vermek Yoluyla Kalın Bağırsağın İçini Temizlemelavman bulmacada nedir?

"Anüsten Su Vermek Yoluyla Kalın Bağırsağın İçini Temizlemelavman" bulmacalarda sıklıkla karşılaşabileceğiniz bir bulmaca sorusudur. Kayıtlarımızda cevap olarak kullanabilecek1 kayıt bulunmuştur. Yeni oluşturmaya başladığımız bulmaca arşivine göre "Anüsten Su Vermek Yoluyla Kalın Bağırsağın İçini Temizlemelavman" terimi 0 defa bulmacalarda cevap olarak kullanılmıştır. Bu rakamlar sadece belli bir tarihten geçerli olarak tutulmaya başlanmıştır.

Bulmacalarda da karşılaşabileceğiniz "Anüsten Su Vermek Yoluyla Kalın Bağırsağın İçini Temizlemelavman" sorusuna cevap olarak "TENKİYE" yanıtları verilebilir.

Eğer aradığınız cevabı hala bulamadıysanız, yandaki alakalı soruları inceleyebilirsiniz.

IstatistikDeger
Cevap Sayısı1
Bulmacada Çıkma SıklığıBilinmiyor
Kelime Sayısı8
Harf Sayısı64
Anüsten Su Vermek Yoluyla Kalın Bağırsağın İçini Temizlemelavman | Bulmaca Sözlüğü